1909 yılında bir araya gelerek Türk edebiyatının ilk edebî beyannamesini yayımlayan ve "sanat şahsi ve muhteremdir" ilkesini savunan topluluk; şiirde estetik mükemmelliği, sembolizmi, akşam ve melal gibi bireysel temaları, musikiyle beslenen kapalı bir anlatımı benimsemiştir.
Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisi bu topluluğun şiir anlayışını doğrudan yansıtmaktadır?
- AVücudun kim hamir-i mâyesi halk-ı vatanındır
Ne gam râh-ı vatanda çekilse cevr ü meşakkat
Neden korkulur zira ki hürriyet kefenindir - BBaşka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu'muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz. - Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
Yorgun gözümün halkalarında
Güller gibi fecr oldu nümayan...Cevap - DHiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırından çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi; - EEyvah! Ne yer, ne yar kaldı,
Gönlüm dolu ah ü zar kaldı.
Şimdi buradaydı, gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.
Cevap
Akşam, fecr, kamış gibi sembolist imgeleri barındıran ve musikiyle yüklü olan dizelerin yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Fecr-i Âti şiiri, sembolizmin etkisiyle şekillenmiş; akşam, melal, yalnızlık, gece, fecr, göl ve kamış gibi anahtar kavramlar etrafında örülmüştür. Musiki ve anlam kapalılığı bu şiir anlayışının en belirgin niteliklerindendir. Akşam, fecr ve kamış imgelerini barındıran dizeler, topluluğun en önemli temsilcisi olan Ahmet Haşim'e ait olup grubun estetik ve tematik şiir ilkelerini tam anlamıyla yansıtmaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fecr-i Âti Şiirinin Estetik ve Tematik Özellikleri