Sindirim ve Üriner Sistemler

277 soru

Soru 81Soru →

Kalın bağırsak histolojisi incelendiğinde, kolonun ayırt edici özelliklerinden biri olan taenia colitaenia\ coli yapılarının organizasyonu ve terminal segmentteki değişimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muscularis externa'nın dış boyuna kas tabakasının üç ayrı bant şeklinde kalınlaşmasıyla oluşur ve rektumda birleşerek tam bir tabaka halini alır.

Cevap

Dış boyuna kas tabakasının üç bant şeklinde kalınlaşmasıyla oluşan taenia coli yapıları, rektumda birleşerek tam bir tabaka halini alır.
Doğru yanıt olan seçenek, taenia coli'nin kökenini (muscularis externa dış boyuna tabakası) ve rektumdaki anatomik sonlanışını (bantların birleşerek sürekli tabaka oluşturması) doğru bir şekilde tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolonun muscularis externa tabakasını analiz et.
Dış boyuna tabakanın sürekli olmadığını, üç ayrı bant (taenia colitaenia\ coli) oluşturduğunu belirle.
Kolonun karakteristik histolojik yapısını anlamak için temel bir adımdır.
2
Terminal segmentlerdeki (rektum ve anal kanal) geçişi incele.
Rektumda bu bantların yayılarak organı tamamen saran homojen bir boyuna tabakaya dönüştüğünü doğrula.
Kolon ve rektum arasındaki histolojik farkı ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Taenia coli, kolonun dış boyuna kas tabakasının yoğunlaşmış üç bandıdır ve rektum seviyesinde birleşerek sürekli bir tabaka oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Kalın bağırsak ve rektum arasındaki histolojik geçişlerde goblet hücresi yoğunluğu ve seroza/adventisya farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 82Soru →

İnce bağırsak mukozasında yer alan Lieberkühn kriptaları, epitelin sürekli yenilenmesini sağlayan kök hücre mikroçevresi (niş) olarak görev yapar. Bu niş yapısındaki hücresel etkileşimler ve moleküler sinyal mekanizmaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paneth hücreleri; Lgr5+Lgr5^+ kök hücrelerin bölünmesini ve kök hücre kimliğini korumasını sağlayan Wnt3, EGF ve Notch ligandı (Dll4) gibi temel sinyal moleküllerini sağlar.

Cevap

Paneth hücrelerinin kök hücre nişinde Lgr5+Lgr5^+ kök hücrelere Wnt3, EGF ve Notch ligandlarını (Dll4) sağladığı seçenek doğrudur.
İnce bağırsak epiteli 3−53-5 günde bir yenilenir. Bu yenilenmeyi sağlayan Lgr5+Lgr5^+ kök hücreler kripta tabanında Paneth hücreleri ile komşudur. Paneth hücreleri; kök hücrelerin bölünmesini uyaran ve 'kök hücre' kimliğini korumasını sağlayan Wnt3, EGF ve Notch ligandı (Dll4) gibi kritik sinyalleri sağlayarak kök hücre nişinin ana destekçisi olarak görev yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Kripta tabanındaki hücre tiplerini tanımlama.
Lieberkühn kriptalarının tabanında Paneth hücreleri ve bunların arasına dağılmış Lgr5+Lgr5^+ kök hücreler bulunur.
Kök hücrelerin nerede bulunduğunu ve hangi hücrelerle komşu olduğunu belirlemek niş yapısını anlamak için gereklidir.
2
Kök hücre nişini yöneten sinyal moleküllerini belirleme.
Kök hücrelerin farklılaşmadan kalabilmesi ve çoğalabilmesi için Wnt ve Notch sinyal yollarının aktif olması gerekir.
Bu yolların aktivasyonu epitelin yenilenme kapasitesini belirler.
3
Sinyal kaynaklarını eşleştirme.
Paneth hücreleri bu sinyal moleküllerini (Wnt3, EGF, Dll4) doğrudan membran temaslı veya parakrin yolla kök hücrelere sunar.
Paneth hücrelerinin sadece savunma değil, aynı zamanda düzenleyici (regülatuvar) fonksiyonu olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

İnce bağırsak kök hücre nişinde Paneth-Kök hücre etkileşimi (Wnt/Notch sinyali)
Soru 83Soru →

Glomerüler ultrafiltrasyonun seçiciliği; hem fiziksel bir elek mekanizmasına (boyut seçiciliği) hem de elektriksel bir bariyer sistemine (yük seçiciliği) dayanır. Bu bariyer sisteminin moleküler bileşenleri ve lokalizasyonları düşünüldüğünde, glomerüler bazal membranın (GBM) organizasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif yüklü heparan sülfat yan zincirleri içeren proteoglikanlar, lamina rara interna ve externa tabakalarında yoğunlaşarak anyonik bariyeri oluşturur.

Cevap

Negatif yüklü heparan sülfat içeren proteoglikanların lamina rara tabakalarında yoğunlaşarak anyonik bariyeri oluşturduğu ifade doğrudur.
Doğru ifadeye göre, bazal laminanın lamina rara interna ve externa tabakaları, yüksek oranda negatif yüklü glikozaminoglikanlar (başlıca heparan sülfat) içerir. Bu anyonik moleküller, kan plazmasındaki albumin gibi negatif yüklü proteinleri elektrostatik olarak iter ve böylece idrara geçmelerini engeller (yük seçiciliği).

Adım Adım Çözüm

1
Filtrasyon bariyerinin katmanlarını ve GBM'nin alt birimlerini analiz et.
Bariyer; fenestrasyonlu endotel, üç katmanlı GBM (rara interna, densa, rara externa) ve podositlerden oluşur.
Seçicilik mekanizmalarının nerede gerçekleştiğini anlamak için anatomik lokalizasyon şarttır.
2
GBM katmanlarındaki moleküler bileşenleri ve işlevlerini eşleştir.
Lamina densa (Tip IV kollajen) boyut seçiciliği sağlarken; lamina rara tabakaları (heparan sülfat) yük seçiciliği sağlar.
Anyonik bariyerin (yük seçiciliği) temelini heparan sülfat gibi negatif yüklü moleküller oluşturur.
3
Podositlerin ve diğer nefron bölümlerinin farklarını değerlendir.
Podosit pediselleri filtrasyon bariyerinin parçasıdır ve tübüler yapılardan (fırçamsı kenar gibi) farklıdır.
Tübüler yapılar ile korpusküler yapıların karıştırılmaması gerekir.

Anahtar Kavram

Glomerüler filtrasyon bariyerinde yük seçiciliği (anyonik bariyer), bazal laminanın lamina rara tabakalarında bulunan heparan sülfat proteoglikanları tarafından sağlanır.

Daha Fazla Pratik

Konjenital nefrotik sendromda mutasyona uğrayan nefrin proteininin slit diyaframındaki lokalizasyonunu ve fonksiyonunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 84Soru →

Mide mukozasının histolojik organizasyonu ve gastrik bezleri (propria bezleri) oluşturan hücrelerin fonksiyonel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gastrik bezlerin taban kısımlarında yoğunlaşan esas hücrelerin salgıladığı pepsinojen, lümende paryetal hücrelerden salınan HClHCl etkisiyle aktif pepsin haline gelir.

Cevap

Gastrik bezlerin taban kısımlarında yerleşen esas hücrelerin salgıladığı pepsinojenin, paryetal hücrelerden salınan HClHCl etkisiyle aktif pepsin haline gelmesi doğrudur.
Midenin esas (zimojenik) hücreleri protein sindiriminde görev alan pepsinojeni üretirler. Bu madde inaktif bir formdur ve mide lümeninde paryetal hücrelerin salgıladığı hidroklorik asidin (HClHCl) yarattığı asidik ortamda otokatalitik olarak aktif pepsin enzimine dönüşür. Bu, midenin fonksiyonel bir bütün olarak çalışmasının en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mide fundus (propria) bezlerindeki hücre tiplerini ve yerleşimlerini belirleyin.
Esas hücrelerin tabanda (bazal), paryetal hücrelerin boyun ve gövde kısımlarında, kök hücrelerin ise isthmus bölgesinde olduğu saptandı.
Hücrelerin lokalizasyonu, fonksiyonel organizasyonun anlaşılması için temeldir.
2
Hücrelerin salgı ürünlerini ve bu ürünlerin etkileşimini analiz edin.
Esas hücreler pepsinojen (inaktif), paryetal hücreler HClHCl (asit) ve intrinsik faktör salgılar. HClHCl, pepsinojenin aktifleşmesi için gerekli düşük pHpH ortamını sağlar.
Sindirim enzimlerinin aktivasyon mekanizması, hücreler arası fonksiyonel bağımlılığı gösterir.
3
Seçeneklerdeki hücre-fonksiyon eşleşmelerini ve salgı yönlerini kontrol edin.
Endokrin hücrelerin (G hücresi) kana salgı yaptığı, ekzokrin hücrelerin ise lümene salgı yaptığı ve yüzey mukusunun alkali/nötral olduğu doğrulandı.
Histolojik ve fizyolojik hataları eleyerek doğru yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Gastrik bezlerdeki hücrelerin (paryetal ve esas hücreler) fonksiyonel iş birliği ve salgı mekanizmaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 85Soru →

İnce bağırsak bölümlerinin histolojik özellikleri ve mukoza epitelindeki hücre popülasyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duodenumdan ileuma doğru gidildikçe mukoza epitelindeki kadeh (goblet) hücrelerinin sayısı belirgin şekilde artış gösterir.

Cevap

İnce bağırsak bölümleri boyunca (duodenum, jejunum, ileum) kadeh hücrelerinin sayısı duodenumdan ileuma doğru belirgin bir artış gösterir.
İnce bağırsağın histolojik yapısında, duodenumdan ileuma doğru gidildikçe kadeh hücrelerinin sayısı artarken, villus yüksekliği ve plika sayısında azalma görülür. Bu durum lümen içeriğinin distal bölümlerde daha fazla yağlanma ve korunma ihtiyacı duymasından kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
İnce bağırsak bölümlerindeki hücre dağılımının analiz edilmesi
Duodenum, jejunum ve ileumda hücre tiplerinin (enterosit, kadeh, Paneth vb.) bulunduğu ancak oranlarının değiştiği saptanır.
Bağırsak segmentlerini ayırt etmek için hücresel gradyanların bilinmesi gerekir.
2
Kadeh (goblet) hücrelerinin fonksiyonel değişiminin değerlendirilmesi
Bağırsak boyunca distal yönde ilerlendikçe, içeriğin geçişini kolaylaştırmak için gereken mukus miktarının arttığı ve buna paralel olarak kadeh hücrelerinin sayısının arttığı belirlenir.
Lümen içeriğinin kıvamı ve mukoza koruması ihtiyacı distalde daha fazladır.

Anahtar Kavram

İnce bağırsak epiteli boyunca hücre tiplerinin dağılım gradyanı

İpuçları

1
İnce bağırsakta proksimalden distale doğru gidildikçe mukus ihtiyacının nasıl değiştiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kalın bağırsak histolojisini inceleyerek kadeh hücresi yoğunluğunun orada nasıl bir seviyeye ulaştığını kontrol edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 86Soru →

Anal kanalın (canalis analis) histolojik bölgeleri ve bu bölgeler arasındaki geçiş hatları dikkate alındığında, tabakaların yapısal organizasyonuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pektinat çizgi hizasında muskularis mukoza tabakası parçalanarak sonlanır; bu durum lamina propria ve submukoza dokularının birbiriyle kaynaşmasına neden olur.

