Uluslararası hukukta devletin 'troyka' (Üçlü) olarak adlandırılan en üst düzey temsilcilerinin yargı bağışıklıkları, ulusal ve uluslararası yargı yetkisi arasındaki hassas dengeyi yansıtmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı'nın tarihli 'Tutuklama Emri' (Yerodia) davasındaki içtihadı ve mevcut uluslararası teamül hukuku kuralları dikkate alındığında; görevdeki bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devletin ulusal mahkemeleri karşısındaki hukuki statüsü ve bağışıklığının niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AUluslararası hukukun emredici kuralları (jus cogens) olan insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda, devlet görevlilerinin kişisel bağışıklıkları kendiliğinden düşer ve yabancı ulusal mahkemeler evrensel yetki uyarınca yargılama yapabilir.
- BDışişleri Bakanları, troyka üyesi olmalarına rağmen yalnızca resmi görevlerinin ifası sırasında gerçekleştirdikleri fiiller için işlevsel bağışıklıktan (ratione materiae) yararlanabilirler; özel kapasiteyle gerçekleştirilen fiiller yargı dokunulmazlığı kapsamında değildir.
- Görevdeki bir Dışişleri Bakanı, işlediği iddia edilen suçun niteliğine bakılmaksızın yabancı devletlerin ulusal mahkemeleri önünde tam bir kişisel bağışıklıktan yararlanır; ancak bu durum bir cezasızlık (impunity) teşkil etmeyip yalnızca usuli bir yargı engeli niteliğindedir.Cevap
- DKişisel bağışıklık (ratione personae), bir devlet görevlisinin görev süresi sona erdikten sonra da görevdeyken gerçekleştirdiği tüm özel ve resmi fiilleri kapsayacak şekilde süresiz olarak devam eden mutlak bir haktır.
- EYabancı bir devletin mahkemesi, diplomatik bağışıklıktan feragat edilmemiş olsa dahi, eğer suçun mağduru kendi vatandaşı ise pasif şahsilik ilkesi gereği troyka üyesinin bağışıklığını tek taraflı olarak kaldırabilir.
Cevap
Görevdeki bir Dışişleri Bakanı, suçun niteliğine bakılmaksızın yabancı ulusal mahkemeler önünde mutlak kişisel bağışıklıktan yararlanır; bu durum cezasızlık değil, yalnızca usuli bir yargı engelidir.
Uluslararası Adalet Divanı'nın Yerodia kararında vurguladığı üzere, troyka üyeleri görevleri devam ederken yabancı devletlerin cezai yargı yetkisinden tam bir muafiyete sahiptir. Bu koruma, kişinin özel veya resmi kapasiteyle işlediği tüm fiilleri kapsar. Ancak bağışıklık, kişinin işlediği suçtan sorumlu olmadığını ifade eden bir 'cezasızlık' durumu değildir; yalnızca yargılamanın o an yapılamayacağına dair 'usuli' bir engeldir. Kişi görevden ayrıldıktan sonra veya devleti bağışıklıktan feragat ettiğinde yargılanabilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Bağışıklık (Immunity) ve Cezasızlık (Impunity) Ayrımı