Karl Jaspers, felsefe yapmayı 'yolda olmak' olarak tanımlarken, insanın kendi varoluşunun bilincine vararak sürekli bir arayış içinde olmasını vurgular. Bu arayış, bireyin verili kabulleri sorgulayarak kendi zihinsel özerkliğini inşa etmesini sağlar. Ancak felsefenin bu bireysel yönü, toplumsal alandan kopuk bir fildişi kulesi inzivas�� değildir. Bireyin kendi zihni üzerindeki bu eleştirel egemenliği, toplumsal yapıda dogmaların sarsılmasını ve farklı yaşam formlarının bir arada var olabilmesini sağlayan bir hoşgörü ikliminin ön koşuludur. Dolayısıyla felsefi sorgulama bireyde başlar fakat toplumsal düzenin rasyonel bir temelde yeniden üretilmesinde nihai işlevine kavuşur.
Buna göre parçada savunulan temel düşünce doğrultusunda felsefenin bireysel ve toplumsal işlevleri arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- AFelsefi sorgulamanın bireyi nihai ve değişmez bir bilgeliğe ulaştırarak toplumu yönetme yetkisi kazandırdığı
- BBireyin zihinsel dünyasındaki doğruluk arayışının, dış dünyadaki nesnel gerçekliği doğrudan değiştirerek toplumsal refahı sağladığı
- CFelsefenin toplumsal işlevinin, varlığı parçalara ayırarak deneysel yöntemlerle inceleyen bilimsel ilerlemeye doğrudan yön vermek olduğu
- Bireysel düzeyde kazanılan eleştirel özerkliğin, toplumsal düzeyde çoğulcu ve dogmalardan arınmış bir yapının inşası için zorunlu bir zemin hazırladığıCevap
- EBireysel sorgulamanın yalnızca akla dayalı doğruları kabul edip deneysel verileri dışlamasının toplumsal uzlaşmayı kolaylaştırdığı