Sinir Sistemi Fizyolojisi

304 soru

Soru 301Soru

Nörolojik muayene sırasında bir hastada hedefe yaklaşırken artan titreme (intensiyonel tremor) ve hareketin mesafesini ayarlayamama (dismetri) saptanmıştır. Bu klinik bulgular öncelikle aşağıdaki yapıların hangisindeki bir fonksiyon bozukluğunu düşündürür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serebellum

Cevap

Serebellum
Serebellum, hareketin zamanlamasını, gücünü ve yönünü ayarlayarak motor koordinasyonu sağlar. Serebellar lezyonlarda, hareket devam ederken hedefe yaklaştıkça artan titreme (intensiyonel tremor) ve hareketin genişliğini ayarlayamama (dismetri) gibi 'koordinasyon bozukluğu' bulguları klasik olarak gözlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
İntensiyonel tremor (hareket sırasında artan titreme) ve dismetri (mesafe ayar bozukluğu) belirlendi.
Belirtilerin hangi motor kontrol sistemi ile ilişkili olduğunu saptamak için temel klinik veriler kullanılır.
2
Motor kontrol merkezlerini karşılaştır
İstirahat tremoru bazal gangliyonlarla, intensiyonel tremor ise serebellumla ilişkilidir.
Tremor tipleri, lezyon lokalizasyonunu belirlemede en ayırt edici fizyolojik bulgulardan biridir.

Anahtar Kavram

Serebellar Fonksiyonlar ve Lezyon Bulguları

Daha Fazla Pratik

Serebellumun anatomik bölümleri (vermis, ara zon, lateral zon) ve bunların spesifik fonksiyonlarını inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 302Soru

Beyin sapı retiküler formasyonu, somatik motor sistemlerin kontrolünde birbiriyle antagonist (zıt) çalışan pontin ve medüller çekirdek grupları aracılığıyla postür ve kas tonusunu düzenler. Bu iki sistem arasındaki dinamik denge, yer çekimine karşı koyan kasların uygun gerginlikte kalmasını sağlar.

Buna göre, medüller retiküler çekirdeklerin somatik motor fonksiyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medüller retikülospinal yol aracılığıyla antigravite kaslarını inhibe ederek kas tonusunu baskılarlar.

Cevap

Medüller retiküler çekirdekler, medüller retikülospinal yol aracılığıyla antigravite kaslarını inhibe ederek kas tonusunu baskılarlar.
Medüller retiküler çekirdekler, pontin sistemin aksine, antigravite kaslarını (vücudun dik durmasını sağlayan ekstansör kaslar) inhibe eder. Bu işlem medüller retikülospinal yol üzerinden gerçekleştirilir. Üst merkezlerden (korteks, rubrospinal yol) gelen girdiler bu çekirdekleri aktive ederek kas tonusunun aşırı artmasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Beyin sapı motor kontrol merkezlerini sınıflandır.
Pontin retiküler formasyon (uyarıcı) ve Medüller retiküler formasyon (inhibe edici) olarak ikiye ayrılır.
Bu iki merkezin iskelet kası tonusu üzerindeki zıt etkilerini anlamak sorunun temelidir.
2
Medüller retiküler çekirdeklerin spesifik etkisini belirle.
Medüller çekirdekler, medulla spinalis seviyesindeki antigravite (ekstansör) kasları inhibe eder.
Normal postürün korunması için pontin sistemden gelen sürekli eksitasyonun medüller sistem tarafından dengelenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Medüller retiküler formasyonun somatik motor sistem üzerindeki temel görevi inhibitördür.

Daha Fazla Pratik

Deserebre ve dekortike rijidite tablolarında bu merkezlerin uyarılma düzeylerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 303Soru

Eksitabl bir hücrede aksiyon potansiyelinin repolarizasyon fazının sonuna doğru, membran potansiyelinin istirahat membran potansiyelinden (RMPRMP) daha negatif değerlere ulaştığı 'ard-hiperpolarizasyon' (undershoot) evresi saptanmaktadır.

Bu evrenin meydana gelmesinden sorumlu olan temel iyonik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Voltaj kapılı K+K^+ kanallarının kapanma kinetiğinin yavaş olması nedeniyle K+K^+ geçirgenliğinin yüksek kalmaya devam etmesi

Cevap

Voltaj kapılı potasyum kanallarının yavaş kapanması sonucunda potasyum geçirgenliğinin istirahat düzeyinin üzerinde kalması ve membran potansiyelinin potasyum denge potansiyeline yaklaşması.
Ard-hiperpolarizasyon (undershoot) evresinde, voltaj kapılı potasyum kanalları repolarizasyonun sonunda hala açık kalmaya devam eder (yavaş kapanma kinetiği). Bu durum potasyum geçirgenliğinin (gKgK) istirahat halindeki geçirgenlikten daha yüksek olmasına yol açar. Sonuç olarak membran potansiyeli, potasyumun denge potansiyeline (EK=94mVE_K = -94 mV) normal istirahat potansiyelinden (70-70 ile 90mV-90 mV arası) daha çok yaklaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Aksiyon potansiyelinin fazlarını analiz edin.
Repolarizasyon fazında voltaj kapılı K+K^+ kanalları açıktır ve K+K^+ hücre dışına çıkar.
Hücre içindeki pozitif yüklerin dışarı çıkması membranı tekrar negatif değerlere (repolarizasyon) döndürür.
2
Kanal kapanma kinetiğini değerlendirin.
Voltaj kapılı K+K^+ kanalları, voltaj kapılı Na+Na^+ kanallarının aksine yavaş kapanan kanallardır.
Membran potansiyeli istirahat düzeyine (örneğin 70mV-70 mV) ulaştığında bile bu kanalların bir kısmı hala açıktır.
3
Membran potansiyeli ile iyonik denge potansiyeli arasındaki ilişkiyi kurun.
Artmış K+K^+ kondüktansı membranı EKE_K değerine (yaklaşık 94mV-94 mV) doğru çeker.
Geçirgenlik hangi iyon için en yüksekse, membran potansiyeli o iyona ait Nernst potansiyeline en yakın değerdedir.

Anahtar Kavram

Aksiyon potansiyeli sırasında iyonik kondüktans (geçirgenlik) değişiklikleri, membran potansiyelinin hangi iyonun denge potansiyeline (Nernst) yaklaşacağını belirler.
Soru 304Soru

Beyin omurilik sıvısının (BOS) oluşum mekanizmaları ve kan-beyin bariyerinin (KBB) seçici geçirgenliği dikkate alındığında, merkezi sinir sisteminin homeostatik mikroçevresini plazmadan ayıran fizyolojik özelliklere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BOS bileşimindeki ClCl^- ve Mg2+Mg^{2+} konsantrasyonları, pleksus koroideus epitelindeki aktif taşıma süreçleri nedeniyle plazma değerlerinden daha yüksektir.

Cevap

BOS bileşimindeki klorür ve magnezyum konsantrasyonlarının plazmadan yüksek olması, pleksus koroideus hücrelerindeki aktif transport mekanizmalarının sonucudur.
BOS bileşimi, kan-beyin ve kan-BOS bariyerlerindeki spesifik taşıma sistemleri tarafından sıkıca denetlenir. Fizyolojik ölçümler, ClCl^- ve Mg2+Mg^{2+} iyonlarının BOS tarafında plazmaya göre daha yoğun olduğunu göstermektedir. Bu durum, pleksus koroideus epiteli üzerindeki iyon pompalarının bu maddeleri aktif olarak BOS'a sekrete etmesiyle açıklanır. Bu gradiyent, sinir sistemindeki enzimatik süreçler ve elektriksel stabilite için gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
BOS ve plazma iyon konsantrasyonlarını karşılaştırın.
BOS'ta ClCl^- ve Mg2+Mg^{2+} plazmadan yüksek; K+K^+, Ca2+Ca^{2+}, glukoz ve protein ise plazmadan düşüktür.
BOS bir filtrat değil, iyon kanalları ve pompaları (örn. Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz) ile düzenlenen aktif bir salgıdır.
2
Kan-beyin bariyerinin (KBB) yapısal elemanlarını analiz edin.
Bariyerin ana unsuru kapiller endotel hücreleri arasındaki sıkı bağlantılardır (tight junctions).
Astrosit ayak uzantıları bariyerin oluşumunu indükler ancak fiziksel sızdırmazlığı sağlayan ana yapı değildir.
3
BOS dinamiklerini (üretim ve emilim) değerlendirin.
Üretim pleksus koroideusta aktif, emilim araknoid villuslarda pasif (basınç farkına bağlı) gerçekleşir.
BOS basıncı venöz basıncı aştığında tek yönlü valf benzeri villuslar açılır.

Anahtar Kavram

BOS'un aktif sekresyonu ve KBB'nin seçici geçirgenliği sayesinde MSS'de plazmadan farklı, stabil bir iyonik çevre korunur.
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 16 / 16
Sinir Sistemi Fizyolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin