A Devleti Kültür ve Turizm Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik özel bir medya ajansı ile A Devleti'nin kış turizmi potansiyelini uluslararası alanda tanıtmak amacıyla beş yıl süreli bir reklam ve dijital pazarlama sözleşmesi imzalamıştır. A Devleti'nin sözleşme bedelini ödememesi üzerine ilgili medya ajansı, B Devleti mahkemelerinde tazminat davası açmıştır. A Devleti mahkemede, sözleşmenin bir devlet organı tarafından ve doğrudan kamu yararı (ülke tanıtımı) gözetilerek yapıldığını, dolayısıyla egemenlik tasarrufu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur. Modern uluslararası hukukta uygulanan "sınırlı yargı bağışıklığı teorisi" ( ) uyarınca, bu uyuşmazlığın çözümüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Aİşlemin nihai amacı devletin tanıtımı ve kamu yararı olduğundan, bu işlem bir egemenlik tasarrufu ( ) olarak kabul edilmeli ve A Devleti yargı bağışıklığından yararlandırılmalıdır.
- BDevletlerin egemen eşitliği ve "eşitlerin birbirleri üzerinde yargı yetkisi olamaz" ( ) ilkesi gereği, işlemin türüne bakılmaksızın yabancı bir devlet başka bir devletin mahkemesinde yargılanamaz.
- Mahkeme, işlemin amacına değil niteliğine bakmalı; reklam sözleşmesinin özel hukuk kişileri arasında da yapılabilecek ticari bir işlem ( ) olduğunu saptayarak A Devleti'nin yargı bağışıklığı itirazını reddetmelidir.Cevap
- DSözleşme yabancı bir devletle imzalandığı için yargı yetkisinin tesisi, ancak A Devleti'nin bu bağışıklıktan açıkça ve yazılı olarak feragat etmesi durumunda mümkündür.
- EYargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı bölünmez bir bütün olduğundan, A Devleti'nin B Devleti'ndeki kamu dışı mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmadığı sürece mahkeme davayı göreme.