Agâh Bey, Anadolu içindeki bu küçük, fakat meyvesi bol, havası ağır mutasarrıflığa tahrirat müdürü tayin edildiği gün kendisinde büyük bir çalışma arzusu, vatan ve millete faydalı olmak hevesi vardı. İstanbul’da iken kafasında kurduğu ıslahat projelerini burada tatbik edecek, kasabayı bayındır hâle getirecekti. Fakat ilk günler kasaban��n bu rehaveti, memurların işleri ağırdan alması ve şeftali bahçelerindeki o bitmez tükenmez eğlenceler onu şaşırttı. Direnmeye, kendini korumaya çalıştıysa da zamanla o da bu tatlı ataletin kollarına kendini bıraktı ve nihayet şeftali bahçelerinin müdavimlerinden biri oldu.
Bu parçada olay örgüsü özetlenen hikâyeden ve yazarından hareketle Milli Edebiyat Dönemi hikâyeciliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AEserde Anadolu coğrafyası ve insanı, memleket edebiyatı anlayışı doğrultusunda gözlemci bir gerçekçilikle ele alınmı��tır.
- BSözü edilen hikâye, Türk edebiyatında hikâyeciliğin yönünü İstanbul dışına çeviren öncü yapıtlardan biri olan Memleket Hikâyeleri'nde yer almaktadır.
- CYazar, Yeni Lisan hareketinin dil anlayışına uygun olarak konuşma dilinin doğallığını ve sade Türkçe ilkelerini yansıtmıştır.
- DHikâyede, idealist bir bürokratın taşra gerçekliği karşısındaki yenilgisi ve çevreye uyum sağlama süreci ironik bir anlatımla sunulmuştur.
- Yazar, bu ve benzeri hikâyelerinde Maupassant tarzı olay hikâyeciliğinin sınırlarını aşarak durum hikâyeciliğinin ilk olgun örneklerini vermiştir.Cevap