Yunus Emre’nin;
*Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil,*
*Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.*
dizeleri, tasavvufi hayatın dışsal ve şekilsel boyutundan ziyade özüne ve samimiyetine vurgu yapmaktadır. Bu dizelerde dile getirilen; dış gösterişten ve maddi unsurlardan kaçınarak, dünya malına ve makamına karşı mesafeli durup kalben Allah’a yönelme anlayışı, tasavvufi düşüncenin temellerini oluşturan aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
- AMarifet
- BSeyr-i süluk
- ZühdCevap
- DFena
- Eİhsan
Cevap
Zühd
Yunus Emre'nin dizelerinde geçen 'hırka' ve 'taç', dervişliğin dışsal, şekilsel ve toplumsal statü belirten unsurlarını temsil eder. Şair, gerçek dervişliğin bu tür maddi ve dışsal sembollerle değil, kalbin arınması ve samimiyetle mümkün olduğunu belirtmektedir. Tasavvuf literatüründe dünyaya, dünya malına, makam, mevki ve gösterişe değer vermemeyi, bunlara karşı kalben mesafeli durmayı ifade eden kavram zühddür. Bu yönüyle dizelerde dile getirilen anlayış doğrudan zühd kavramıyla ilişkilidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Zühd kavramı, dünya hayatına, makam ve mevkiye değer vermemeyi, gösterişten uzak durarak kalbi yalnızca Allah sevgisiyle doldurmayı ifade eden temel bir tasavvuf kavramıdır.
Tahmini Süre:1m 30s