Cevap

Pektinat çizgi seviyesinde muskularis mukoza tabakasının parçalanarak sonlanması ve buna bağlı olarak lamina propria ile submukoza tabakalarının kaynaşması doğrudur.
Anal kanalın pektinat çizgi seviyesinde muskularis mukoza tabakası devamlılığını kaybeder ve parçalanarak sonlanır. Bu durum, sindirim kanalının diğer kısımlarında keskin bir sınırla ayrılan lamina propria ve submukoza dokularının bu bölgede birbiriyle kaynaşmasına (füzyon) yol açar. Bu birleşme alanı, internal hemoroidal venöz pleksusun yerleşimi ve genişlemesi için anatomik bir zemin oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Anal kanalın histolojik zonlarını tanımla.
Anal kanal; kolorektal zon, anal transizyonel zon (ATZ) ve skyamöz zon olmak üzere üç bölgeye ayrılır.
Geçiş hatlarındaki hücresel ve tabakasal değişimleri anlamak için temel bölgelerin bilinmesi gerekir.
2
Pektinat çizgi (linea pectinata) seviyesindeki mukoza değişimlerini incele.
Bu seviyede bağırsak kriptleri (Lieberkühn) sonlanır ve muskularis mukoza bütünlüğü bozularak kaybolur.
Tabakaların devamlılığının nerede kesildiğini belirlemek ayırıcı tanı için kritiktir.
3
Muskularis mukoza'nın sonlanmasının etkisini analiz et.
Muskularis mukoza ortadan kalkınca, normalde bu tabaka ile ayrılan lamina propria ve submukoza birbirine karışır.
Bu bölgedeki venöz pleksusların genişleyerek hemoroid oluşumuna yatkınlık yaratmasının histolojik temelini açıklar.
4
Muskularis eksterna'nın sfinkter oluşumundaki rolünü doğrula.
İç sirküler tabaka kalınlaşarak internal anal sfinkteri (istemsiz) oluşturur.
Kas tabakalarının spesifik modifikasyonlarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Anal kanal geçiş bölgelerinde muskularis mukoza bütünlüğünün bozulması ve lamina propria-submukoza füzyonu.
Soru 87Soru →

Pankreasın ekzokrin sekresyon birimleri ile kanal sisteminin birleşme noktasındaki mikroskobik organizasyon düşünüldüğünde; interkale (ara) kanalların asinus lümeni içine doğru giren başlangıç hücreleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hücreler sentroasiner hücreler olarak adlandırılır ve sitoplazmaları çevrelerindeki asiner hücrelere göre daha soluk boyanma özelliği gösterir.

Cevap

Doğru seçenek, bu hücrelerin sentroasiner hücreler olduğunu ve asiner hücrelere kıyasla daha soluk sitoplazmalı göründüğünü belirten ifadedir.
Doğru yanıt olan seçenek, sentroasiner hücrelerin interkale kanalların asinus içine uzanan kısımları olduğunu ve sitoplazmalarının soluk göründüğünü doğru bir şekilde ifade eder. Bu hücreler, pankreas asinusunun merkezinde görülen ve histolojik kesitlerde asiner hücrelerin koyu bazofilik ve asidofilik alanlarıyla kontrast oluşturan yapısal bir özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipini tanımla
Pankreas asinusunun lümeni içine giren kanal hücreleri 'sentroasiner hücreler'dir.
Bu hücreler interkale kanalların başlangıç noktasıdır ve sadece pankreasa özgüdür.
2
Morfolojik özellikleri karşılaştır
Sentroasiner hücreler yassı-kübik yapıda olup, yoğun GER ve zimojen içeren asiner hücrelerden daha soluk boyanır.
Hücre organel yoğunluğu boyanma miktarını ve karakterini belirler.
3
Kanal sistemi farklılıklarını kontrol et
Pankreasta miyoepitel hücreleri ve çizgili (striat) kanallar bulunmaz.
Bu yapılar tükürük bezlerinde bulunurken pankreasta bulunmaması ayırıcı bir histolojik özelliktir.

Anahtar Kavram

Pankreas ekzokrin yapısında sentroasiner hücrelerin varlığı ve çizgili kanal ile miyoepitel hücrelerinin yokluğu.

Daha Fazla Pratik

Sekretin ve Kolesistokinin (CCK) hormonlarının pankreas üzerindeki farklı hücresel hedeflerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 88Soru →

Karaciğerin mikroskobik organizasyonu ve lenfatik drenaj yolları dikkate alındığında; perisinüzoidal aralıktan (Disse aralığı) süzülen plazmanın, portal triad içerisindeki lenf damarlarına drene olmadan hemen önce toplandığı Mall aralığı (periportal aralık) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Portal alanın bağ dokusu ile parankimanın en dışındaki hepatositlerden oluşan sınır plakası (limiting plate) arasındaki mikroskobik mesafeyi ifade eder.

Cevap

Mall aralığı, portal alanın bağ dokusu ile karaciğer parankimasını portal alandan ayıran sınır plakası (limitans plaka) arasındaki dar mesafeyi temsil eder.
Karaciğerde lenf oluşumu Disse aralığında başlar. Burada toplanan plazma, portal alanın bağ dokusu ile lobülün en dış hepatosit tabakası olan 'sınır plakası' (limiting plate) arasındaki dar boşluğa süzülür; bu boşluğa Mall aralığı denir. Buradan da portal triad içindeki lenf kılcallarına geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Karaciğerin sıvı drenaj sistemlerini ayırt et
Disse aralığı sinüzoidler ile hepatositler arasındadır; Mall aralığı ise periportal bölgededir.
Sorunun odaklandığı yapının anatomik konumunu belirlemek için sistemler arası ayrım yapılmalıdır.
2
Mall aralığının sınırlarını tanımla
Bağ dokusu (portal alan) ile sınır plakası (hepatositler) arasındaki boşluk olarak belirlenir.
Mall aralığı, lenf sıvısının perisinüzoidal boşluktan lenf damarlarına geçişindeki kritik istasyondur.
3
Karaciğer modelleriyle ilişkilendir
Mall aralığı portal lobülün merkezine (portal alan) ve Rappaport asinüsünün 1. zonuna yakındır.
Seçeneklerdeki metabolik zonlama ve lobül modelleri ile konum doğrulaması yapılır.

Anahtar Kavram

Mall Aralığı (Periportal Aralık) ve Lenfatik Drenaj
Soru 89Soru →

Sindirim sistemine ait bir organın histolojik kesitinde; lümen yüzeyinde villusların bulunmadığı, çok sayıda goblet hücresi içeren derin intestinal bezlerin (Lieberkühn kriptleri) düzenli dizilim gösterdiği ve dış longitudinal kas tabakasının 'tenia koli' (teniae coliteniae\ coli) adı verilen üç bant şeklinde özelleştiği izlenmektedir. Bu özelliklere sahip sindirim kanalı bölümü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolon

Cevap

Kalın bağırsak (Kolon)
Doğru yanıt olan kalın bağırsak segmentinde, ince bağırsaktan farklı olarak villus yapısı bulunmaz; mukoza yüzeyi düzdür ve epitel lümen içine doğru derinleşerek yoğun goblet hücresi içeren Lieberkühn kriptlerini oluşturur. Ayrıca muskularis eksternadaki dış longitudinal kas liflerinin üç bant şeklinde organize olması (tenia koli) bu organa özgü bir morfolojik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Yüzey özelleşmelerini incele
Villusların bulunmaması yapının kalın bağırsak veya mide olabileceğini düşündürür.
İnce bağırsak bölümlerinin (duodenum, jejunum, ileum) tümünde villus bulunur.
2
Bez yapısını ve hücre içeriğini değerlendir
Yoğun goblet hücresi içeren derin Lieberkühn kriptleri kalın bağırsağa özgüdür.
Midede goblet hücresi bulunmaz ve intestinal kriptler yerine gastrik glandlar izlenir.
3
Muskularis eksterna organizasyonuna bak
Tenia koli varlığı kalın bağırsağın (sekum ve kolon) ayırıcı tanısını kesinleştirir.
Tenia koli, kalın bağırsağın dış longitudinal kas tabakasının üç bant halinde toplanmasıyla oluşan karakteristik bir yapıdır.

Anahtar Kavram

Kalın bağırsak (kolon) ayırıcı histolojik özellikleri: Villus yokluğu, yoğun goblet hücreli kriptler ve tenia koli.

Daha Fazla Pratik

Kalın bağırsak distalinde (rektuma doğru) goblet hücresi yoğunluğunun nasıl değiştiğini ve anal kanaldaki epitel değişimlerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 90Soru →

İnce bağırsak mukozasında yerel bağışıklığın sağlanmasında, lamina propriadaki plazma hücreleri tarafından üretilen polimerik yapıdaki bir immünoglobulin sınıfının lümen yüzeyine taşınması kritik bir öneme sahiptir. Bu immünoglobulinlerin epitelyal bariyeri aşarak lümene geçişini sağlayan temel histolojik mekanizma veya yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enterositlerin bazolateral yüzeyindeki polimerik Ig reseptörü (pIgR) ile bağlanıp, reseptörün bir parçası ile birlikte apikal yüzeyden salınması

Cevap

Enterositlerin bazolateral yüzeyindeki polimerik Ig reseptörü (pIgR) ile bağlanıp, reseptörün bir parçası ile birlikte apikal yüzeyden salınması
İnce bağırsak mukozal bağışıklığında temel mekanizma, lamina propriadaki plazma hücrelerinin ürettiği dimeric IgA'nın, enterositlerin bazolateral yüzeyindeki polimerik Ig reseptörüne (pIgR) bağlanmasıdır. Bu kompleks endositozla hücre içine alınır ve transsitoz yoluyla apikal membrana taşınır. Burada reseptörün ekstraselüler kısmı kesilir ve 'sekretuvar komponent' olarak IgA ile birlikte lümene salınır. Bu parça IgA'yı sindirim enzimlerinden korur.

Adım Adım Çözüm

1
Sürecin başlatıcısını tanımla
Lamina propriadaki plazma hücreleri dimeric IgA (dIgA) üretir.
Bağışıklık yanıtı mukozanın derininde başlar.
2
Taşıyıcı hücreyi ve reseptörü belirle
Enterositlerin bazolateral membranında bulunan polimerik immünoglobulin reseptörü (pIgR), dIgA'yı tanır ve bağlar.
Epitel hücreleri (enterositler) bariyeri oluşturur ve taşıma görevini üstlenir.
3
Taşınım mekanizmasını açıkla
Kompleks endositozla içeri alınır ve veziküllerle apikal membrana taşınır (Transsitoz).
Molekülün hücre içinden geçerek karşı tarafa ulaşması gerekir.
4
Salınım şeklini belirt
Apikal yüzeyde reseptör proteolitik olarak kesilir; reseptörün 'sekretuvar komponent' adı verilen parçası IgA üzerinde kalarak lümene salınır (sIgA).
Sekretuvar komponent, IgA'yı lümendeki enzimlerden korur.

