A Devleti’ne bağlı bir kamu iktisadi teşebbüsü olan "Devlet Tarım İşletmesi", B Devleti’nde yerleşik özel bir tohum ıslah firmasıyla, çiftçilere dağıtılmak üzere yüksek verimli tohum tedariki ve teknik destek hizmetini içeren ticari bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkan bir uyuşmazlık nedeniyle firma tarafından B Devleti mahkemelerinde tazminat davası açılmıştır. A Devleti mahkemede, bu faaliyetin ülkedeki tarımsal kalkınmayı desteklemek ve gıda güvenliğini sağlamak gibi "kamusal bir amaç" taşıdığını, bu nedenle egemenlik tasarrufu kapsamında yargı bağışıklığına sahip olduğunu savunmuştur.
Sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisinin modern uluslararası hukuktaki uygulama esasları göz önüne alındığında, mahkemenin bu uyuşmazlıktaki tutumu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?
- Bağışıklık iddiası reddedilmelidir; zira işlemin niteliği itibarıyla (jure gestionis) özel bir hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek ticari bir nitelik taşıması, işlemin amacından bağımsız olarak bağışıklığın tanınmaması için yeterlidir.Cevap
- BBağışıklık iddiası kabul edilmelidir; çünkü işlemin nihai amacı olan gıda güvenliğinin sağlanması, devlete ait asli bir kamu hizmeti (jure imperii) niteliği taşıdığı için yargı bağışıklığı kapsamında değerlendirilir.
- CBağışıklık iddiası kabul edilmelidir; zira devletlerin egemen eşitliği ilkesi ve 'par in parem non habet imperium' kuralı gereği, bir devletin hiçbir işlemi yabancı bir devlet mahkemesinde yargı konusu yapılamaz.
- DBağışıklık iddiası reddedilmelidir; ancak bu durum sadece sözleşme konusu tohumların diplomatik binalarda veya elçilik depolarında saklanmıyor olması şartına bağlı olarak geçerlilik kazanır.
- EBağışıklık iddiası kabul edilmelidir; ancak A Devleti uyuşmazlığın çözümü için B Devleti mahkemelerinin yetkisini açıkça ve yazılı olarak kabul (feragat) ederse yargılama yolu açılabilir.