Genel Anatomi

185 soru

Soru 101Soru →

İnsan iskelet sistemindeki kemiklerin gelişimsel özellikleri incelendiğinde, epifizlerde yer alan ve kemiğin matürasyonu hakkında bilgi veren sekonder kemikleşme merkezleri (centrum ossificationis secundariumcentrum\ ossificationis\ secundarium) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genellikle doğumdan sonra belirirler; ancak distal femur epifizindeki merkez doğumda mevcuttur.

Cevap

Sekonder kemikleşme merkezleri genellikle doğumdan sonra belirir, ancak distal femur epifizindeki merkez doğumda mevcuttur.
Sekonder kemikleşme merkezlerinin büyük bir kısmı doğumdan sonra (postnatal) belirir. Ancak distal femur epifizindeki merkez, bebeğin tam süreli (miyadında) doğup doğmadığının bir göstergesi olarak doğum anında röntgenle görülebilir durumdadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kemikleşme merkezlerinin tiplerini ve yerleşimlerini tanımla.
Primer merkezler diafizdedir ve prenataldir; sekonder merkezler epifizdedir ve çoğunlukla postnataldir.
Kemik gelişimindeki zamansal ve mekansal ayrımı anlamak için.
2
Sekonder kemikleşme merkezlerinin istisnalarını hatırla.
Distal femur (femurfemur) ve proksimal tibia (tibiatibia) merkezleri doğum anında belirmesi beklenen istisnai merkezlerdir.
Klinik matürasyon değerlendirmesinde bu istisnalar belirleyici kriterdir.

Anahtar Kavram

Sekonder kemikleşme merkezlerinin yerleşimi ve zamansal istisnaları.

İpuçları

1
Kemikleşme merkezlerinin prenatal (doğum öncesi) ve postnatal (doğum sonrası) ayrımına odaklanın.
2
Adli tıpta bebeğin olgunluk (miyad) tayininde hangi kemik merkezinin kullanıldığını hatırlayın.
3
Distal femur'daki merkez, çoğu sekonder merkezin aksine doğumda görülmesi beklenen bir yapıdır.

Daha Fazla Pratik

Primer kemikleşme merkezlerinin genellikle gebeliğin 7.−8.7.-8. haftasında diafizlerde başladığını pekiştirmek için bu merkezlerin ilk nerede görüldüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 102Soru →

Dolaşım sisteminde kan akımı kural olarak arteriyel sistemden kapiller yatağa, oradan da venöz sisteme geçer. Ancak bazı özel anatomik bölgelerde, kanın iki kapiller ağdan ardışık olarak geçtiği "portal sistem" organizasyonu izlenir. Bu sistemlerde iki kapiller ağ arasındaki bağlantıyı sağlayan damarın histomorfolojik yapısı, sistemin tipini belirler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iki kapiller ağ arasındaki bağlantının bir "arteriol" (arteriolaarteriola efferensefferens) aracılığıyla sağlandığı bir "arteriyel portal sistem" örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böbrekteki glomerüler kapillerler ile peritübüler kapillerler arasındaki yapı

Cevap

Böbrekteki glomerüler kapillerler ile peritübüler kapillerler arasındaki organizasyon, bağlantı damarı bir arteriol (arteriola efferens) olduğu için arteriyel portal sistem örneğidir.
Böbrek nefronlarında kan, ilk olarak yüksek basınçlı glomerüler kapillerlerden geçer. Bu kapiller ağdan çıkan damar, sistemik dolaşımdaki gibi bir venül değil, düz kas tabakası içeren bir arteriol olan arteriolaarteriola efferensefferens (vas efferens) damarıdır. Bu arteriol daha sonra tübül çevresinde ikinci bir kapiller ağ olan peritübüler kapillerleri (veya vasa recta'yı) oluşturur. İki kapiller ağ arasında bir arteriol bulunduğu için bu yapı 'arteriyel portal sistem' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Portal sistem organizasyonunu tanımla
Kanın iki kapiller ağdan, aradaki bir bağlantı damarı vasıtasıyla kalbe dönmeden geçmesidir.
Portal sistemin genel mantığını anlamak için temel tanımdır.
2
Venöz portal sistem örneklerini analiz et
Karaciğer, hipofiz ve pankreasta bağlantı damarı venöz yapıdadır (venven veya venu¨lvenül).
Vücuttaki portal sistemlerin çoğunluğunun venöz karakterli olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Böbrekteki özel damar dizilimini incele
Afferent arteriol →\rightarrow Glomerüler kapiller (1.1. ağ) →\rightarrow Efferent arteriol (Arteriol) →\rightarrow Peritübüler kapiller (2.2. ağ).
Böbrekteki bağlantı damarının bir ven değil, bir arteriol (efferent arteriol) olduğunu saptamak arteriyel portal sistemi tanımlar.

Anahtar Kavram

Portal sistemlerde iki kapiller ağ arasındaki damar ven ise 'venöz portal sistem', arteriol ise 'arteriyel portal sistem' olarak adlandırılır; böbrekteki glomerül-efferent arteriol-peritübüler kapiller dizilimi arteriyel tipin en tipik örneğidir.

İpuçları

1
Portal sistemlerde iki kapiller yatak arasındaki damarın ven mi yoksa arteriol mü olduğuna odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Böbrekteki arteriyel portal sistemin (glomerüler filtrasyon basıncı üzerindeki etkisi) fonksiyonel önemini fizyolojik açıdan tekrar gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Dolaşım şemasını zihninizde çizin: Böbrekteki 'efferent arteriol' ismindeki 'arteriol' takısı, sistemin arteriyel karakterini doğrudan ele verir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 103Soru →

Sinir sisteminin genel organizasyon prensipleri ve Erlanger-Gasser sınıflaması dikkate alındığında, periferik sinir sisteminde yer alan ve en yavaş ileti hızına sahip olan sinir liflerinin destek doku (glia) hücreleri ile olan yapısal ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir Schwann hücresi, miyelinsiz olan birden fazla aksonu sitoplazması içine alarak Remak demetlerini oluşturur.

Cevap

Bir Schwann hücresinin miyelinsiz olan birden fazla aksonu sitoplazması içine alarak Remak demetlerini oluşturması
Erlanger-Gasser sınıflamasına göre C tipi lifler miyelinsizdir. Periferik sinir sisteminde bu lifler, Schwann hücreleri tarafından sitoplazmik girintiler içinde barındırılır. Tek bir Schwann hücresinin birden fazla miyelinsiz aksonu sarmasıyla oluşan bu karakteristik yapıya Remak demeti denir.

Adım Adım Çözüm

1
Erlanger-Gasser sınıflamasına göre lif tiplerini ve özelliklerini belirle.
C tipi lifler en ince, en yavaş ve miyelinsiz lif grubudur.
Soru kökünde 'en yavaş ileti hızına sahip lifler' ifadesi C grubuna işaret etmektedir.
2
Periferik sinir sistemindeki (PSS) glia hücrelerinin miyelinsiz liflerle ilişkisini analiz et.
PSS'deki tüm aksonlar (miyelinli veya miyelinsiz) Schwann hücreleri ile ilişkilidir.
Glia hücreleri sinir liflerinin yapısal ve metabolik bütünlüğü için zorunludur.
3
Miyelinsiz liflerin Schwann hücresi içindeki organizasyonunu doğrula.
Tek bir Schwann hücresi, sitoplazmik uzantılarıyla birden fazla miyelinsiz C aksonunu sarmalayarak 'Remak demeti' yapısını oluşturur.
Miyelinli liflerin aksine, miyelinsiz liflerde Schwann hücresi ile akson oranı 1:1 değildir.

Anahtar Kavram

Periferik sinir sisteminde miyelinsiz C lifleri, Schwann hücrelerinin sitoplazmik invajinasyonları içinde gruplar halinde (Remak demetleri) bulunur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru →

Anatomik pozisyonda bulunan bir kişide, ayağın dış kenarının yukarı kaldırılması ve ayak tabanının lateral yöne (dışa) bakmasıyla sonuçlanan eversiyon hareketi, aşağıdaki anatomik düzlem ve eksen çiftlerinin hangisinde gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Frontal düzlem — Sagittal eksen

Cevap

Eversiyon hareketi, frontal düzlemde ve sagittal eksen etrafında gerçekleşir.
Eversiyon hareketi, ayağın anatomik pozisyondan uzaklaşarak lateral yöne doğru dönmesidir. Bu hareket, vücudu ön ve arka olarak ikiye bölen frontal düzlemde gerçekleşir. Rotasyonun etrafında döndüğü aks ise bu düzleme dik olan ve önden arkaya uzanan sagittal eksendir.

Adım Adım Çözüm

1
Hareketin tanımını analiz et.
Eversiyon, ayağın lateral yöne doğru açılması ve ayak tabanının dışa dönmesidir.
Hareketin hangi yöne doğru yapıldığını anlamak, düzlemi belirlemek için ilk adımdır.
2
Hareketin gerçekleştiği düzlemi belirle.
Hareket vücudun yan taraflarına doğru (abduksiyon benzeri) yapıldığından frontal (koronal) düzlemde gerçekleşir.
Frontal düzlem, vücudu ön ve arka olarak bölen ve yanlara doğru olan hareketleri kapsayan düzlemdir.
3
Düzleme dik olan rotasyon eksenini saptan.
Frontal düzleme dik olan ve önden arkaya uzanan eksen sagittal (oksal) eksendir.
Bir eklem hareketi, daima hareketin gerçekleştiği düzleme dik olan bir eksen etrafında döner.

Anahtar Kavram

Eklemlerdeki hareketler, hareketin gerçekleştiği düzleme dik bir eksen etrafında meydana gelir. Eversiyon ve inversiyon gibi abduksiyon/adduksiyon grubu hareketler frontal düzlem-sagittal eksen çiftini kullanır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 105Soru →

Standart anatomik pozisyonda bulunan bir bireyde, alt ekstremite eklemlerinde gerçekleşen hareketlerin terminolojisi ve biyomekaniği dikkate alındığında; ayağın iç kenarının kaldırılması ve ayak tabanının mediale bakması ile karakterize olan **inversiyon (inversioinversio)** hareketinin bileşenleri ve bu bileşenlerin gerçekleştiği anatomik düzlemler ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Supinasyon (planumplanum frontalefrontale) — Plantar fleksiyon (planumplanum sagittalesagittale) — Adduksiyon (planumplanum transversumtransversum)

Cevap

İnversiyon hareketi; frontal düzlemde supinasyon, sagittal düzlemde plantar fleksiyon ve transvers düzlemde adduksiyon bileşenlerinin birleşimiyle oluşur.
Doğru kabul edilen ifade, inversiyon hareketinin biyomekanik bileşenlerini ait oldukları düzlemlerle hatasız eşleştirmiştir. İnversiyon; planumplanum frontalefrontale'de ayağın mediale dönmesi (supinasyon), planumplanum sagittalesagittale'de ayak ucunun aşağı inmesi (plantar fleksiyon) ve planumplanum transversumtransversum'da ayağın ön kısmının içe yaklaşması (adduksiyon) hareketlerinin eş zamanlı gerçekleşmesiyle oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
İnversiyon hareketinin tanımını analiz etme
İnversiyon, ayağın mediale dönerek tabanının içe bakmasıdır ve tek bir düzlemde değil, üç düzlemde birden gerçekleşen kompleks bir harekettir.
Klinik anatomide inversiyon ve eversiyon triplanar hareketler olarak kabul edilir.
2
Sagittal düzlem bileşenini belirleme
Ayak ucunun aşağı doğru inmesi yani plantar fleksiyon gerçekleşir.
Sagittal düzlem transvers eksen etrafında fleksiyon/ekstansiyon hareketlerine izin verir.
3
Transvers (horizontal) düzlem bileşenini belirleme
Ayağın ön kısmının (antepes) vücut orta hattına yaklaşması yani adduksiyon gerçekleşir.
Transvers düzlem vertikal eksen etrafında rotasyon veya adduksiyon/abduksiyon hareketlerine izin verir.
4
Frontal (koronal) düzlem bileşenini belirleme
Ayak tabanının mediale doğru dönmesi yani supinasyon gerçekleşir.
Frontal düzlem sagittal eksen etrafında gerçekleşen supinasyon/pronasyon bileşenlerini içerir.

Anahtar Kavram

İnversiyonun triplanar yapısı ve düzlem-eksen ilişkisi
Soru 106Soru →

İskelet sisteminin embriyolojik gelişimi sürecinde kemikleşme; mezenşimal bağ dokusu modeli üzerinden doğrudan (intramembranöz) veya hyalin kıkırdak taslak üzerinden (endokondral) gerçekleşebilir. Kafa iskeletini (neurocranium ve viscerocranium) oluşturan kemiklerin bir kısmı tamamen intramembranöz, bir kısmı tamamen endokondral, bir kısmı ise bu iki yöntemin kombinasyonu ile (karma) gelişim gösterir. Buna göre, aşağıdaki kemiklerden hangisi gelişimsel olarak karma bir yapı göstermeyip, sadece intramembranöz ossifikasyon yoluyla oluşur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Os parietale

Cevap

Parietal kemik (Os parietale), gelişimsel olarak sadece intramembranöz ossifikasyon yoluyla oluşur.
Parietal kemik (Os parietale), embriyolojik olarak sadece desmokraniumdan köken alan ve tamamen intramembranöz (membranöz) ossifikasyon süreci ile gelişen bir kemiktir. Benzer şekilde frontal, nasal ve lacrimal kemikler de sadece intramembranöz gelişim gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Kemikleşme tiplerini tanımla.
İntramembranöz (zar içi) kemikleşme mezenşimden doğrudan kemik oluşumudur; endokondral kemikleşme ise önce kıkırdak bir modelin oluşmasını gerektirir.
Soruda istenen 'saf' intramembranöz kemiği ayırt etmek için temel mekanizmaların bilinmesi gerekir.
2
Kafa kemiklerinin embriyolojik kökenlerini analiz et.
Kafa kubbesi (calvaria) kemikleri genellikle intramembranöz, kafa tabanı (basis cranii) kemikleri ise genellikle endokondraldir.
Bölgesel köken, kemikleşme tipini belirleyen ana faktördür.
3
Seçeneklerdeki kemiklerin 'karma' olup olmadığını kontrol et.
Oksipital, sfenoid ve temporal kemiklerin hem kafa tabanında (endokondral) hem de yan/üst duvarlarda (intramembranöz) parçaları olduğu görülür. Parietal kemik ise tamamen kubbe yapısındadır.
TUS düzeyindeki detay bilgide, kafa iskeletindeki karma kemiklerin (oksipital, temporal, sfenoid, mandibula) ayırt edilmesi istenir.

Anahtar Kavram

Karma (Mixed) Ossifikasyon Gösteren Kemikler

İpuçları

1
Kafa tabanına katılan kemiklerin genellikle 'karma' veya 'tamamen endokondral' olduğunu hatırlayın.
2
Oksipital, temporal ve sfenoid kemikler hem kafa tabanında hem de yan duvarlarda yer aldıkları için gelişimsel olarak heterojendirler.
3
Clavicula ve Mandibula gibi kemiklerin de karma kemikleşme gösterdiğini, ancak sorunun kranial kemiklere odaklandığını unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Ossifikasyon merkezlerinin ortaya çıkış sıralamasını ve vücutta ilk kemikleşmeye başlayan kemiği (Clavicula) tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru →

Kardiyovasküler sistemde damar duvarının beslenmesini sağlayan vasa vasorum'ların anatomik organizasyonu ve farklı damar tiplerindeki dağılım özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ven duvarlarında vasa vasorum'lar, lümendeki kanın oksijen satürasyonunun düşük olması nedeniyle tunica intima tabakasına kadar penetre olabilirler.

Cevap

Ven duvarlarında vasa vasorum'lar, lümendeki kanın oksijen satürasyonunun düşük olması nedeniyle tunica intima tabakasına kadar penetre olabilirler.
Damar duvarının beslenmesinde iki ana mekanizma vardır: lümenden difüzyon ve vasa vasorumlar aracılığıyla beslenme. Arter lümenindeki kan oksijence zengin olduğu için tunica intima ve tunica media'nın iç yarısı difüzyonla beslenebilir. Bu nedenle arterlerde vasa vasorumlar sadece adventitia ve medianın dış kısımlarıyla sınırlıdır. Ancak venlerde lümen içindeki kan hipoksik olduğundan difüzyon besleme için yetersiz kalır. Bu anatomik dezavantajı gidermek için venlerde vasa vasorumlar intima tabakasına kadar ilerleyerek tüm duvarı besler. Ayrıca arteriyel sistemdeki yüksek luminal basınç, vasa vasorumların duvarın iç derinliklerine sızmasını mekanik olarak engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Damar duvarının beslenme kaynaklarını belirle.
Damarların iç katmanları lümenden difüzyonla, dış katmanları (tunica adventitia ve medianın dış kısmı) vasa vasorumlar ile beslenir.
Damar duvarı kalınlığı belirli bir sınırı geçtiğinde difüzyon yetersiz kalır.
2
Arter ve ven lümenindeki oksijen farkını analiz et.
Arter lümeni oksijenden zengin, ven lümeni oksijenden fakirdir.
Arterler temiz kan, venler kirli kan taşır.
3
Lümen basıncının vasa vasorum seyrine etkisini değerlendir.
Arterlerdeki yüksek basınç vasa vasorumların iç katmanlara girmesini zorlaştırırken, venlerdeki düşük basınç buna imkan tanır.
Hidrostatik basınç farkı vaskülarizasyon derinliğini etkiler.
4
Bulguları birleştirerek venlerdeki vasküler derinliği saptan.
Venlerde vasa vasorumlar intima tabakasına kadar ulaşır.
Lümenden beslenme (difüzyon) venlerde yetersiz olduğu için ek desteğe ihtiyaç duyulur.

Anahtar Kavram

Vasa vasorum penetrasyon derinliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru →

Sinovyal eklemlerin (diarthrosisdiarthrosis) genel yapısal organizasyonu incelendiğinde; fibröz kıkırdak yapısında olan, eklem boşluğunu tam olarak iki kompartmana ayıran ve eklem yüzeyleri arasındaki uyumsuzluğu gidererek şok absorbsiyonu sağlayan discus articularis, aşağıdaki eklemlerin hangisinde karakteristik olarak bulunur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ArticulatioArticulatio temporomandibularistemporomandibularis

Cevap

Temporomandibular eklem (articulatioarticulatio temporomandibularistemporomandibularis)
Temporomandibular eklem (TME), mandibular fossa ile caput mandibulae arasında yer alan ve fibröz kıkırdak yapısındaki bir discus articularis aracılığıyla eklem boşluğu üst ve alt olarak iki ayrı kompartmana ayrılan bir eklemdir. Bu disk, eklem yüzeylerinin uyumunu artırır ve hareket sırasında yük dağılımını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eklem içi yardımcı yapıların (discus, meniscus, labrum) tanımlarını analiz edin.
Discus articularis'in eklem boşluğunu tam olarak ikiye bölen fibröz kıkırdak yapısı olduğu belirlenir.
Soruda istenen 'tam bölme' ve 'disk' kriterlerini karşılayan yapıyı tanımlamak için.
2
Seçeneklerdeki eklemlerin iç yapılarını karşılaştırın.
Diz ekleminde menisküs, omuz ve kalça eklemlerinde labrum bulunduğu, dirsekte ise bu yapıların olmadığı görülür.
Yanlış yapısal eşleştirmeleri elemek için.
3
Discus articularis içeren spesifik eklemleri hatırlayın.
Temporomandibular, sternoklavikular ve akromioklavikular eklemlerin disk içerdiği bilgisiyle A seçeneği doğrulanır.
Anatomi bilgisini spesifik örnekle eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Sinovyal eklemlerdeki discus articularis, menisküs ve labrum yapılarının ayrımı.
Tahmini Süre:45s
Soru 109Soru →

Standart anatomik pozisyondaki bir bireyde; eklem açısının daralması ve vücut bölümlerinin birbirine yaklaşması ile karakterize olan fleksiyon (flexioflexio) hareketi, hangi düzlemde ve hangi eksen etrafında gerçekleştirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sagittal düzlem — Transvers eksen

Cevap

Fleksiyon hareketi sagittal düzlemde ve transvers eksen etrafında gerçekleşir.
Fleksiyon (flexioflexio) ve ekstansiyon (extensioextensio) hareketleri, vücudu sağ ve sol simetrik iki parçaya bölen sagittal düzlemde gerçekleşir. Bu hareketin pivot noktası, vücudu sağdan sola doğru kateden transvers (horizontal) eksendir. Dolayısıyla eklem açısının daralmasıyla sonuçlanan fleksiyon hareketi, sagittal düzlemde transvers eksen etrafında icra edilen bir harekettir.

Adım Adım Çözüm

1
Hareketin tanımını analiz etme
Eklem açısının daralması 'fleksiyon' (flexioflexio) olarak tanımlanır.
Soruda verilen tanım, anatomik terminolojide fleksiyon hareketine karşılık gelmektedir.
2
Hareketin gerçekleştiği düzlemi belirleme
Fleksiyon hareketi öne-arkaya doğru bir yer değiştirme olduğu için sagittal düzlemde gerçekleşir.
Vücudu sağ ve sol parçalara ayıran sagittal düzlem, fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerinin rotasını belirler.
3
Düzleme dik olan ekseni saptama
Sagittal düzleme dik olan eksen transvers (yatay/horizontal) eksendir.
Anatomi mekaniği kuralı gereği, her hareket bir düzlem içinde ve o düzleme dik bir eksen etrafında yapılır.

Anahtar Kavram

Hareketler, gerçekleştikleri düzlemlere dik olan eksenler etrafında oluşurlar (SagittalSagittal du¨zlemdüzlem ⊥\perp TransversTransvers ekseneksen).
Soru 110Soru →

Sinir sisteminin genel organizasyonu, glia hücrelerinin dağılımı ve sinir liflerinin Erlanger-Gasser sınıflaması dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi anatomik olarak doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BB tipi lifler, miyelinli yapıdaki preganglionik otonom lifleri temsil eder.

Cevap

B tipi lifler, miyelinli preganglionik otonom liflerdir.
Doğru olan ifade, BB tipi liflerin miyelinli preganglionik otonom lifler olduğudur. Erlanger-Gasser sınıflamasında AA grubu (alfa, beta, gamma, delta) en hızlı ve en kalın miyelinli, BB grubu orta hızda miyelinli (preganglionik otonom), CC grubu ise en yavaş ve miyelinsiz lifleri temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Erlanger-Gasser sınıflamasına göre lif tiplerini ve miyelin durumlarını karşılaştır.
AA ve BB liflerinin miyelinli, CC liflerinin ise miyelinsiz olduğu belirlendi.
İleti hızı ve yapısal özellikler bu sınıflamanın temelidir.
2
BB tipi liflerin fonksiyonel yerleşimini analiz et.
BB liflerinin visseral efferent (preganglionik otonom) lifler olduğu doğrulandı.
Otonom sinir sistemi organizasyonunda preganglionik lifler daima miyelinlidir ve BB grubuna girer.
3
Glia hücrelerinin ve ganglionların anatomik sınırlarını kontrol et.
Merkezi sinir sistemi (MSS) ve periferik sinir sistemi (PSS) arasındaki hücre farkları (Oligodendrosit/Schwann) ve ganglion tipleri ayırt edildi.
Duyu ganglionlarında sinaps bulunmaması ve miyelin yapan hücrelerin lokasyonu klinik ve anatomik bir ayrım noktasıdır.

Anahtar Kavram

Erlanger-Gasser Sinir Lifi Sınıflaması ve Nöroglial Organizasyon

Daha Fazla Pratik

Erlanger-Gasser sınıflaması ile Lloyd-Hunt sınıflaması (Tip I, II, III, IV) arasındaki eşleşmeleri çalışarak duyusal liflerin organizasyonunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 111Soru →

Sinir sisteminin genel organizasyonunda, medulla spinalis’ten köken alarak otonomik bir ganglionda sinaps yapmak üzere seyreden preganglionik liflerin, Erlanger-Gasser sınıflamasına göre lif tipi ve bu liflerin periferik sinir sisteminde miyelin kılıfını oluşturan hücre eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BB tipi lif - Schwann hücresi

Cevap

BB tipi lif ve Schwann hücresi eşleşmesi doğrudur.
Sinir sisteminin organizasyonunda, preganglionik otonom lifler ince miyelinli yapıdadır ve Erlanger-Gasser sınıflamasına göre BB tipi lif grubuna girerler. Bu lifler MSS'den çıkıp periferik sinir sistemi içerisinde seyrederek otonomik ganglionlara ulaştıkları için, miyelin kılıfları periferik sinir sisteminin temel miyelin yapıcı hücresi olan Schwann hücreleri tarafından oluşturulur.

Adım Adım Çözüm

1
Preganglionik otonom liflerin fonksiyonel sınıfını belirleyin.
Bu lifler viseral efferent (veya genel viseral efferent - GVE) liflerdir.
Medulla spinalis'ten otonomik gangliona giden yolağı tanımlamak için.
2
Erlanger-Gasser sınıflamasındaki karşılığını hatırlayın.
BB tipi lif.
BB tipi lifler orta derecede iletim hızına sahip, ince miyelinli otonomik preganglionik liflerdir.
3
Liflerin bulunduğu anatomik bölgeye göre glia hücresini belirleyin.
Schwann hücresi.
Sinir lifi medulla spinalis'ten ayrılıp periferik sinir sistemine (periferik sinirler, rami communicantes) girdiği için miyelin Schwann hücreleri tarafından yapılır.

Anahtar Kavram

Erlanger-Gasser sınıflamasında BB tipi liflerin otonomik preganglionik olması ve periferik miyelinizasyonun Schwann hücrelerince yapılması.
Soru 112Soru →

İnsan vücudundaki kemiklerin morfolojik sınıflandırmaları, gelişimsel kökenleri ve ossifikasyon (kemikleşme) süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vücutta ossifikasyonu ilk başlatan kemik olan clavicula'nın gövdesi intramembranöz yolla gelişirken, sternal ucunda bulunan ve vücutta en geç kapanan epifizlerden biri olan sekonder merkezi endokondral yolla kemikleşir.

Cevap

Clavicula'nın gövdesinin intramembranöz, sternal ucunun ise endokondral yolla kemikleştiğini ve bu kemiğin ossifikasyonun hem ilk başlayıp hem de en geç tamamlandığı kemik olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Clavicula vücutta ossifikasyonun ilk başladığı (5−6.5-6. hafta) kemiktir. Gövdesi intramembranöz yolla kemikleşirken, sternal ucu endokondral yolla kemikleşir. Bu sternal epifiz merkezi vücutta en geç kapanan (2525 yaş) merkezlerden biri olduğu için klavikula gelişimini en geç tamamlayan kemiklerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Vücutta ossifikasyonu ilk başlatan kemiği hatırla.
Clavicula (intrauterin 5−6.5-6. hafta).
Primer kemikleşme merkezlerinin ortaya çıkış sırası anatomik bir bilgidir.
2
Clavicula'nın kemikleşme tipini ve istisnasını analiz et.
Karma (Mixed) kemikleşme: Gövde intramembranöz, uçlar (özellikle sternal uç) endokondral.
Clavicula morfolojik olarak uzun kemik olsa da medüller boşluğu yoktur ve membranöz kökenlidir, ancak uçlarında kıkırdak fazı görülür.
3
Kemikleşmenin tamamlanma zamanını değerlendir.
Sternal epifiz 18−2018-20 yaş civarı belirir ve 2525 yaşında kapanır.
Bu, vücutta en geç kapanan epifizlerden biridir.

Anahtar Kavram

Klavikula'nın Karma (Mikst) Ossifikasyonu ve Zamanlaması
Soru 113Soru →

Anatomik pozisyonda bulunan bir bireyde, başparmağın (pollex) diğer parmaklara göre yaklaşık 90∘90^\circ rotasyonla yerleşmiş olması, hareket düzlemlerinin ve eksenlerinin vücudun geri kalanından farklılık göstermesine neden olur. Buna göre, başparmağın avuç içine paralel olarak gerçekleştirdiği hareket, gerçekleştiği düzlem ve etrafında döndüğü temel eksen üçlüsü aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fleksiyon — Frontal düzlem — Sagittal eksen

Cevap

Başparmağın avuç içine paralel olarak yaptığı fleksiyon hareketi, vücudun frontal düzleminde ve bu düzleme dik olan sagittal eksen etrafında gerçekleşir.
Başparmak (pollex), embriyolojik gelişimi sırasında longitudinal ekseni etrafında 90∘90^\circ içe dönerek yerleşir. Bu anatomik farklılık nedeniyle, vücudun diğer eklemlerinde sagittal düzlemde gerçekleşen fleksiyon ve ekstansiyon hareketleri başparmakta vücudun frontal (koronal) düzlemine paralel hale gelir. Frontal düzlemde gerçekleşen tüm hareketler ise bu düzleme dik olan sagittal (anteroposterior) eksen etrafında icra edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Başparmağın anatomik yerleşimini analiz etme
Başparmağın (pollex) diğer parmaklara göre 90∘90^\circ içe dönük (medial rotasyon) yerleştiğini saptama.
Anatomik pozisyonda başparmağın tırnak yüzeyi anteriora değil, laterale bakar.
2
Tanımlanan hareketin yönünü belirleme
Avuç içine paralel hareketin fleksiyon/ekstansiyon olduğu sonucuna varma.
Başparmağın avuç ayası boyunca medial yöndeki hareketi fleksiyon, uzağa hareketi ekstansiyondur.
3
Hareketin gerçekleştiği düzlemi saptama
Bu hareketin vücudun frontal (koronal) düzlemine paralel olduğu belirlenir.
Normal parmakların aksine, başparmağın fleksiyonu vücudun ön-arka derinliğinde değil, yanlara doğru olan düzlemindedir.
4
Düzleme karşılık gelen ekseni eşleştirme
Frontal düzlemdeki hareketlerin sagittal (anteroposterior) eksen etrafında gerçekleştiği sonucuna ulaşma.
Hareket ekseni, hareketin gerçekleştiği düzleme her zaman dik olmalıdır.

Anahtar Kavram

Başparmak (pollex) hareket düzlemleri ve eksenlerinin istisnai durumu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 114Soru →

Articulatio carpometacarpalis pollicis (el başparmağı karpometakarpal eklemi), elin kavrama ve ince motor fonksiyonlarında anahtar rol oynayan özel bir sinovyal eklemdir. Bu eklemin morfolojik sınıflandırması ve fonksiyonel hareket eksenleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eyer tipi (sellaris) bir eklemdir ve biaksiyal (iki eksenli) hareket yeteneğine sahiptir.

Cevap

Articulatio carpometacarpalis pollicis, eyer tipi (sellaris) morfolojiye sahip biaksiyal (iki eksenli) bir eklemdir.
Articulatio sellaris (eyer tipi) eklemlerde, eklem yüzleri birbirine dik iki düzlemde farklı kavisler gösterir (bir yönde konkav, diğerinde konveks). El başparmağı karpometakarpal eklemi bu grubun en tipik örneğidir ve iki eksen etrafında hareket ederek başparmağa yüksek mobilite sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eklemin anatomik konumunu ve yapısal tipini belirleyin.
Art. carpometacarpalis pollicis, Os trapezium ile 1. metakarp kemiği arasında yer alan bir sinovyal eklemdir.
Morfolojik sınıflandırma eklem yüzlerinin şekline dayanır.
2
Eklem yüzlerinin geometrisini analiz edin.
Eklem yüzleri karşılıklı olarak bir yönde konkav (içbükey), diğer yönde konveks (dışbükey) kavisler içerir; bu yapı bir eyerin (saddle) üzerine oturan biniciye benzer.
Bu geometrik yapı, eklemin eyer tipi (sellaris) olarak sınıflandırılmasını sağlar.
3
Hareket eksenlerini ve yeteneğini değerlendirin.
Bu eklemde fleksiyon-ekstansiyon ve abduksiyon-adduksiyon olmak üzere iki ana eksende hareket gerçekleşir (biaksiyal). Ayrıca bu hareketlerin kombinasyonu olan 'oppozisyon' hareketi bu eklem sayesinde mümkündür.
Eksen sayısı, eklemin fonksiyonel kapasitesini tanımlar.

Anahtar Kavram

Articulatio sellaris (Eyer tipi eklem) özellikleri

Daha Fazla Pratik

Sinovyal eklemlerde biaksiyal hareket yapan diğer bir grup olan Art. ellipsoidea (elipsoid eklem) örneklerini (örn. el bileği) inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 115Soru →

Pelvis biyomekaniğinde önemli bir yer tutan sacrum'un ilium kemikleri arasında gerçekleştirdiği "nutasyon" (nutatio) hareketi sırasında meydana gelen anatomik değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sacrum apeksinin (apex ossis sacri) arkaya ve yukarıya doğru yer değiştirmesi sonucunda apertura pelvis inferior'un sagittal çapı genişler.

Cevap

Sacrum apeksinin arkaya ve yukarıya hareketiyle birlikte pelvis çıkımının (apertura pelvis inferior) sagittal çapının genişlemesi doğrudur.
Nutasyon (selam verme) hareketi sırasında sacrum, S2S_2 vertebradan geçen transvers bir eksen etrafında döner. Bu sırada sacrum tabanı (promontorium) öne-aşağıya, sacrum apeksi ise arkaya-yukarıya doğru hareket eder. Apeksin arkaya gitmesi, pelvis çıkımının (apertura pelvis inferior) sagittal (ön-arka) çapının artmasına neden olur. Bu mekanizma doğumun ikinci evresinde fetusun başının pelvis çıkımından geçmesini kolaylaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Nutasyon hareketinin eksenini ve mekaniğini tanımlayın.
Nutasyon, sacrumun S2S_2 vertebra seviyesindeki transvers bir eksen etrafında iliumlar arasında yaptığı öne doğru eğilme hareketidir.
Hareketin yönünü ve başlangıç noktasını belirlemek çap değişimlerini anlamak için gereklidir.
2
Sacrumun uç noktalarının (bazis ve apeks) yer değişimini analiz edin.
Sacrumun üst kısmı (basis/promontorium) öne ve aşağıya, alt kısmı (apex) ise arkaya ve yukarıya doğru hareket eder.
Bu zıt yönlü hareketler pelvisin farklı seviyelerindeki çapları zıt yönde etkiler.
3
Hareketin pelvik çaplar (inlet ve outlet) üzerindeki etkisini değerlendirin.
Promontoriumun öne gelmesi apertura pelvis superior'u (giriş) daraltırken, apeksin arkaya gitmesi apertura pelvis inferior'u (çıkış) genişletir.
Doğum mekaniği ve pelvis biyomekaniğinde bu değişimler kritik öneme sahiptir.
4
Seçeneklerle karşılaştırarak doğru anatomik sonucu belirleyin.
Apeksin arkaya hareketi ile çıkımın genişlemesi nutasyonun temel karakteristiğidir.
Anatomik terimlerin ve hareket sonuçlarının eşleştirilmesi sorunun çözümünü sağlar.

Anahtar Kavram

Sacrum Nutasyon Mekaniği
Soru 116Soru →

İnsan vücudundaki eklemlerin morfolojik özellikleri, histolojik yapıları ve gelişimsel süreçleri temel alınarak yapılan sınıflandırmada; primer kartilaginöz eklemler (synchondrosis) ile sekonder kartilaginöz eklemler (symphysis) arasındaki yapısal ve fonksiyonel farklar değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Symphysis tipi eklemlerin artiküler yüzeyleri hiyalin kıkırdak ile kaplı olup, iki kemik arasında fibrokartilaginöz bir disk veya yastık bulunur.

Cevap

Symphysis tipi eklemlerin artiküler yüzeylerinin hiyalin kıkırdak ile kaplı olması ve kemikler arasında fibrokartilaginöz bir yapının bulunması doğrudur.
Sekonder kartilaginöz eklemler olan symphysis'lerde, ekleme katılan kemik yüzeyleri hiyalin kıkırdakla örtülüdür; ancak bu iki kemiği birbirine bağlayan asıl yapı, basınca dayanıklı olan fibrokartilaj yapısındaki bir disktir. Bu eklemler genellikle vücudun orta hattında bulunur (symphysis pubica, eklemler arası diskler) ve fonksiyonel olarak sınırlı hareket (amphiarthrosis) kabiliyetine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Kartilaginöz eklem alt tiplerini tanımla.
Eklemler hiyalin kıkırdak içeren primer (synchondrosis) ve fibrokartilaj içeren sekonder (symphysis) olarak ikiye ayrılır.
Yapısal farkın histolojik temelini anlamak için gereklidir.
2
Synchondrosis özelliklerini analiz et.
Sadece hiyalin kıkırdak bulunur, çoğu geçicidir (epifiz plağı gibi) ve kemikleşme (synostosis) ile sonuçlanır.
Primer kartilaginöz eklemlerin gelişimsel kaderini belirlemek için.
3
Symphysis özelliklerini analiz et.
Kemik uçlarında hiyalin kıkırdak bulunur ancak arada fibrokartilaj bir disk vardır; genellikle kalıcıdır ve vücut orta hattında (symphysis pubica, intervertebral disk) bulunur.
Sekonder kartilaginöz eklemlerin ayırt edici özelliklerini netleştirmek için.
4
Seçenekleri karşılaştırarak doğru veriyi seç.
Symphysis yapısında hem hiyalin kıkırdak hem de fibrokartilajın birlikte bulunduğunu belirten ifade doğrulanır.
Hangi seçeneğin her iki eklem türünün farkını doğru yansıttığını bulmak için.

Anahtar Kavram

Kartilaginöz eklemlerde histolojik doku farkı ve kalıcılık durumu.

İpuçları

1
Primer ve sekonder kartilaginöz eklemler arasındaki en belirgin fark, aradaki bağ dokusunun hiyalin mi yoksa fibrokartilaj mı olduğudur.
2
Symphysis pubica gibi orta hat eklemlerini düşünün; bu yapılar yaşam boyu kalır ve basınca dayanıklıdır.
3
Synchondrosis (primer) sadece hiyalin kıkırdak içerirken, Symphysis (sekonder) yapısında hem hiyalin kıkırdak (kemik ucunda) hem de fibrokartilaj (arada) bulunur.

Daha Fazla Pratik

Synovial eklemlerin alt tiplerini (ginglymus, trochoid, sellar vb.) ve bunların vücuttaki spesifik örneklerini gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 117Soru →

Sinovyal eklemlerin morfolojik sınıflandırmasında; transvers eksende fleksiyon-ekstansiyon, sagittal eksende ise abduksiyon-adduksiyon hareketlerinin yapılmasına olanak sağlayan iki eksenli (biaxialbiaxial) eklem tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Articulatio ellipsoidea

Cevap

İki eksenli (biaxialbiaxial) olup fleksiyon-ekstansiyon ve abduksiyon-adduksiyon hareketlerine izin veren eklem tipi Articulatio ellipsoidea'dır.
Articulatio ellipsoidea (elipsoid eklem), iki eksenli (biaxialbiaxial) bir eklem tipidir. Transvers eksen etrafında fleksiyon ve ekstansiyon, sagittal eksen etrafında ise abduksiyon ve adduksiyon hareketlerine izin verir. Bu eklem tipinde rotasyon hareketi yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Eksenler ve hareket eşleşmelerini analiz et.
Transvers eksen fleksiyon/ekstansiyon, sagittal eksen abduksiyon/adduksiyon hareketleri ile ilişkilidir.
Soruda istenen hareketlerin hangi eksenlerde gerçekleştiğini saptamak eklem tipini belirlemek için ilk adımdır.
2
Eksen sayısına göre eklem tiplerini grupla.
Articulatio ellipsoidea ve sellaris iki eksenli eklemlerdir.
İstenen hareketler toplamda iki eksen gerektirdiği için tek veya çok eksenli seçenekler elenir.
3
Morfolojik yapı ve hareket kabiliyetini doğrula.
Articulatio ellipsoidea'da rotasyon hareketi yapılamaz, belirtilen iki eksenli hareketler mümkündür.
Articulatio ellipsoidea (örneğin el bileği eklemi) tanımı gereği bu hareketleri sağlar.

Anahtar Kavram

Sinovyal eklemlerin hareket eksenlerine ve morfolojik yapılarına göre sınıflandırılması.
Tahmini Süre:45s
Soru 118Soru →

Embriyolojik gelişim sürecinde kafa iskeleti (craniumcranium); bağ dokusu (mezenşim) modelinden gelişen desmokranium ve kıkırdak modelden gelişen kondrokranium olmak üzere iki ana bölümden köken alır. Kondrokraniumdan gelişen kemikler endokondral ossifikasyon yoluyla kemikleşirken, desmokraniumdan gelişen kemikler intramembranöz (desmaldesmal) ossifikasyon yoluyla kemikleşir. Buna göre, kafa iskeletinde yer alan aşağıdaki kemiklerden hangisi, tamamen kondrokranium kökenli olup sadece endokondral ossifikasyon yoluyla gelişimini tamamlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Os ethmoidaleOs\ ethmoidale

Cevap

Etmoid kemik (os ethmoidaleos\ ethmoidale), kafa tabanı kökenli olup sadece endokondral ossifikasyon gösteren bir kemiktir.
Etmoid kemik (os ethmoidaleos\ ethmoidale), embriyolojik olarak nazal kapsülü çevreleyen kıkırdak modelden (kondrokraniumkondrokranium) köken alır. Bu nedenle gelişim süreci tamamen endokondral ossifikasyon (kıkırdak üzerinden kemikleşme) esasına dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kafa iskeletinin embriyolojik kökenlerini (desmokranium ve kondrokranium) ve bunlara karşılık gelen ossifikasyon tiplerini belirle.
Kondrokranium (kafa tabanı) →\rightarrow Endokondral ossifikasyon; Desmokranium (kafa kubbesi) →\rightarrow Intramembranöz ossifikasyon.
Kemiğin geliştiği taslak tipi (kıkırdak veya bağ dokusu), kemikleşme mekanizmasını doğrudan belirler.
2
Seçeneklerdeki kemiklerin anatomik yerleşimlerini ve gelişimsel kökenlerini karşılaştır.
Paryetal, frontal, nazal ve zigomatik kemikler esasen desmal kökenli iken; etmoid kemik kıkırdak taslaklı nazal kapsülden gelişir.
Kafa tabanı kemikleri genellikle kıkırdak model üzerinden gelişirken, yüz ve kubbe kemikleri bağ dokusu üzerinden gelişir.
3
Karma ossifikasyon (mixed) gösteren kemikleri eleyerek sadece endokondral olanı seç.
Os ethmoidaleOs\ ethmoidale sadece endokondral ossifikasyon sergiler.
Oksipital, sfenoid ve temporal gibi bazı kafa tabanı kemikleri karma ossifikasyon gösterirken, etmoid kemik saf endokondral gelişim gösterir.

Anahtar Kavram

Kafa kemiklerinin gelişimsel ossifikasyon tipleri: Kondrokranium (Endokondral) ve Desmokranium (İntramembranöz).
Tahmini Süre:50s
Soru 119Soru →

İskelet kaslarının fonksiyonel organizasyonu incelendiğinde; bir eklemde esas hareketi gerçekleştiren kasın (agonist) başlangıç noktasını (origo) sabitleyerek, kas kuvvetinin bütünüyle istenen eklem hareketi üzerinde yoğunlaşmasını sağlayan fonksiyonel grup aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiksatör kaslar

Cevap

Esas hareketi yapan kasın başlangıç noktasını sabitleyen grup fiksatör kaslardır.
Fiksatör kaslar, agonist kasın kasılması sırasında hareketin istenen yönde ve tam kuvvetle gerçekleşmesi için başlangıç kemiğini (origo) stabilize eden gruptur. Örneğin, kolun fleksiyonu sırasında omuz çevresi kaslarının skapulayı sabitlemesi bu fonksiyona örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Kasın fonksiyonel rollerini tanımla.
Agonist (esas hareket ettirici), Antagonist (zıt), Sinerjist (yardımcı/nötralizör) ve Fiksatör (sabitleyici).
Soruda istenen 'sabitleme' fonksiyonunun hangi gruba ait olduğunu belirlemek için temel tanımları hatırlamak gerekir.
2
Sabitleme (fiksasyon) mekanizmasını analiz et.
Fiksatör kaslar, agonistin origosunun bulunduğu kemiği sabitleyerek kuvvetin insersiyo noktasında tam olarak kullanılmasını sağlar.
Agonist kasın verimli çalışabilmesi için başlangıç noktasının hareket etmemesi gerekir; bu görevi fiksatörler üstlenir.
3
Mimari ve fonksiyonel sınıflamayı ayırt et.
Fusiform ve multipennat terimleri fonksiyonel rol değil, histolojik/mimari yapıdır.
Seçeneklerdeki kavram kargaşasını gidermek ve yanlış kategorideki terimleri elemek gerekir.

Anahtar Kavram

İskelet kaslarının fonksiyonel rolleri (Agonist, Antagonist, Sinerjist, Fiksatör)

Daha Fazla Pratik

Kas mimarisinin (pennasyon açısı) kasın ürettiği kuvvet ve kısalma hızı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 120Soru →

Sinovyal eklemlerin hareket ekseni sayılarına ve morfolojik yapılarına göre yapılan sınıflandırmasında; sadece transvers eksen etrafında fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerine izin veren 'menteşe' (ginglymus) tipi eklemlere aşağıdakilerden hangisi örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Articulatio humeroulnaris

Cevap

Articulatio humeroulnaris, sadece transvers eksen etrafında fleksiyon ve ekstansiyon yapabilen tipik bir ginglymus (menteşe) eklem örneğidir.
Articulatio humeroulnaris, sinovyal eklemlerin ginglymus (menteşe) alt grubuna girer. Bu tip eklemler tek eksenlidir ve bu eksen transvers doğrultudadır; dolayısıyla sadece fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerine izin verirler.

Adım Adım Çözüm

1
Eklem tipini belirle
Ginglymus (menteşe) tipi eklemler tek eksenlidir (11 eksenli).
Morfolojik yapıları sadece bir yönde harekete izin verir.
2
Ekseni ve hareketi eşleştir
Transvers eksende fleksiyon ve ekstansiyon hareketleri gerçekleşir.
Menteşe mekanizması kapı menteşesi gibi transvers bir mil etrafında döner.
3
Verilen örnekleri analiz et
Articulatio humeroulnaris bu tanıma tam olarak uyar.
Dirseğin menteşe hareketi sadece transvers eksende gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Sinovyal eklemlerin eksen ve morfoloji ilişkisi

İpuçları

1
Menteşe tipi eklemler tıpkı bir kapı menteşesi gibi çalışır.
2
Bu eklemlerde sadece fleksiyon ve ekstansiyon hareketleri görülebilir.
3
Dirsek ekleminin ana parçasını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer tek eksenli eklem tipi olan articulatio trochoidea örneklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 6 / 10Sonraki
Genel Anatomi Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 6 | Examkin