Otuz Yıl Savaşları'nı sonlandıran 1648 Westphalia Barışı, Kutsal Roma Germen İmparatorluğu sınırları içerisindeki prensliklerin kendi dinlerini seçebilmesini ve imparatordan bağımsız olarak antlaşmalar imzalayabilmesini hükme bağlamıştır. Ayrıca, Papalık makamının antlaşma hükümleri üzerindeki veto yetkisi tamamen geçersiz sayılmış, böylece uluslararası siyasette kilisenin belirleyici gücü sınırlandırılmıştır.
Buna göre, Westphalia Barışı ile temelleri atılan modern uluslararası düzende aşağıdakilerden hangisinin geçerli bir ilke olduğu savunulamaz?
- AUluslararası ilişkilerde dinsel meşruiyet bağlarının yerini, rasyonel ve dünyevi çıkarların alması
- BKutsal Roma Germen İmparatorluğu'nun egemenliğinin yerel prenslikler lehine sınırlanmasıyla imparatorluğun merkezi otoritesinin zayıflaması
- CDevletlerin kendi sınırları içindeki dini ve siyasi düzenlemelerde tam yetkili kabul edilmesiyle iç işlerine müdahale yasağının doğması
- Dini otoritenin ve kuralların, devletlerin egemenlik haklarının üstünde bir meşruiyet kaynağı olarak korunmasıCevap
- EUluslararası hukukun, aşkın (supranasyonel) bir dinî otorite yerine eşit egemen devletlerin uzlaşısına dayanan yatay bir düzleme taşınması
Cevap
Dini otoritenin ve kuralların, devletlerin egemenlik haklarının üstünde bir meşruiyet kaynağı olarak korunması
Dini otoritenin ve kuralların devlet egemenliğinin üzerinde tutulması ifadesi Westphalia düzeniyle bağdaşmaz. Westphalia Barışı, dinî otoritelerin (özellikle Papalığın) devletler üzerindeki vesayetine son vermiş ve egemenliği sekülerleştirmiştir. Dolayısıyla bu ilke yeni düzende savunulamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Westphalia Barışı'nın sekülerleşme, egemen devletlerin eşitliği ve modern uluslararası hukuk üzerindeki kurucu etkisi
Tahmini Süre:2m 30s