Diplomasi ve Konsolosluk Hukuku

385 soru

Soru 381Soru

1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin 9. maddesi uyarınca, kabul eden devletin bir diplomatik misyon üyesini "istenmeyen kişi" (personapersona nonnon gratagrata) ilan etmesine rağmen, gönderen devletin makul bir süre içinde bu kişiyi geri çağırmayı reddetmesi veya görevine son vermemesi durumunda kabul eden devletin başvurabileceği nihai hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlgili kişiyi misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddetmek

Cevap

İlgili kişiyi misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddetmek
1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 9. maddesinin 2. fıkrasına göre; gönderen devlet, bir diplomatik ajanın istenmeyen kişi ilan edilmesi üzerine bu kişiyi geri çağırmaz veya görevine son vermezse, kabul eden devlet söz konusu kişiyi misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddedebilir. Bu durum, kişinin diplomatik statüsünün ve buna bağlı ayrıcalıklarının o devlet nezdinde sona ermesi anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Viyana Sözleşmesi'nin 9. maddesinin kapsamını analiz etmek
Kabul eden devletin herhangi bir zamanda ve gerekçe göstermek zorunda olmaksızın bir diplomatı istenmeyen kişi ilan edebileceği belirlenir.
Hukuki sürecin başlangıç noktasını anlamak için gereklidir.
2
Gönderen devletin PNG bildirimi sonrası yükümlülüğünü incelemek
Gönderen devletin ilgili kişiyi geri çağırması veya görevine son vermesi gerektiği görülür.
Sözleşmenin gönderen devlete yüklediği ödevi belirlemek için gereklidir.
3
Yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumundaki yaptırımı belirlemek
Sözleşmenin 9/2 maddesi uyarınca kabul eden devletin ilgili kişiyi misyon üyesi olarak tanımayı reddedebileceği sonucuna varılır.
Soru kökündeki spesifik senaryonun hukuki sonucuna ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Persona Non Grata İlanının Hukuki Sonuçları

Daha Fazla Pratik

Kabul eden devletin PNG ilanı için gerekçe gösterme zorunluluğu bulunup bulunmadığını ve bu ilanın ajanın ülkeye varışından önce yapılıp yapılamayacağını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 382Soru

Uluslararası hukukta diplomatik ilişkilerin yürütülmesi amacıyla gönderilen misyon şeflerinin atanma usulleri, sınıfları ve sahip oldukları statüler ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Misyon şeflerinin mensup oldukları sınıflar, onlara tanınan yargı bağışıklığı ve kişisel dokunulmazlık haklarının hukuki kapsamını ve derecesini belirleyen temel kriterdir.

Cevap

Misyon şeflerinin sınıflarının bağışıklık kapsamını belirlediğini iddia eden seçenek yanlıştır; çünkü uluslararası hukukta tüm misyon şefleri sınıf farkı gözetilmeksizin aynı diplomatik ayrıcalık ve bağışıklıklara sahiptir.
Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 14. maddesi açıkça belirtir ki; misyon şefleri arasında kıdem ve protokol kuralları haricinde, mensup oldukları sınıflar nedeniyle hiçbir ayrım gözetilemez. Dolayısıyla, bir büyükelçi ile bir maslahatgüzar, yargı bağışıklığı, vergi muafiyeti ve kişi dokunulmazlığı gibi temel haklardan tamamen aynı ölçüde yararlanırlar. Sınıf farkı bağışıklığın 'kapsamını' veya 'derecesini' değiştirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Misyon şefi sınıflarını hatırlatmak
Büyükelçiler, Elçiler ve Maslahatgüzarlar olmak üzere üç temel sınıf mevcuttur.
Sınıflar arasındaki hukuki farkların sınırını belirlemek için sınıfları tanımlamak gerekir.
2
Viyana Sözleşmesi Madde 14/2 hükmünü uygulamak
Sınıf farkının sadece 'kıdem ve protokol' konularında geçerli olduğu, diğer haklarda eşitlik bulunduğu tespit edilir.
Sınıflandırmanın fonksiyonel amacını (temsil ve protokol) anlamak yanlışı ayırt etmeyi sağlar.
3
Bağışıklıkların kaynağını kontrol etmek
Diplomatik bağışıklıklar şahsın rütbesine değil, diplomatik misyonun işlevlerini güvenle yerine getirmesine (fonksiyonel teori) dayanır.
Hukuki statünün sınıftan bağımsız olarak her misyon şefi için tam olduğunu doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Diplomatik Eşitlik ve Sınıf Ayrımının Sınırları

İpuçları

1
Diplomatik sınıfların temel amacı, devletlerin birbirlerini hangi düzeyde temsil edeceklerini belirlemek ve protokol kurallarını düzenlemektir.
2
Diplomatik ayrıcalık ve bağışıklıkların tüm misyon mensupları (ve özellikle tüm misyon şefleri) için standart olup olmadığını düşünün.
3
Viyana Sözleşmesi Madde 14/2, sınıflar arasındaki ayrımın sadece 'kıdem ve etiket' (öncelik ve protokol) ile sınırlı olduğunu açıkça söyler.

Daha Fazla Pratik

Misyon şefleri ile diplomatik ajanlar ve konsolosluk memurları arasındaki bağışıklık farklarını inceleyen bir soru çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 383Soru

A Devleti'nin B Devleti nezdindeki büyükelçiliğinde görevli diplomatik ajan Bay (K)'nın görevi 1515 Mart 20262026 tarihinde resmen sona ermiştir. Bay (K), eşyalarını toplamak ve taşınma işlemlerini tamamlamak amacıyla B Devleti yetkilileri tarafından kendisine tanınan 1515 günlük makul süre içinde B Devleti'nde kalmaya devam etmektedir.

19611961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, Bay (K)'nın bu süreçteki hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bay (K), kabul eden devletten ayrılana kadar veya ayrılması için kendisine tanınan makul sürenin sonuna kadar bağışıklık ve ayrıcalıklardan yararlanmaya devam eder.

Cevap

Diplomatik ajanın sahip olduğu bağışıklık ve ayrıcalıklar, kural olarak kabul eden devletten ayrılana kadar veya ayrılması için kendisine tanınan makul sürenin sonuna kadar devam eder.
Doğru olan seçenek, diplomatik ajanın bağışıklıklarının kabul eden devletten ayrılana veya kendisine tanınan makul süre dolana kadar devam edeceğini belirten ifadedir. 19611961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 39/239/2. maddesi açıkça; ayrıcalık ve bağışıklıklardan yararlanan bir kişinin görevi sona erdiğinde, bu ayrıcalık ve bağışıklıkların kural olarak ülkeden ayrıldığı anda veya ayrılması için tanınan makul sürenin bitiminde sona ereceğini, ancak bu zamana kadar (silahlı çatışma halinde bile) devam edeceğini hükme bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin statüsünü ve durumunu belirle.
Görevi sona ermiş ancak henüz kabul eden devletten ayrılmamış bir diplomatik ajan söz konusudur.
Bağışıklıkların zaman bakımından sınırlarını belirlemek için statünün ne zaman sona erdiği kritiktir.
2
19611961 Viyana Sözleşmesi Madde 39/239/2 hükmünü uygula.
Bağışıklıkların normalde ülkeyi terk ettiği an veya terk etmesi için verilen makul sürenin sonunda biteceği sonucuna ulaşılır.
Uluslararası hukukta diplomatın güvenli bir şekilde ülkeyi terk edebilmesi için statüsünün bir süre daha korunması gerekir.
3
Şahsi ve resmi fiil ayrımını geçiş süreci için değerlendir.
Makul süre içerisinde bu ayrım gözetilmez; tüm bağışıklıklar (cezai, hukuki, idari) devam eder.
Bağışıklığın kapsamı, bu 'geçiş süreci' dolana kadar tam olarak korunmaya devam eder.

Anahtar Kavram

Diplomatik Bağışıklıkların Zaman Bakımından Sınırları (Ratione Temporis)

İpuçları

1
Diplomatın görevini bitirmesiyle valizini toplayıp ülkeden çıkması arasındaki süreyi düşünün.
2
Viyana Sözleşmesi, diplomatın güvenli bir şekilde ülkeyi terk edebilmesi için ona bir 'geçiş süreci' tanır.
3
39/239/2. maddeye göre bağışıklıklar, kişi ülkeden ayrılana veya makul süre dolana kadar devam eder; sadece bu süre dolduktan sonra şahsi fiiller için koruma kalkar.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ajanların resmi kapasiteyle yaptıkları fiillerin bağışıklığının neden 'süresiz' olduğunu ve şahsi fiillerden farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 384Soru

1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi hükümlerine göre, bir diplomatik ajanın yargı bağışıklığından usulüne uygun şekilde feragat edildiği bir hukuk davasında, yargılama neticesinde verilen hükmün icrası (infazı) ile ilgili hukuki kural aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı bağışıklığından feragat edilmesi, hükmün icrası için ayrı bir feragatin varlığını gerektirir; yargı yetkisinden feragat icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamına gelmez.

Cevap

Yargı bağışıklığından feragat edilmesi, hükmün icrası için ayrı bir feragatin varlığını gerektirir; yargı yetkisinden feragat icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamına gelmez.
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 32. maddesinin 4. fıkrasına göre, bir diplomatik ajanın yargı bağışıklığından feragat edilmiş olması, verilen kararın icra edilmesi için de feragat edildiği anlamına gelmez. İcra işlemleri için gönderen devletin mutlaka ayrı ve açık bir feragat beyanında bulunması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı bağışıklığı ve icra bağışıklığı kavramlarını tanımlayın.
Yargı bağışıklığı mahkemenin davaya bakma yetkisini, icra bağışıklığı ise verilen kararın zorla yerine getirilmesini engeller.
Uluslararası hukukta bu iki dokunulmazlık türü hiyerarşik veya iç içe geçmiş değil, bağımsız statüdedir.
2
1961 Viyana Sözleşmesi Madde 32/4 hükmünü inceleyin.
Sözleşme, hukuk veya idari davalarda yargı bağışıklığından feragat etmenin, hükmün icrası için de feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini açıkça belirtir.
Hükmün icrası için gönderen devlet tarafından 'ayrı bir feragat' (separate waiver) yapılması zorunludur.

Anahtar Kavram

Yargı ve İcra Bağışıklığı Ayrımı

İpuçları

1
Diplomatik bağışıklıklarda 'yargılama süreci' ile 'kararın infazı' arasındaki farkı düşünün.
2
Viyana Sözleşmesi'nin 32. maddesi, icra işlemleri için yargı feragatinden bağımsız bir işlem yapılması gerektiğini belirtir.
3
Yargı bağışıklığından feragat edilmesi, davayı kaybetme durumunda devletin mülklerine veya temsilcisine el konulmasını otomatik olarak kabul ettiği anlamına gelmez.

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ajanın kendisinin dava açması durumunda, karşı davalar (counter-claims) için ayrıca feragat gerekip gerekmediğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 385Soru

Uluslararası hukukta diplomatik temsilcilerin kabul eden devlet nezdindeki görevlerinin sona erdirilmesine ilişkin kurallar çerçevesinde; kabul eden devletin bir diplomatik ajanı personapersona nonnon gratagrata (istenmeyen kişi) ilan etmesine rağmen, gönderen devletin bu kişiyi makul bir süre içinde geri çağırmayı reddetmesi durumunda kabul eden devletin başvurabileceği hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul eden devletin, ilgili kişiyi misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddetmesi

Cevap

Kabul eden devletin, gönderen devletin geri çağırma talebine uymaması halinde ilgili kişiyi misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddetmesi
Kabul eden devletin, istenmeyen kişi ilan edilen bir diplomatın gönderen devlet tarafından geri çağrılmaması veya görevine son verilmemesi durumunda başvurabileceği nihai yaptırım, o kişiyi artık misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddetmesidir. Bu aşamadan sonra kişi diplomatik statüsünü ve buna bağlı dokunulmazlıklarını kaybeder.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki çerçevenin belirlenmesi
1961 Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi Madde 9 temel alınır.
Diplomatik misyon üyelerinin istenmeyen kişi ilan edilme usulü bu sözleşmede düzenlenmiştir.
2
Kabul eden devletin bildirim yetkisinin incelenmesi
Kabul eden devlet, herhangi bir zamanda ve gerekçe göstermeksizin bir diplomatı istenmeyen kişi ilan edebilir.
Sözleşmenin 9. maddesinin 1. fıkrası kabul eden devlete mutlak bir takdir yetkisi vermiştir.
3
Gönderen devletin yükümlülüğünün analizi
Bildirimden sonra gönderen devlet kişiyi geri çağırmalı veya görevine son vermelidir.
Bu, diplomatik ilişkilerin sürekliliği ve nezaketi gereği bir yükümlülüktür.
4
Yükümlülüğe aykırılık durumundaki yaptırımın tespiti
Gönderen devlet bu yükümlülüğü yerine getirmezse, kabul eden devlet ilgili kişiyi misyonun bir üyesi olarak tanımayı reddedebilir.
Bu durum, kişinin misyon üyeliği sıfatının ve dolayısıyla diplomatik ayrıcalıklarının hukuken sona ermesiyle sonuçlanır.

Anahtar Kavram

İstenmeyen Kişi (Persona Non Grata) İlanı ve Hukuki Sonuçları

İpuçları

1
1961 Viyana Sözleşmesi'nin 9. maddesine odaklanın; burada gönderen devletin geri çağırma yükümlülüğüne uymaması durumu özel olarak düzenlenmiştir.
2
Kabul eden devletin sahip olduğu yaptırım, kişinin 'misyon üyesi' olma niteliğine yöneliktir, doğrudan tutuklama veya yargılama değildir.
3
Eğer diplomat geri çağrılmazsa, kabul eden devlet artık onu diplomatik listenin bir parçası olarak görmez. Bu yetkiye 'tanımayı reddetme' denir.

Daha Fazla Pratik

İstenmeyen kişi ilanının diplomatik ajan henüz ülkeye gelmeden önce de yapılabileceği (karşılanamaz kişi - non accepta) durumunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 20 / 20
Diplomasi ve Konsolosluk Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 20 | Examkin