Anahtar Kavram

Sekretuvar IgA (sIgA) Transsitozu ve Sekretuvar Komponent
Soru 91Soru →

Anal kanalın histolojik yapısı; lümen epitelindeki değişimler, mukoza altı bezlerin varlığı ve kas tabakalarının özelleşmesi açısından sindirim sisteminin diğer bölümlerinden farklılık gösterir. Özellikle 'linea pectinea' (pektinat çizgi) seviyesi, bu değişimlerin en belirgin olduğu sınırdır. Buna göre, anal kanalın pekinat çizgi seviyesi ve komşuluğundaki histolojik özellikler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muskularis eksterna tabakasının iç sirküler katmanı bu bölgede kalınlaşarak internal anal sfinkteri oluşturur

Cevap

Muskularis eksterna tabakasının iç sirküler katmanının kalınlaşarak internal anal sfinkteri oluşturduğu ifadesi
Doğru cevap, iç sirküler kas tabakasının internal anal sfinkteri oluşturduğunu belirtir. Rektumdan anal kanala geçişte, muskularis eksterna'nın iç sirküler tabakası belirgin şekilde kalınlaşır ve 'Musculus sphincter ani internus' adını alır. Bu yapı düz kas hücrelerinden oluşur ve otonom sinir sistemi kontrolündedir (istemsiz çalışır). Dış anal sfinkter ise çizgili kas yapısındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anal kanalın kas tabakası organizasyonunu hatırla.
Sindirim kanalının iç sirküler kas tabakası anal kanalda özelleşir.
Bu tabaka kalınlaşarak istemsiz (otonom) kontrol altındaki internal anal sfinkteri yapar.
2
Diğer seçeneklerdeki histolojik geçişleri (epitel, muskularis mukoza, kriptler) pektinat çizgiye göre değerlendir.
Pektinat çizginin altında prizmatik epitel ve kriptler bulunmaz; muskularis mukoza burada sonlanır; tenya koliler rektumda birleşmiştir.
Bu yapıların hepsi pektinat çizgi veya rektum seviyesinde yapısal değişikliğe uğrar.

Anahtar Kavram

Anal Kanal Sfinkter Yapısı ve Epitel Geçişleri

İpuçları

1
Anal kanalda iki adet sfinkter bulunur: biri içte (istemsiz), biri dışta (istemli).
2
İstemsiz çalışan kaslar genellikle düz kas yapısındadır ve sindirim kanalının kendi kas tabakasından köken alır.
3
Muskularis eksterna'nın iç sirküler tabakası kalınlaşarak iç sfinkteri oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Rektum ve anal kanalın venöz drenajı (portokaval anastomoz) ile ilgili soruları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 92Soru →

Karaciğer parankimasında hepatositler tarafından üretilen safranın ilk salgılandığı yapı olan safra kanaliküllerinin (canaliculi biliferi) histolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanalikül lümeni, komşu hepatositlerin apikal plazma zarları arasındaki sıkı bağlantılar (zonula occludens) ile kan sinüzoidlerinden izole edilir

Cevap

Kanalikül lümeninin komşu hepatositlerin apikal plazma zarları arasındaki sıkı bağlantılar (zonula occludens) ile izole edildiği ifadesi doğrudur.
Safra kanalikülleri, karaciğerde safranın toplandığı ilk ve en küçük yapılardır. Bu kanallar, komşu iki hepatositin apikal plazma zarlarının oluk şeklinde çökmesiyle oluşur ve lümenleri ayrı bir epitel hücresi tarafından döşenmez. Safranın, hücreler arası aralıktan sızarak sinüzoidlerdeki kana karışmasını önlemek için, kanalikül lümeninin her iki yanındaki hepatosit zarları birbirine zonula occludens (sıkı bağlantılar) ile sıkıca tutunur. Bu yapı, kan-safra bariyerinin temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Safra kanalikülünün tanımını hatırla
İki komşu hepatositin apikal yüzeylerinin karşılıklı gelerek oluşturduğu, kendi duvarı olmayan (hücre zarı ile sınırlı) en küçük safra yoludur.
Yapısal özelliklerin anlaşılması için temel tanım gereklidir.
2
Kanalikülün izolasyon mekanizmasını incele
Safra (toksik olabilir) ile kanın karışmaması gerekir. Bu nedenle kanalikülü oluşturan hepatosit zarları, lümenin hemen yanında sıkı bağlantılarla (zonula occludens) birbirine kilitlenir.
Kan-safra bariyerinin histolojik temelini açıklar.
3
Diğer seçenekleri ele
Epitel döşeli değildir (A yanlış), miyoepitel hücresi içermez (C yanlış), Kupffer hücresi içermez (D yanlış), kör uçlu değildir (E yanlış).
Yanlış seçeneklerin neden hatalı olduğunu doğrulayarak doğru cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Safra kanalikülleri, hepatositlerin apikal membranları tarafından oluşturulur ve zonula occludens (sıkı bağlantılar) ile kan sinüzoidlerinden tamamen yalıtılmıştır.

İpuçları

1
Safra kanaliküllerinin duvar yapısını düşünün: Ayrı bir epitel tabakası mı var, yoksa mevcut hücreler mi bu boşluğu oluşturuyor?
2
Karaciğerde üretilen safranın kana karışması 'sarılık' (ikter) ile sonuçlanır. Bunu önleyen hücreler arası bağlantı tipi hangisidir?
3
Cevap, kan-beyin bariyerinde de bulunan ve molekül geçişini en sıkı şekilde engelleyen bağlantı tipiyle (zonula occludens) ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Karaciğer sinüzoid endotelinin fenestralı yapısı ve bazal lamina özellikleri ile ilgili bir soru çözerek kan ve safra tarafındaki bariyer farklarını pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 93Soru →

Karaciğerin mikroskobik organizasyonunu açıklayan modellerden biri olan ve temel olarak karaciğerin ekzokrin fonksiyonunu (safra salgısı) vurgulayan 'portal lobül' modelinin merkezi ve köşe yapıları aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez: Portal alan — Köşeler: Üç komşu klasik lobülün santral venleri

Cevap

Portal lobül modelinde merkezde portal alan yer alırken, köşeler üç komşu klasik lobülün santral venleri tarafından oluşturulur.
Doğru seçenek olan ifade, portal lobülün anatomik tanımıyla tam olarak örtüşmektedir. Portal lobül, karaciğerin ekzokrin salgı fonksiyonunu vurgular; bu nedenle safranın toplandığı merkez nokta olan portal alan (içindeki safra kanalı ile birlikte) lobülün merkezini oluşturur. Bu kanala safra gönderen parankimal bölge ise köşeleri üç komşu santral ven olan üçgen bir alan olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Karaciğerin mikroskobik organizasyon modellerini tanımlayınız.
Klasik lobül, portal lobül ve karaciğer asşnüsü (Rappaport) olmak üzere üç temel model vardır.
Sorunun hangi fonksiyonel üniteyi sorguladığını belirlemek için modelleri ayırt etmek gerekir.
2
Portal lobülün fonksiyonel odağını belirleyiniz.
Portal lobül, safranın ekzokrin salınımını ve merkezdeki bir safra kanalına doğru akışını temel alır.
Modelin merkez yapısı, o modelin odaklandığı fonksiyona göre belirlenir.
3
Modelin anatomik sınırlarını saptayınız.
Merkezinde portal alan (safra kanalı içeren) bulunan ve köşeleri üç komşu santral ven ile birleşen üçgen bir yapıdır.
Portal lobülün geometrik tanımı, safranın boşaldığı drenaj alanını kapsar.

Anahtar Kavram

Portal lobül, karaciğerin ekzokrin (safra) fonksiyonunu temsil eden, merkezi portal alan ve köşeleri santral venler olan fonksiyonel ünitedir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 94Soru →

Bir tükürük bezi biyopsisinin ışık mikroskobik incelemesinde parankimin büyük oranda seröz asinuslardan oluştuğu, ancak aralarda tek tük müköz asinusların ve bunlara eşlik eden seröz yarımayların (Gianuzzi) bulunduğu gözlenmiştir. Kanal sistemi incelendiğinde ise interkale kanalların oldukça kısa ve görülmesi zor, buna karşın çizgili kanalların çok gelişmiş ve uzun olduğu dikkati çekmektedir.

Tanımlanan histolojik özellikler aşağıdaki tükürük bezlerinden hangisi ile uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Submandibular bez

Cevap

Submandibular bez
Soruda tarif edilen bez Submandibular bezdir. Submandibular bez, %90 oranında seröz asinuslardan oluşan miks (karma) bir bezdir; bu nedenle parankimi seröz baskın görünür ancak tek tük müköz asinuslar ve Gianuzzi yarımayları içerir. Kanal sistemi açısından en ayırt edici özelliği, interkale kanallarının parotise göre çok daha kısa olması, buna karşılık çizgili kanallarının çok uzun ve belirgin olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parankim yapısını analiz et
Büyük oranda seröz, ancak az miktarda müköz ve seröz yarımay var. Bu 'Miks ama seröz baskın' bir bez olduğunu gösterir (Submandibular). Saf seröz olan Parotis ve Von Ebner elenir.
Bezlerin asinus içeriği (seröz/müköz oranı) en temel ayrım kriteridir.
2
Kanal sistemini analiz et
İnterkale kanallar kısa, çizgili kanallar uzun. Bu özellik Submandibular beze özgüdür. Parotis bezinde interkale kanallar uzundur.
İnterkale ve çizgili kanalların uzunlukları, majör tükürük bezlerinin ayrımında kullanılan ikinci önemli kriterdir.
3
Sonuç çıkar
Hem seröz baskın miks yapısı hem de kısa interkale/uzun çizgili kanal özelliği Submandibular bezi işaret eder.
Tüm histolojik bulguların örtüştüğü tek seçenek belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Majör tükürük bezlerinin (Parotis, Submandibular, Sublingual) asinus tipleri ve kanal uzunluklarına göre histolojik ayrımı.

İpuçları

1
Bu bezin yapısı Parotis'e çok benzer (seröz baskın), ancak içinde az miktarda da olsa müköz üniteler bulunur.
2
Parotis bezinde interkale kanallar çok uzundur; bu bezde ise tam tersine interkale kanallar kısa, çizgili kanallar uzundur.

Daha Fazla Pratik

Seröz ve müköz hücrelerin ultrastrüktürel farklarını (organel dağılımı) sorgulayan bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 95Soru →

Tükürük bezlerinin histolojik preparatları incelendiğinde; baskın olarak müköz karakterde hücreler içeren asiner yapılar ve yer yer seröz yarımaylar görülmektedir. Bu bezin, glandula submandibularis olmadığına ve glandula sublingualis olduğuna karar verilmesindeki en güçlü histolojik kanıt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnterkale ve çizgili kanalların çok kısa olması ve preparatlarda nadiren izlenmesi

Cevap

Glandula sublingualis'i diğer mikst salgı yapan bezlerden ayıran en spesifik özellik, kanal sistemindeki interkale ve çizgili kanalların oldukça kısa ve az gelişmiş olmasıdır.
Glandula sublingualis, büyük tükürük bezleri içerisinde müköz komponentin en baskın olduğu bezdir. Histolojik kesitlerde glandula submandibularis ile karıştırılabilse de, sublingual bezde interkale kanallar ve çizgili kanallar (striated ducts) çok kısa oldukları için nadiren görülürler. Submandibular bezde ise özellikle çizgili kanallar çok uzun ve belirgindir.

Adım Adım Çözüm

1
Bez tipini belirle
Müköz ağırlıklı ve seröz yarımay içeren yapı, bezin mikst (karışık) bir bez olduğunu gösterir.
Glandula submandibularis ve sublingualis mikst bezlerdir.
2
Kanal sistemini karşılaştır
Submandibular bezde çizgili kanallar çok belirgin ve uzundur; sublingual bezde ise bu kanallar neredeyse hiç seçilemez.
Kanal sisteminin gelişmişlik düzeyi, mikst bezler arasındaki en önemli histomorfolojik farktır.
3
Ayırıcı tanıyı doğrula
Kanal kısalığı/yokluğu glandula sublingualis tanısını kesinleştirir.
Sublingual bezin boşaltım sistemi, asinuslardan hemen sonra daha geniş olan interlobüler kanallara geçme eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Tükürük bezlerinde kanal sisteminin (interkale ve çizgili kanallar) uzunluğu ve belirginliği, bezler arasında ayırıcı tanıda kritik rol oynar.

