İnsan periferik kan yaymasında 'agranülosit' grubunda sınıflandırılan bir hücrenin ultrastrüktürel incelemesinde; çekirdeğin böbrek benzeri belirgin bir girinti (indentasyon) içerdiği ve kromatininin lenfositlere oranla daha gevşek (öokromatik) dağılım gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca sitoplazmada çok sayıda lizozomal granül ile iyi gelişmiş bir Golgi aygıtı bulunduğu, hücre yüzeyinin ise 'ruffle' (fırfır) benzeri düzensizlikler sergilediği görülmüştür.
Bu hücrenin sahip olduğu morfolojik özellikler, aşağıdaki fonksiyonel süreçlerden hangisiyle en doğrudan ilişkilidir?
- Yüksek fagositoz kapasitesi ve doku makrofajlarına dönüşüm potansiyeliCevap
- BAntijen-spesifik yüzey immunoglobulinleri sentezleyerek hümoral bağışıklık yanıtı başlatma
- CSpesifik granüllerindeki asit hidrolazlar ve miyeloperoksidaz ile bakteriyel fagositoz yapma
- DPerforin ve granzim salgılayarak virüsle enfekte hücrelere karşı sitotoksik aktivite gösterme
- EBazofilik spesifik granülleri aracılığıyla tip aşırı duyarlılık reaksiyonunu tetikleme
Cevap
Hücrenin ultrastrüktürel özellikleri olan yüzey düzensizlikleri (ruffles) ve gelişmiş lizozomal içerik, onun monosit olduğunu ve yüksek fagositoz kapasitesine sahip makrofaj öncülü olduğunu gösterir.
Monositler, agranülositler içerisinde en büyük çaplı olan ve en belirgin organel içeriğine (Golgi, RER, lizozom) sahip olan hücrelerdir. Hücre yüzeyindeki düzensiz fırfır benzeri çıkıntılar (ruffles), fagositoz aktivitesinin ve makrofaj prekürsörü olmanın morfolojik bir göstergesidir. Ayrıca çekirdeklerinin lenfositlere göre daha gevşek kromatin içermesi, transkripsiyonel aktivitenin makrofaj farklılaşması için devam ettiğini yansıtır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Monositlerin ultrastrüktürel ve fonksiyonel özelliklerinin lenfositlerden ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s