Uluslararası hukukta devletlerin cezai yargı yetkisini (criminal jurisdiction) tesis ederken başvurduğu ilkelerden biri; suç nerede işlenirse işlensin ve fail kim olursa olsun, suçun mağdurunun (victim) o devletin vatandaşı olmasına dayanır.
Buna göre; yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde düzenlenen bir madencilik zirvesine katılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir girişimcinin, yerel bir grup tarafından yalnızca uyruğu nedeniyle hedef alınarak darp edilmesi ve tüm teknik ekipmanına el konulması olayında, Türkiye'nin bu suçun faillerini yargılama yetkisine sahip olduğunu ileri sürmesi aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklanabilir?
- Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)Cevap
- BAktif Kişisel Yetki (Aktif Şahsilik İlkesi)
- CMülkilik (Ülkesellik) İlkesi
- DKoruma (Güvenlik) İlkesi
- EEvrensellik İlkesi
Cevap
Türkiye'nin yargı yetkisi talebinin temel dayanağı Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi) olarak tanımlanan hukuki prensiptir.
Doğru cevap olan Pasif Şahsilik İlkesi, uluslararası hukukta bir devletin kendi vatandaşına karşı yabancı bir ülkede işlenen suçlarda yargı yetkisine sahip olmasını ifade eder. Senaryoda mağdurun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve suçun yurt dışında (Güney Afrika) işlenmiş olması, bu ilkenin tipik bir uygulama örneğidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Pasif Şahsilik İlkesi, bir devletin kendi vatandaşına karşı yurt dışında işlenen suçlarda, mağdurun uyruğuna dayanarak yargı yetkisi tesis etmesidir.
İpuçları
1
Suçun işlendiği yere değil, suçtan zarar gören kişinin kimliğine odaklanın.
2
Uluslararası hukukta 'pasif' nitelemesi, devletin faille değil mağdurla olan vatandaşlık bağını temsil eder.
Daha Fazla Pratik
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) . maddesinde düzenlenen 'Vatandaşın Mağduriyeti' başlığını inceleyerek bu ilkenin Türk hukukundaki yansımasını görebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s