Daha Fazla Pratik

Tükürük bezlerindeki çizgili kanalların bazal katlanmalarında bulunan iyon pompalama mekanizmalarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru →

Mide korpusunda yer alan gastrik bezlerin (propria bezleri) hücresel organizasyonu, bez içerisindeki yerleşim bölgeleri ve fonksiyonel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muköz boyun hücreleri, bezin boyun (neck) bölgesinde paryetal hücreler arasında yerleşmiş olup, yüzey mukus hücrelerinden farklı olarak asidik karakterde bir mukus sentezlerler.

Cevap

Muköz boyun hücreleri, bezin boyun bölgesinde yerleşir ve yüzey mukus hücrelerinden farklı olarak asidik karakterde mukus salgılarlar.
Muköz boyun hücreleri, gastrik bezlerin boyun bölgesinde paryetal hücreler arasında kümelenmiş halde bulunurlar. Bu hücrelerin salgıladığı mukus, lümen yüzeyindeki hücrelerin salgıladığı kalın ve alkali mukus tabakasından kimyasal olarak farklıdır; daha az viskoz, daha asidik ve sülfatlanmış içeriktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Gastrik bezin (oksintik bez) bölümlerini ve hücre dağılımını tanımla.
Bez; isthmus, boyun (neck) ve taban (base) olmak üzere üç bölüme ayrılır. Kök hücreler isthmus'ta, paryetal hücreler boyun ve tabanda, esas hücreler ise tabanda yoğunlaşır.
Hücrelerin bez içindeki spesifik lokalizasyonu fonksiyonel organizasyonu belirler.
2
Muköz hücre tipleri arasındaki farkı analiz et.
Yüzey mukus hücreleri lümen yüzeyinde alkali mukus salgılayarak asitten korur. Muköz boyun hücreleri ise boyun bölgesinde yerleşir ve asidik mukus salgılar.
Mide mukozasındaki farklı mukus türlerinin ayırt edilmesi tanısal ve fizyolojik açıdan kritiktir.
3
Diğer hücrelerin (Paryetal, Esas, G hücresi) salgı ve boyanma özelliklerini kontrol et.
Paryetal hücre HClHCl salgılar (asidofilik), Esas hücre pepsinojen salgılar (bazofilik GERGER nedeniyle), G hücresi ise antrumda yerleşiktir.
TUS sınavlarında hücre fonksiyonu ve lokalizasyon eşleşmesi sıkça sorgulanır.

Anahtar Kavram

Mide gastrik bezlerinde hücresel heterojenlik ve bölgesel yerleşim (Topografik Histoloji)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 97Soru →

Tükürük bezlerinde salgı yapan asinusların ve interkale kanalların etrafında, bazal lamina ile epitel hücrelerinin bazal plazma membranı arasında yerleşen ve kasılma özelliğiyle salgının boşaltım kanallarına doğru ilerlemesini sağlayan hücre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyoepitelyal hücre

Cevap

Miyoepitelyal hücre
Doğru seçenek olan miyoepitelyal hücreler, tükürük bezlerinde asinusların ve interkale kanalların etrafında yerleşerek, içerdikleri kasılabilen flamanlar yardımıyla salgının kanallar boyunca ilerlemesini sağlar. Bu hücreler epitelyal kökenli olmalarına rağmen kas hücresi gibi davranırlar ve bazal lamina ile epitel hücreleri arasındaki özel konumları tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücrenin yerleşim yerini analiz etmek
Bazal lamina ile salgı yapan epitel hücreleri arasında yerleştiği tespit edildi.
Miyoepitelyal hücrelerin karakteristik anatomik konumu bu aralıktır.
2
Hücrenin fonksiyonel özelliğini değerlendirmek
Kasılma yeteneği olduğu belirlendi.
Bu hücreler içerdikleri aktin ve miyozin flamanları sayesinde kasılarak salgıyı kanal sistemine iterler.
3
Doğru hücre tipini eşleştirmek
Tanımlanan özelliklerin miyoepitelyal hücreye ait olduğu sonucuna varıldı.
Tükürük bezlerindeki bu spesifik konumu ve kasılma görevini üstlenen tek hücre tipidir.

Anahtar Kavram

Miyoepitelyal hücrelerin tükürük bezlerindeki yerleşimi ve fonksiyonu
Tahmini Süre:45s
Soru 98Soru →

Karaciğer parankimasının fonksiyonel organizasyonunu açıklayan Rappaport'un hepatik asinus (acinus) modeline göre, santral vene (vena centralis) en yakın yerleşimli olan Zone 3 (perivenöz zon) hepatositlerinin özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipoksiye ve iskemik hasara en duyarlı bölgedir; düz endoplazmik retikulumca zengin olup ilaç detoksifikasyonunda majör rol oynar

Cevap

Hipoksiye ve iskemik hasara en duyarlı bölgedir; düz endoplazmik retikulumca zengin olup ilaç detoksifikasyonunda majör rol oynar
Rappaport asinus modelinde kan akımı portal alandan (Zone 1) santral vene (Zone 3) doğrudur. Zone 3 hepatositleri, kandan oksijeni ve besini en son alan hücrelerdir, bu nedenle hipoksiye, iskemiye ve konjestif kalp yetmezliğine en duyarlı gruptur (sentrilobüler nekroz). Metabolik olarak ise Düz Endoplazmik Retikulum (DER) organelince zengindirler ve ksenobiyotiklerin detoksifikasyonu (Sitokrom P450 sistemi), glikoliz ve yağ sentezi burada baskındır.

