Soru

Zorluk: ZorDevletin Yargı Bağışıklığı Teorileri (Mutlak ve Sınırlı)

A Devleti Milli Eğitim Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik bir teknoloji firmasından, ülke genelindeki tüm devlet okullarında kullanılacak bir 'e-öğrenme platformu' tasarımı ve teknik desteği için bir hizmet sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla ilgili şirket, B Devleti yerel mahkemelerinde A Devleti aleyhine alacak davası açmıştır. Günümüz uluslararası hukukunda genel kabul gören 'sınırlı yargı bağışıklığı' teorisi ve 2004 tarihli Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin BM Sözleşmesi'ndeki yaklaşım dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkta bağışıklık rejimiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. İşlemin amacının eğitim gibi kamusal bir hizmete yönelik olması bağışıklık tanınması için yeterli değildir; işlemin bir özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıması nedeniyle A Devleti yargı bağışıklığından yararlanamaz.Cevap
  2. B
    İşlemin nihai hedefi devletin asli egemenlik görevlerinden olan kamu eğitimini yürütmek olduğu için bu bir 'egemenlik tasarrufu' (acta jure imperii) kabul edilir ve mutlak surette bağışıklık tanınır.
  3. C
    Devletlerin egemen eşitliği ilkesi gereğince, bir devletin rızası olmadan yabancı bir devlet mahkemesinde yargılanması uluslararası hukukun temel ilkelerine aykırıdır; bu nedenle işlemin niteliğine bakılmaksızın bağışıklık esastır.
  4. D
    Uyuşmazlığın konusu bir kamu kurumunun faaliyeti olduğundan mahkeme yargılama yapabilir ancak davanın sonunda A Devleti'nin kamu malı niteliğindeki varlıkları üzerinde icra takibi yapılamayacağı için dava reddedilmelidir.
  5. E
    Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, devletlerin ticari nitelikli işlemleri sadece kâr amacıyla yapıldığında bağışıklık kalkar; bu olayda kâr amacı gütmeyen bir eğitim hizmeti söz konusu olduğundan bağışıklık devam eder.

Cevap

İşlemin amacının kamusal olması bağışıklık için yeterli değildir; işlemin bir özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıması nedeniyle yargı bağışıklığı tanınmaz.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, bir devletin yabancı bir devlet mahkemesindeki yargı bağışıklığı, işlemin 'amacına' (purpose) göre değil, 'hukuki niteliğine' (nature) göre belirlenir. Eğer yapılan işlem (hizmet alım sözleşmesi), bir özel kişinin de taraf olabileceği bir özel hukuk tasarrufu ise bu 'acta jure gestionis' olarak nitelendirilir ve devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz. Eğitim hizmetinin kamusal olması işlemin amacına ilişkindir ve işlemin özel hukuk sözleşmesi olma niteliğini ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığa konu olan işlemin türünü belirlemek
Hizmet alımı ve yazılım tasarımı sözleşmesi (Özel hukuk sözleşmesi)
Yargı bağışıklığının kapsamını belirlemek için işlemin egemenlik tasarrufu mu yoksa ticari tasarruf mu olduğu tespit edilmelidir.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisini uygulamak
İşlemin niteliği (hizmet sözleşmesi) esas alınır, amacı (kamu eğitimi) ikincil plandadır.
Modern uluslararası hukuk, devletlerin özel kişilerin de yapabileceği işlemler (jure gestionis) için yargılanabileceğini kabul eder.
3
Yargı yetkisi sonucuna varmak
B Devleti mahkemeleri uyuşmazlığı görmeye yetkilidir, A Devleti bağışıklık iddia edemez.
Ticari nitelikli bir sözleşme, devletin egemenlik gücünü kullanmadığı bir alan kabul edilir.

Anahtar Kavram

İşlemin Niteliği (Nature of the Act) vs. İşlemin Amacı (Purpose of the Act) Kriteri

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı bağışıklığından feragat etmesinin usulleri ve icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla