Bir bakteri türünde kapsül oluşumundan sorumlu genetik bilgi, plazmit DNA üzerinde taşınmaktadır. Bu bakteri türünün kullanıldığı transformasyon deneylerinde aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:
* Isıtılarak öldürülmüş kapsüllü bakterilerden elde edilen hücre dışı özüt, canlı ve kapsülsüz bakterilerin bulunduğu ortama eklendiğinde transformasyon gerçekleşmekte ve ortamda canlı kapsüllü bakteriler oluşmaktadır.
* Bu hücre dışı özüt, DNA çift zincirini bir arada tutan hidrojen bağlarını koparan fakat fosfodiester bağlarına zarar vermeyen yüksek sıcaklığa () maruz bırakılıp yavaşça soğutulduktan sonra canlı kapsülsüz bakterilere eklendiğinde de transformasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştiği görülmüştür.
* Özüt, sadece tek zincirli DNA moleküllerini parçalayan bir nükleaz enzimiyle muamele edildiğinde transformasyon engellenmezken; çift zincirli DNA moleküllerini spesifik bölgelerinden kesen bir endonükleaz enzimiyle muamele edildiğinde transformasyonun gerçekleşmediği gözlenmiştir.
* Özüte, ortamdaki serbest deoksiribonükleotitleri yıkan bir enzim eklendiğinde transformasyon sürecinin aksamadığı belirlenmiştir.
Buna göre, gerçekleştirilen deneyler ve elde edilen bulgulardan yola çıkılarak yapılan aşağıdaki yorumlardan hangisi yanlıştır?
- ATransformasyon faktörü olan genetik materyalin alıcı hücre tarafından alınabilmesi ve işlevsel olabilmesi için çift zincirli yapısının korunması veya bu yapının yeniden kurulabilmesi gereklidir.
- BYüksek sıcaklık uygulaması (), DNA'nın birincil yapısını oluşturan fosfodiester bağlarını yıkmadığı için genetik bilginin bütünlüğü korunmuştur.
- Alıcı bakterilerin kapsül oluşturma yeteneği kazanması, ortamdaki serbest deoksiribonükleotitlerin hücre içine alınarak sıfırdan () yeni bir kapsül geni sentezlenmesiyle gerçekleşir.Cevap
- DTransformasyon faktörünün alıcı hücrede yeni fenotipi (kapsül oluşumu) ortaya çıkarabilmesi için alıcı hücrede transkripsiyon ve translasyon olaylarının aktif olarak gerçekleşmesi gerekir.
- ETek zincirli DNA'ları yıkan nükleazın özütün transformasyon yeteneğini kaybettirmemesi, transformasyondan sorumlu aktif molekülün tek zincirli bir nükleik asit olmadığını gösterir.