Kutsal İttifak Savaşları'nı sonlandıran Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) antlaşmalarının ardından Osmanlı bürokrasisinde Reisülküttabın önemi artmış, geleneksel 'cihad' ve tek taraflı barış dikte etme siyasetinin yerini sınırların korunması ve diplomatik müzakereler almıştır. Bu doğrultuda Osmanlı Devleti, Avusturya ile olan sınır belirleme çalışmalarında ilk kez tarafsız komisyonlar kurulmasını ve sınır çizgilerinin haritalandırılmasını kabul etmiştir. Bu bilgilere göre, Osmanlı Devleti'nin dış siyaseti ve egemenlik anlayışında yaşanan değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ASınırların tespiti için ortak komisyonların kurulmasıyla egemenlik hakkının ve sınır kavramının coğrafi olarak somutlaştığı
- BAskeri üstünlüğe dayalı tek taraflı güç kullanımından, müzakere ve denge esaslı çok taraflı diplomasiye geçiş yapıldığı
- CDış işlerinin yönetiminin reisülküttaba devredilmesiyle birlikte bürokratik mekanizmanın askeri sınıfa karşı güç kazandığı
- Batı'da yaşanan askeri başarısızlıklar karşısında, Avrupalı devletlerin iç işlerine müdahalesini engellemek için kapitülasyonların tek taraflı olarak kaldırıldığıCevap
- EUluslararası ilişkilerde 'mütekabiliyet' esasına dayalı modern diplomasi kurallarının Osmanlı yönetimince kabullenilmeye başlandı��ı
Cevap
Batı'da yaşanan askeri başarısızlıklar karşısında, Avrupalı devletlerin iç işlerine müdahalesini engellemek için kapitülasyonların tek taraflı olarak kaldırıldığı
Osmanlı Devleti, Batı karşısında askeri güç kaybettiği Karlofça ve İstanbul antlaşmaları sonrasında kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmamış, aksine Avrupalı büyük güçlerin (İngiltere ve Hollanda gibi) arabuluculuğuna ihtiyaç duyduğundan bu devletlerin ekonomik ve siyasi ayrıcalıklarını sürdürmelerine izin vermiştir. Kapitülasyonların tamamen kaldırılması ancak Yeni Türk Devleti döneminde Lozan Antlaşması ile mümkün olabilmiştir. Bu nedenle kapitülasyonların bu dönemde kaldırıldığı yönündeki ifade söylenemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Osmanlı diplomasisinde mütekabiliyet, sınır egemenliği ve bürokratik dönüşüm