İnsanlarda döllenmeyi takip eden erken embriyonik gelişim süreçleri (segmentasyon ve blastula evreleri) ile bu süreçlerin hormonal kontrolüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- APlasentadan salgılanan progesteron hormonu kan yoluyla tüm vücut hücrelerine taşınır ve tüm anne dokularındaki hücreleri uyararak hepsinde aynı hücresel tepkiyi oluşturur.
- BSegmentasyon evresindeki blastomerlerde protein sentezi ve aktif taşıma gibi metabolik olayların gerçekleştirilebilmesi için öncelikle replikasyonun tamamlanıp hücrenin bölünme evresine (mitoz) girmesi zorunludur.
- Döllenmeyi takip eden segmentasyon sürecinde blastomerlerdeki hızlı mitoz bölünmeler sırasında hücre büyümesi gerçekleşmediği için, morula evresindeki embriyonun toplam kütlesi başlangıçtaki zigotun kütlesinden daha azdır.Cevap
- DBlastosist endometriyuma gömülürken, koryon zarı hücrelerinden salgılanan enzimlerin endometriyum hücrelerini hücre dışı sindirimle (hidroliz) parçalaması sürecinde doğrudan yüksek miktarda ATP tüketilir.
- EBlastomerlerin bölünmesi için gereken ATP'nin üretildiği hücresel solunumun glikoliz evresi, mitokondri matriksinde gerçekleştirilir ve bu evrede doğrudan oksijen tüketilir.
Cevap
Döllenmeyi takip eden segmentasyon sürecinde blastomerlerdeki hızlı mitoz bölünmeler sırasında hücre büyümesi gerçekleşmediği için, morula evresindeki embriyonun toplam k��tlesi başlangıçtaki zigotun kütlesinden daha azdır.
Döllenmeyi izleyen erken embriyonik gelişim evresi olan segmentasyonda, zigot büyümeden çok hızlı mitoz bölünmeler geçirir. Oluşan her bir hücreye blastomer adı verilir. Hücreler büyüme fazlarını (G1 ve G2) atladığı ve dış ortamdan besin almadığı için, bölünmeler için gereken enerji (ATP) hücre içindeki besin maddelerinin (vitellüs) hücresel solunumda yıkılmasıyla karşılanır. Solunum sonucu karbondioksit ve su gibi atıkların uzaklaştırılması, morula evresindeki embriyonun toplam kuru ağırlığının zigotun ağırlığından daha az olmasına yol açar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Segmentasyon sürecinde hücre büyümesinin olmaması ve enerji tüketimine bağlı olarak embriyonik kütle azalması