Kan glukoz düzeyinin regülasyonunda, hücrenin enerji durumunu algılayan (-bağımlı protein kinaz), hormonal sinyallerle entegre çalışarak metabolik dengenin korunmasını sağlar. Özellikle açlık, egzersiz veya metformin gibi farmakolojik ajanların etkisiyle karaciğerde aktive olan , glukoneogenezi baskılayarak kan şekerini düşürücü etki gösterir. Aşağıdakilerden hangisi, 'nın hepatik glukoneogenik genlerin ( ve --) ekspresyonunu inhibe etme mekanizmalarından biridir?
- Atranskripsiyon faktörünü defosforille ederek çekirdek içine translokasyonunu hızlandırmak
- () koaktivatörünü fosforilleyerek proteinlerine bağlanmasını ve sitozolde tutulmasını sağlamakCevap
- C( ) aktivitesini doğrudan uyararak proteininin 'ya bağlanma kapasitesini artırmak
- Dseviyelerini artırarak --bifosfataz enzimini allosterik olarak aktive etmek
Cevap
'nın karaciğerde glukoneogenezi baskılama mekanizması, () koaktivatörünü fosforilleyerek proteinleri aracılığıyla sitozolde hapsetmesi ve çekirdeğe girişini önlemesidir.
Doğru seçenek, 'nın glukoneogenezi baskılama yollarından en spesifik olanını tarif etmektedir. , ( olarak da bilinir) koaktivatörünü Serin-171 bölgesinden fosforilleyerek, bu proteinin proteinlerine bağlanmasına ve sitozolde hapsedilmesine neden olur. çekirdeğe giremediğinde, proteini ile kompleks oluşturamaz ve sonuç olarak ile -- genlerinin transkripsiyonu durur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hepatik glukoneogenezin transkripsiyonel regülasyonunda koaktivatör sekestrasyonu (hapsedilmesi).
İpuçları
1
Glukoneogenezin transkripsiyonel kontrolünde proteini merkezi bir rol oynar, ancak bir koaktivatöre ihtiyaç duyar.
2
tıpkı insülin gibi davranarak, glukoneogenezi uyaran proteinleri çekirdek dışında tutmaya çalışır.
3
(), fosforillendiğinde proteinleri tarafından sitozolde hapsedilen bir koaktivatördür.
Daha Fazla Pratik
İnsülinin üzerindeki etkisini ve bu mekanizmanın tip 2 diyabetteki bozulmasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s