Adım Adım Çözüm

1
Rappaport'un Hepatik Asinus modelini hatırla
Bu model, karaciğer fonksiyonunu kan akımı yönüne (Portal alan -> Santral ven) göre 3 zona ayırır.
Soruda spesifik olarak Zone 3 (perivenöz) sorulmaktadır.
2
Kan akımı ve oksijen gradiyentini analiz et
Kan, hepatik arter ve portal venden sinüzoide girer (Zone 1). Sinüzoid boyunca ilerleyerek oksijenini ve besinini kaybeder ve en son santral vene dökülür (Zone 3).
Bu hemodinamik yapı, zonların metabolik özelliklerini belirler.
3
Zone 3'ün özelliklerini belirle
Oksijeni en az alan bölgedir (hipoksiye/iskemiye en duyarlı). Ancak detoksifikasyon (sitokrom P450), glikoliz ve lipid sentezi burada en aktiftir.
Zone 1 ise oksijeni bol aldığı için protein sentezi ve glikoneogenezde aktiftir.

Anahtar Kavram

Hepatik Asinus (Rappaport) Zonasyonu ve Metabolik Farklılaşma

İpuçları

1
Karaciğerde kan akımının yönünü düşünün: Kan nereden girer ve nereye dökülür?
2
Kan, portal alandan (perifer) girip santral vene (merkez) doğru akar. Bu yolculuk sırasında oksijen miktarı giderek azalır.
3
Zone 3 santral vene en yakın kısımdır. Oksijeni en az alan bu bölge, enerji için oksijene daha az ihtiyaç duyan (glikoliz) veya zehirleri temizleyen (detoksifikasyon) süreçlerde özelleşmiştir.

Daha Fazla Pratik

Klasik Karaciğer Lobülü ile Portal Lobül modellerinin merkezinde hangi yapıların bulunduğunu karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 99Soru →

Mide mukozasında yer alan müköz salgı hücreleri değerlendirildiğinde; lümen yüzeyini örten yüzey mukus hücreleri ile gastrik bezlerin (propria bezleri) boyun bölgesinde yerleşen muköz boyun hücreleri arasındaki farklarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüzey mukus hücreleri lümen yüzeyinde alkali bir mukus tabakası oluştururken, muköz boyun hücreleri daha çözünür ve asidik nitelikte bir mukus salgılar

Cevap

Yüzey mukus hücreleri lümen yüzeyinde alkali bir mukus tabakası oluştururken, muköz boyun hücreleri daha çözünür ve asidik nitelikte bir mukus salgılar.
Mide mukozasında iki temel müköz hücre tipi bulunur. Yüzey mukus hücreleri, lümen yüzeyini ve gastrik çukurları (foveola) döşeyen basit prizmatik hücrelerdir; bunlar alkali karakterde, kalın ve 'görünür' bir mukus tabakası oluşturarak epiteli asit ve enzimlerin etkisinden korurlar. Muköz boyun hücreleri ise gastrik bezlerin boyun bölgesinde (isthmus ile gövde arasında) yerleşir; bunlar daha az alkali, çözünür ve hafif asidik karakterde bir mukus salgılayarak sindirim sürecine yardımcı olurlar.

Adım Adım Çözüm

1
Epitel tipinin belirlenmesi
Mide mukozası basit prizmatik epitel ile örtülüdür.
Özofagustan mideye geçişte (Z-çizgisi) çok katlı yassı epitel yerini tek katlı prizmatik epitelyuma bırakır.
2
Hücrelerin lokalizasyonunun analizi
Yüzey mukus hücreleri lümen ve foveolada, muköz boyun hücreleri ise gastrik bezlerin boyun bölgesinde bulunur.
Gastrik bezler farklı bölgelerde özelleşmiş hücre grupları barındırır.
3
Salgı özelliklerinin karşılaştırılması
Yüzey hücreleri alkali/koruyucu, boyun hücreleri asidik/çözünür mukus salgılar.
Yüzey hücreleri epiteli korumaya odaklanırken, boyun hücreleri sindirim kanalındaki içeriğin mobilitesine ve pH dengesine katkıda bulunur.

Anahtar Kavram

Mide mukozasındaki müköz hücrelerin (yüzey vs. boyun) morfolojik ve fonksiyonel farklılıkları.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 100Soru →

Büyük tükürük bezlerinde asinusların hemen devamında yer alan, tek katlı yassı veya alçak kübik epitelle döşeli, lümeni oldukça dar olan en küçük çaplı kanal aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnterkale (ara) kanal

Cevap

İnterkale (ara) kanal, asinuslardan salgıyı doğrudan alan ilk, en dar ve tek katlı yassı/kübik epitel ile döşeli kanal kısmıdır.
Doğru seçenek olan interkale (ara) kanallar, asinusların lümeni ile doğrudan devamlılık gösteren ilk segmenttir. Bu kanallar oldukça dar bir lümene sahiptir ve tek katlı yassı veya alçak kübik epitel hücrelerinden oluşur. Özellikle saf seröz salgı yapan parotis bezinde çok belirgin olarak izlenirler.

Adım Adım Çözüm

1
Tükürük bezi kanal sisteminin asinustan itibaren izlediği yolu belirleyin.
Sıralama: Asinus → İnterkale kanal → Çizgili kanal → İntralobüler/İnterlobüler kanallar → Ana kanal şeklindedir.
Salgının izlediği morfolojik yolu anlamak en küçük birimi tanımlamayı sağlar.
2
Kanal tiplerinin epitel ve çap özelliklerini karşılaştırın.
İnterkale kanallar tek katlı yassı/alçak kübik epitelli iken, çizgili kanallar tek katlı prizmatik epitellidir.
İnterkale kanallar kanal sisteminin en proksimal ve en ince bölümüdür.

Anahtar Kavram

Tükürük bezlerinde intralobüler kanal sisteminin başlangıç birimi interkale (ara) kanallardır.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 5 / 14Sonraki
Sindirim ve Üriner Sistemler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin