Tarımsal biyoteknoloji uygulamaları, artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamada önemli çözümler sunarken aynı zamanda çeşitli etik ve çevresel tartışmaları da beraberinde getirmektedir.
Buna göre;
I. Genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) polenlerinin doğal ekosistemdeki yabani türlere karışarak genetik kirliliğe yol açması,
II. Transgenik bitkilerin üretiminde kullanılan genlerin, hedef olmayan yararlı böcek türlerine zarar vermesi,
III. Modern biyoteknolojik yöntemler sayesinde besin değeri artırılmış ürünlerin (örneğin Altın Pirinç) geliştirilmesi
durumlarından hangileri biyoteknolojinin tarımda kullanımına yönelik biyoetik kaygılar arasında yer alır?
- AYalnız I
- BYalnız III
- I ve IICevap
- DII ve III
- EI, II ve III
Cevap
Biyoetik kaygılar, biyoteknolojik uygulamaların canlı sağlığı, çevre ve genetik çeşitlilik üzerindeki potansiyel risklerini kapsar; bu nedenle genetik kirlilik ve hedef dışı canlılara zarar verilmesi (I ve II) bu kapsamdadır.
Doğru yanıt olan seçenek, genetik kirlilik (GDO'lu polenlerin yayılması) ve ekosistemdeki diğer canlılara (yararlı böcekler) verilen zararın biyoetik çerçevede tartışılan temel riskler olduğunu belirtmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Biyoetik, biyoloji ve tıp alanındaki gelişmelerin ahlaki boyutlarını ve potansiyel risklerini inceleyen disiplindir.