Soru

Zorluk: Çok zorCumhuriyetçi Liberalizm ve Demokratik Barış Teorisi

Uluslararası ilişkiler disiplininde bir grup araştırmacı, geçmiş yüzyıllara ait çatışma verilerini inceleyerek şu ampirik bulguya ulaşmıştır:

*'Temsili hükümetlere, anayasal güvencelere ve serbest piyasa ekonomisine sahip devletler, kendi aralarındaki krizlerde silahlı çatışmaya başvurmamakta ve sorunları hukuki uzlaşı yollarıyla çözmektedir. Ancak aynı devletler, bu nitelikleri taşımayan otoriter rejimlerle yaşadıkları uyuşmazlıklarda güç kullanma konusunda diğer devletlerden daha az istekli veya daha barışçıl değildir.'*

Bu bulgu, Immanuel Kant'ın *Ebedi Barış* tasarısındaki kurucu ilkeler ve Michael Doyle'un kavramsallaştırması ekseninde Cumhuriyetçi Liberalizm açısından değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılması en uygundur?

  1. Bu durum, teorinin 'monadik' (tekil) değil 'diyadik' (ikili) boyutunun doğrulandığını gösterir ve Kant'ın cumhuriyetler arası bir "barışçıl federasyon" (pacific union) öngörüsüyle örtüşmektedir.Cevap
  2. B
    Temsili demokrasilerin otoriter rejimlerle savaşabilmesi, demokratik devletlerin doğası gereği her koşulda barışçıl olduğu yönündeki temel argümanı çürüttüğünden teorinin bütünüyle geçersizliğini kanıtlamaktadır.
  3. C
    Devletler arası bu uzlaşmacı tutum, iç siyasal rejim türlerinden ziyade, uluslararası kurumların yarattığı karşılıklı bağımlılık ve mutlak kazanç hesaplarıyla açıklanmalıdır.
  4. D
    Araştırma bulguları, iç siyasi yapıların uluslararası politikada belirleyici olmadığını ve anarşik sistemin dayattığı güç dengesi zorunluluklarının her rejim için geçerli olduğunu teyit etmektedir.
  5. E
    Demokrasilerin otoriter rejimlere karşı güç kullanması, Kant'ın 'evrensel misafirperverlik' olarak tanımladığı kozmopolit hukukun ihlali anlamına geldiğinden, ebedi barışın ancak tek bir dünya devleti ile mümkün olacağını gösterir.

Cevap

Doğru yanıt, Cumhuriyetçi Liberalizm'in 'diyadik' (ikili) barış varsayımını ve Kant'ın 'barışçıl federasyon' (pacific union) öngörüsünü yansıtan ifadedir.
Doğru yanıt, Demokratik Barış Teorisi'nin temelini oluşturan en önemli ayrımı yansıtmaktadır. Michael Doyle'un çalışmaları, demokrasilerin genel olarak (herkese karşı) barışçıl olduğu varsayımını (monadik barış) reddederken; Kant'ın 'Ebedi Barış' eserindeki ikinci kesin madde olan cumhuriyetler arası bir 'barışçıl federasyon' kurulacağı tezine dayanarak, demokrasilerin 'birbirleriyle' savaşmadığı gerçeğini (diyadik barış) ampirik olarak doğrulamıştır. Sorudaki metin tam olarak bu durumu betimlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma metnindeki ampirik durumu analiz etme.
Demokrasilerin birbirlerine karşı barışçıl davranırken, otoriter rejimlere karşı savaşabildiği tespiti yapılmıştır.
Teorinin hangi iddialarının doğrulandığını (monadik mi, diyadik mi) belirlemek için ampirik bulgunun sınırlarını anlamak gerekir.
2
Ampirik bulguyu Demokratik Barış Teorisi kavramlarıyla eşleştirme.
Bu durumun demokrasilerin tekil/özcü barışçıllığını (monadik) değil, yalnızca ikili ilişkilerindeki (diyadik) barışçıllığını desteklediği sonucuna varılır.
Teorinin geçerliliği, monadik ve diyadik argümanların doğru ayırt edilmesine bağlıdır.
3
Bulguyu Kant'ın ve Doyle'un kavramsal mimarisiyle sentezleme.
Doyle'un bulgularının Kant'ın cumhuriyetçi devletlerin kendi aralarında kuracağı 'barışçıl federasyon' (pacific union) teziyle birebir örtüştüğü doğrulanır.
Soruda özel olarak Kant'ın kurucu ilkeleri ve Doyle'un kavramsallaştırması istendiği için teorik kökler ile bağlantı kurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Demokratik Barış Teorisi (Diyadik ve Monadik Barış Ayrımı)
Bu soruyu puanla