Soru

Zorluk: ZorDavranışın Biyolojik Temelleri

Bir araştırmada, deneklerin ani bir gürültü ve tehdit karşısında gösterdikleri fizyolojik tepkiler incelenmiştir. Araştırmacılar, bu süreçte böbrek üstü bezlerinden adrenalin salınımının arttığını, kalp atışlarının hızlandığını, göz bebeklerinin büyüdüğünü ve sindirim faaliyetlerinin yavaşladığını saptamıştır. Tehdit edici durum ortadan kalktıktan bir süre sonra ise kalp atışlarının yavaşladığı, tükürük salgısının arttığı ve vücudun normal dengesine (homeostasis) döndüğü gözlenmiştir. Buna göre, araştırmadaki bulgular ve davranışın biyolojik temelleri dikkate alındığında aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

  1. A
    Araştırmada, deneklerin karşılaştığı tehdit edici durum bağımlı değişken, bu durum karşısında kalp atış hızı ve göz bebeklerindeki büyüme gibi fizyolojik değişimler ise bağımsız değişken olarak konumlandırılmıştır.
  2. B
    Biyolojik süreçlerin davranışı doğrudan belirlediğini gösteren bu bulgular, organizmanın içsel-zihinsel süreçlerini tamamen reddederek sadece gözlenebilir uyarıcı-tepki ilişkisine odaklanan bilişsel yaklaşımın doğruluğunu kanıtlamaktadır.
  3. C
    Deneklerin gürültünün kaynağını göremedikleri hâlde zihinlerinde tehlikeli bir durum varmış gibi algılamaları ve fizyolojik tepki vermeleri, dış dünyada hiçbir fiziksel uyarıcı bulunmadığında ortaya çıkan bir illüzyon örneğidir.
  4. Tehdit anında kalp atışının hızlanması ve sindirim sisteminin yavaşlaması otonom sinir sisteminin sempatik bölümünün aktivasyonuyla gerçekleşirken, tehdit sonrasındaki normalleşme süreci parasempatik bölümün denetimindedir.Cevap
  5. E
    Yoğun stres altında sindirim sistemi faaliyetlerinin yavaşlaması, organizmanın yaşadığı kaygıyı hafifletmek amacıyla biyolojik düzeyde geliştirdiği bir mantığa b��rüme savunma mekanizmasıdır.

Cevap

Tehdit anında kalp atışının hızlanması ve sindirim sisteminin yavaşlaması otonom sinir sisteminin sempatik bölümünün aktivasyonuyla gerçekle��irken, tehdit sonrasındaki normalleşme süreci parasempatik bölümün denetimindedir.
Vücudumuz ani stres, tehdit veya acil durumlar karşısında otonom sinir sisteminin sempatik bölümünü aktive eder. Bu süreçte organizma savaşa veya kaçmaya hazırlanır; kalp atışları hızlanır, göz bebekleri büyür ve sindirim gibi o an hayati olmayan sistemler yavaşlar. Tehdit geçtikten sonra ise parasempatik sinir sistemi devreye girerek organizmayı sakinleştirir, sindirimi yeniden başlatır ve vücudu normal denge durumuna (homeostasis) kavuşturur. Bu nedenle sempatik ve parasempatik sistemlerin işlevlerini doğru tanımlayan yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki fizyolojik değişimleri ve bunların sinir sistemindeki karşılıklarını analiz etmek.
Stres ve acil durum anında salgılanan adrenalin, kalp hızlanması ve sindirimin yavaşlaması sempatik sinir sisteminin aktivasyonunu; sonrasındaki sakinleşme ve normalleşme ise parasempatik sinir sisteminin aktivasyonunu göstermektedir.
Sempatik ve parasempatik sistemlerin otonom sinir sistemi içinde birbirine zıt çalışan iki mekanizma olduğunu saptamak.
2
Seçeneklerdeki kavramsal ve metodolojik açıklamaları değerlendirmek.
Sempatik ve parasempatik sistemlerin işlevlerinin bilimsel olarak doğru ifade edildiği seçeneğe ulaşmak; diğer seçeneklerdeki değişken, algı, ekol ve savunma mekanizması hatalarını elemek.
YKS AYT sınav formatındaki kavramsal doğruluk ve çeldirici analizini tamamlamak.

Anahtar Kavram

Otonom sinir sisteminin (sempatik ve parasempatik) organizmanın stresi yönetmesi ve homeostasis dengesini koruması üzerindeki etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla