Soru

Zorluk: OrtaDevletin Yargı Bağışıklığı Teorileri (Mutlak ve Sınırlı)

A Devleti’nin Varlık Fonu tarafından B Devleti’ndeki bir gayrimenkul yatırım projesi için kurulan "A-Yatırım" anonim şirketi, B Devleti’ndeki bir inşaat firmasıyla yaptığı sözleşmeden doğan borçlarını ödemediği gerekçesiyle B Devleti mahkemelerinde dava edilmiştir. A Devleti, bu fonun gelirlerinin ülkedeki eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerinin finansmanında kullanıldığını ileri sürerek işlemin bir "egemenlik tasarrufu" niteliğinde olduğunu ve yargı bağışıklığına sahip olduklarını iddia etmiştir.

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin modern uygulamaları çerçevesinde, bu olaydaki bağışıklık iddiasının hukuki değerlendirmesi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. İşlemin niteliği özel bir kişinin de yapabileceği bir ticari sözleşme olduğu için, gelirin kamu hizmetinde kullanılacak olması (amaç) bağışıklık tanınması için yeterli bir hukuki gerekçe oluşturmaz.Cevap
  2. B
    Devletin malvarlığı ve bütçe gelirleri üzerindeki tüm tasarruflar mutlak yargı bağışıklığı kapsamında değerlendirildiği için B Devleti mahkemeleri davayı reddetmelidir.
  3. C
    Eğitim ve sağlık gibi hayati kamu yararına yönelik amaçlar, işlemin niteliğini otomatik olarak "jure imperii" (egemenlik tasarrufu) haline getirdiğinden A Devleti yargı bağışıklığından yararlanmalıdır.
  4. D
    Devletin bizzat kurduğu bir anonim şirket üzerinden yürüttüğü faaliyetler, sadece söz konusu şirketin iflası veya tasfiyesi durumunda yargı bağışıklığından mahrum kalır.
  5. E
    Yargı bağışıklığı sadece büyükelçilik ve konsolosluk binaları gibi diplomatik misyon taşınmazları için geçerli olduğundan, gayrimenkul yatırımları hiçbir durumda devlet bağışıklığı kapsamında değerlendirilemez.

Cevap

İşlemin niteliği ticari bir sözleşme olduğu için amacın kamu hizmeti olması bağışıklık sağlamaz.
Modern uluslararası hukukta kabul gören sınırlı (restriktif) yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, devletlerin yargı bağışıklığı sadece 'acta jure imperii' (egemenlik tasarrufları) ile sınırlıdır. 'Acta jure gestionis' (özel hukuk tasarrufları) niteliğindeki ticari faaliyetlerde devletler bağışıklık zırhından yararlanamazlar. Bir inşaat sözleşmesi veya gayrimenkul yatırımı, niteliği gereği özel bir hukuk kişisinin de taraf olabileceği bir işlemdir. Bu işlemin gelirinin kamu hizmetlerinde kullanılacak olması işlemin ticari niteliğini değiştirmez; dolayısıyla nitelik testi uyarınca bağışıklık iddiası geçersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık Konusu İşlemin Analizi
Dava konusu işlem, bir gayrimenkul yatırım projesi kapsamında yapılan inşaat sözleşmesidir.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin uygulanabilmesi için işlemin türü belirlenmelidir.
2
Nitelik ve Amaç Ayrımı (Nature vs. Purpose)
İşlemin niteliği özel hukuk karakterli bir ticari sözleşmedir (acta jure gestionis); işlemin amacı ise kamu hizmeti finansmanıdır.
Devlet savunması amacın (eğitim/sağlık) nitelikten (ticari sözleşme) üstün olduğunu iddia etmektedir.
3
Modern Hukuk Kuralının Uygulanması
Günümüz uluslararası hukukunda işlemin niteliği (nature of the act) temel kriterdir. Özel bir kişinin de girebileceği hukuki ilişkilere giren devlet, yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Amacın (purpose) esas alınması, devletlerin her ticari işlemi bir egemenlik gerekçesine bağlayarak bağışıklık kazanmasına yol açacağı için reddedilmektedir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve Nitelik Testi

İpuçları

1
Devletin işleminin 'ne için' yapıldığından ziyade 'ne olduğuna' odaklanın.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde 'jure imperii' ve 'jure gestionis' ayrımını hatırlayın.
3
Bir inşaat sözleşmesi özel bir kişi tarafından da imzalanabilir mi? Eğer cevabınız evetse, bu bir özel hukuk tasarrufudur.

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve banka hesaplarının statüsünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla