Soru

Zorluk: OrtaDevletin Yargı Bağışıklığı Teorileri (Mutlak ve Sınırlı)

A Devleti Adalet Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik özel bir mobilya firması ile bakanlık binasında kullanılmak üzere standart ofis mobilyalarının alımı için bir sözleşme imzalamıştır. Teslimat sonrası çıkan uyuşmazlık nedeniyle firma, B Devleti mahkemelerinde tazminat davası açmıştır. A Devleti, işlemin bir kamu hizmeti (adalet yönetimi) için yapıldığını belirterek yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur.

Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisi uyarınca, B Devleti mahkemesinin bu uyuşmazlıkta yargı yetkisine sahip olup olmadığını belirlerken izlemesi gereken temel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    İşlemin kamu hizmeti amacına (adalet hizmeti) odaklanarak devletin mutlak surette bağışıklığa sahip olduğuna karar verilmesi
  2. B
    İşlemin bir bakanlık tarafından yapılmış olması nedeniyle diplomatik dokunulmazlık kurallarının uygulanması
  3. İşlemin nihai amacına değil, hukuki niteliğine bakılarak bir özel hukuk işlemi (jure gestionis) olup olmadığının saptanmasıCevap
  4. D
    Yabancı devletin açık rızası veya feragati olmadığı sürece işlemin içeriğine bakılmaksızın davanın reddedilmesi
  5. E
    İşlemin sadece devletin temel menfaatlerini etkileyip etkilemediğine bakılarak koruma yetkisi çerçevesinde karar verilmesi

Cevap

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi çerçevesinde mahkeme, işlemin nihai amacına (kamu hizmeti) değil, hukuki niteliğine bakmalı ve işlemin bir özel hukuk kişisinin de yapabileceği bir ticari işlem (jure gestionis) olup olmadığını belirlemelidir.
Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisi, devletin işlemlerini 'jure imperii' (egemenlik işlemleri) ve 'jure gestionis' (özel hukuk işlemleri) olarak ikiye ayırır. Bir devletin, mobilya alımı gibi herhangi bir özel kişinin de taraf olabileceği ticari nitelikteki işlemlerinden dolayı yabancı bir devlet mahkemesinde yargılanabileceği kabul edilir. Bu ayrımda işlemin nihai amacı (örneğin adalet hizmetinde kullanılması) değil, işlemin bizzat kendisinin hukuki niteliği (bir satış sözleşmesi olması) esas alınır. Dolayısıyla, işlemin niteliğine bakılarak jure gestionis olup olmadığının saptanması, sınırlı bağışıklık teorisinin temel uygulama yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık konusu işlemin türünü belirlemek.
İşlem, standart ofis mobilyalarının alımına ilişkin bir sözleşmedir.
Yargı bağışıklığının kapsamını belirlemek için işlemin türü esastır.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisindeki 'nitelik' (nature) ve 'amaç' (purpose) testlerini uygulamak.
İşlemin amacı kamu hizmeti (adalet) olsa da, niteliği ticari bir alım-satım sözleşmesidir.
Modern uluslararası hukukta işlemin niteliği, amacından daha belirleyicidir.
3
Jure gestionis ve jure imperii ayrımını yapmak.
Mobilya alımı, herhangi bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek bir işlem olduğu için 'jure gestionis' (özel hukuk işlemi) kapsamındadır.
Egemenlik yetkisinin kullanılmadığı özel hukuk işlemlerinde sınırlı bağışıklık teorisi uyarınca devletin yargı bağışıklığı bulunmaz.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Jure Imperii vs. Jure Gestionis Ayrımı)

İpuçları

1
Modern uluslararası hukukta devletlerin her işlemi bağışıklık kapsamında değildir; işlemin bir 'ticari işlem' mi yoksa 'egemenlik yetkisi' mi olduğuna bakılır.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde 'amaç' (purpose) ve 'nitelik' (nature) çatıştığında, genellikle nitelik testi uygulanır.
3
Mobilya alımı sözleşmesi, bir devletin egemen gücünü kullanmadan da (bir birey gibi) yapabileceği bir işlemdir. Bu tür işlemlere 'jure gestionis' denir.

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve sınırlı bağışıklığın icra aşamasındaki durumunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla