1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri uyarınca, meslekten bir konsolosluk memurunun kabul eden devletin adli veya idari makamları önünde tanıklık yapma yükümlülüğü ve muafiyetleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Resmi görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili hususlarda tanıklık yapmaya veya resmi yazışma ve belgeleri ibraz etmeye zorlanamazlar.Cevap
- BDiplomatik ajanlar gibi, kabul eden devletin ülkesinde gerçekleşen tüm olaylar bakımından tanıklık yapma yükümlülüğünden mutlak olarak muaftırlar.
- CŞahsi meselelerine ilişkin bir davada tanıklık yapmayı reddetmeleri durumunda, kendilerine hapis cezası veya diğer adli zorlayıcı tedbirler uygulanabilir.
- DSadece gönderen devletin açık rızası ve yazılı izni bulunması şartıyla kabul eden devlet makamları önünde tanıklık yapabilirler.
- EKabul eden devletin mahkemeleri önünde sadece hukuk davalarında tanıklık yapmakla yükümlü olup ceza davalarında mutlak bağışıklığa sahiptirler.
Cevap
Konsolosluk memurları, resmi görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili hususlarda tanıklık yapmaya veya buna ilişkin resmi yazışma ve belgeleri ibraz etmeye zorlanamazlar.
1963 Viyana Sözleşmesi'nin 44. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, konsolosluk memurları resmi görevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili konularda tanıklık yapmak veya resmi yazışma/belgeleri sunmakla yükümlü değildirler. Bu, konsolosluk ilişkilerinin dokunulmazlığı ve görevlerin bağımsızlığı ilkesinin bir sonucudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İşlevsel Bağışıklık (Functional Immunity)
İpuçları
1
Konsolosluk memurları ile diplomatik ajanlar arasındaki 'işlevsel bağışıklık' farkını hatırlayın.
2
Viyana Sözleşmesi'ne göre konsolosluk memurları tanıklığa çağrılabilir ancak bazı özel durumlarda cevap vermek zorunda değildirler.
3
Muafiyetin kapsamı sadece şahsi işleri değil, resmi görevleri ve arşivleri korumayı amaçlar.
Daha Fazla Pratik
Konsolosluk memurlarının ağır suçlar söz konusu olduğunda tutuklanma şartlarını (Madde 41) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s