Soru

Zorluk: Çok zorBağışıklıktan Feragat ve Yargılanma Usulü

Kabul eden devletin yargı yetkisinden yararlanan bir diplomatik ajanın, bizzat bir hukuk davası açması (ikame etmesi) ve bu davanın sonucunda ortaya çıkan hukuki süreçlerle ilgili 1961 Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi uyarınca bağışıklıktan feragat usulü hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Davanın diplomatik ajan tarafından açılması, sadece asıl taleple doğrudan ilgili karşı davalar (rekonvansiyon) bakımından yargı bağışıklığından feragat edildiği anlamına gelir; ancak bu durum hükmün icrasına yönelik işlemlerden ferageti kapsamaz.Cevap
  2. B
    Diplomatik ajanın bir hukuk davası açması, davanın tüm aşamaları (karşı davalar ve icra dahil) için zımni bir feragat teşkil ettiğinden, ilamın icrası aşamasında gönderen devletten ayrıca bir rıza alınmasına gerek yoktur.
  3. C
    Yargı bağışıklığından feragat yetkisi diplomatik ajanın şahsına ait bir imtiyaz olduğundan, ajanın bizzat dava açması veya duruşmada sözlü beyanda bulunması, icra aşaması da dahil olmak üzere her türlü usuli işlem için yeterli kabul edilir.
  4. D
    Karşı davanın asıl taleple doğrudan ilgili olması durumunda dahi, diplomatik ajanın kabul eden devlet mahkemesinde yargılanabilmesi için gönderen devletin her aşamada yazılı ve açık (sarih) bir feragat beyanı sunması zorunludur.
  5. E
    Hukuk ve idare davalarında yargı bağışıklığından feragat edilmesi, davanın sonucunda verilecek tazminat hükmünün tahsili amacıyla ajanın diplomatik dokunulmazlığa sahip taşınır mallarına el konulmasını da hukuken mümkün kılar.

Cevap

Davanın bizzat diplomatik ajan tarafından açılması, asıl taleple doğrudan bağlantılı olan karşı davalar için yargı bağışıklığından zımnen feragat edildiği sonucunu doğurur; ancak bu durum davanın sonunda verilen hükmün icrası için geçerli değildir ve icra işlemleri için gönderen devletin mutlaka ayrı ve açık (sarih) bir feragat beyanında bulunması gerekir.
Doğru olan yaklaşım, diplomatik ajanın kendi açtığı bir davada ona karşı açılan ve asıl konuyla bağlantılı olan karşı davalarda (rekonvansiyon) bağışıklıktan yararlanamayacağını kabul etmektir; fakat davanın sonuçlanmasıyla ortaya çıkan hükmün (ilamın) icraya konulabilmesi için gönderen devletin icra bağışıklığından ayrıca ve açıkça feragat etmesi gerektiğini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Feragat yetkisinin kime ait olduğunun belirlenmesi.
Bağışıklıktan feragat yetkisi, 1961 Viyana Sözleşmesi Madde 32/1 uyarınca gönderen devlete aittir.
Diplomatik bağışıklıklar şahsi imtiyaz değil, devletin egemenliğini temsil eden işlevsel haklardır.
2
Dava açma eyleminin karşı davalar (rekonvansiyon) üzerindeki etkisinin analizi.
Sözleşmenin 32/3 maddesine göre, bir diplomat dava açarsa, asıl taleple doğrudan ilgili karşı davalar için bağışıklık ileri süremez.
Dava açan tarafın, davanın doğal bir parçası olan karşı taleplere karşı bağışıklık zırhını kullanması dürüstlük kuralına aykırı görülür.
3
Yargı (yargılama) ve icra (hükmün yerine getirilmesi) bağışıklığı arasındaki ayrımın yapılması.
Sözleşmenin 32/4 maddesi, yargı bağışıklığından feragatin (zımni veya açık), icra bağışıklığından feragati kapsamadığını açıkça belirtir.
Bir devletin yargılanmaya rıza göstermesi, egemenlik haklarına daha ağır bir müdahale olan zorla icra (haciz, el koyma) işlemlerine rıza gösterdiği anlamına gelmez.

Anahtar Kavram

Yargı Bağışıklığı ve İcra Bağışıklığı Ayrımı (Art 32 VCDR)

İpuçları

1
Diplomatik ajanın dava açtığı durumda, davanın içindeki 'karşı talepler' ile davanın 'icrası' arasındaki hukuki farka odaklanın.
2
Viyana Sözleşmesi uyarınca, davanın icrası için yargılamadan bağımsız, yeni ve açık bir rıza beyanı gerektiğini hatırlayın.
3
Ajanın dava açması bir feragat türüdür ancak bu feragat sadece yargılamadaki karşı davaları kapsar; icra için gönderen devletin (ajanın değil) ayrıca açık onayı şarttır.

Daha Fazla Pratik

Konsolosluk memurlarının görevsel bağışıklığının feragat usulü ile diplomatik ajanlarınki arasındaki farkları karşılaştırın.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla