Sosyolog ve yazar Ziya Gökalp, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu buhrandan kurtulması için çözüm yolları aramış ve fikirlerini 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' başlığı altında formüle etmiştir. Gökalp; millî kültürün (hars) Türk töresine ve Türkçe dil birliğine dayanması gerektiğini, toplumsal ahlak ve manevi değerlerin korunması için İslam dininden yararlanılması gerektiğini, çağdaşlaşma (medeniyet) için ise Batı'nın sadece bilim ve tekniğinin alınması gerektiğini savunmuştur.
Ziya Gökalp'in bu düşünce yapısı dikkate alındığında, onun 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' senteziyle;
I. Batı medeniyetinin kültürel değerlerinin de aynen benimsenerek toplumsal yapının tamamen Batılılaştırılması,
II. Osmanlıcılık fikrinin geçerliliğini yitirmesi üzerine kültürel ve dilsel birlikteliğe dayalı Türkçülük anlayışının getirilmesi,
III. Millî kimlik inşası sürecinde dinî ve ahlaki değerlerin tamamen dışlanarak seküler bir toplumsal düzen kurulması
hedeflerinden hangilerini amaçladığı savunulamaz?
- AYalnız I
- BYalnız II
- CI ve II
- I ve IIICevap
- EII ve III