Soru

Zorluk: ZorDönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif, Yahya Kemal)

Milli Edebiyat Dönemi’nde herhangi bir edebi topluluğa dahil olmayarak sanat yaşamlarını bağımsız olarak sürdüren Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, aruz ölçüsünü Türkçe başarıyla uygulamaları bakımından ortaklaşsalar da şiir anlayışları, dil işçilikleri ve sanata yükledikleri işlev açısından birbirlerinden tamamen ayrılırlar.

Buna göre, bu iki şairin edebî yönelimleri ve şiir anlayışları hakkında aşağıda yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Mehmet Âkif’in aruz ölçüsünü Türkçeye uygularken yakaladığı doğallık, şiiri nesre (düzyazıya) yaklaştırma gayesinin bir sonucuyken; Yahya Kemal’in aruz tercihinde şiiri müzikle özdeşleştiren, kelimelerin yerini melodiye göre belirleyen estetist bir tavır hâkimdir.
  2. B
    Mehmet Âkif, realist bir yaklaşımla günlük yaşamın acı gerçeklerini, yoksulluğu ve sosyal aksaklıkları manzumelerine taşırken; Yahya Kemal, şiirde geçmişin ihtişamına, Osmanlı tarihine, İstanbul sevgisine ve bireysel temalara yönelerek sanatsal hazzı ön planda tutmuştur.
  3. C
    Mehmet Âkif, aruzla yazdığı ve yedi kitaptan oluşan Safahat adlı külliyatında toplumsal dertlere çözüm arayan didaktik bir dil tercih ederken; Yahya Kemal, şiirde kelimelerin ses uyumuna (deruni ahenk) önem veren titiz bir dil işçiliği sergileyerek öz şiir anlayışına öncülük etmiştir.
  4. Mehmet Âkif, manzum hikâyelerinde halkın konuşma dilini, argoyu ve sokak Türkçesini aruzla başarıyla bağdaştırırken; Yahya Kemal, dilde sadeleşme fikrine tamamen karşı çıkarak divan şiirinin dil ve anlatım özelliklerini aynen yaşatmayı ve şiirlerini tamamen Osmanlı Türkçesinin lugat kadrosuyla sınırlandırmayı savunmuştur.Cevap
  5. E
    Her iki şair de kendi dönemlerinde hece ölçüsünün yaygınlaşmasına rağmen aruz ölçüsünden vazgeçmemiş, ancak Mehmet Âkif aruzu tamamen sosyal meseleleri anlatmada bir araç olarak kullanırken Yahya Kemal aruzda ritim ve estetik mükemmelliği aramıştır.

Cevap

Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikâyelerinde halkın dilini aruzla bağdaştırdığı doğruyken, Yahya Kemal Beyatlı'nın divan şiiri dilini aynen yaşatmayı ve şiirlerini tamamen Osmanlı Türkçesiyle sınırlandırmayı savunduğu yönündeki ifade yanlıştır. Yahya Kemal, konuşulan yaşayan Türkçeyi ('Beyaz Türkçe') savunmuş ve İstanbul Türkçesiyle eserler vermiştir.
Yahya Kemal Beyatlı, divan edebiyatı geleneklerinden yararlanmış ve neoclassical bir anlayış sergilemiş olsa da dilde sadeleşme fikrine tamamen karşı çıkmamış; aksine 'Türkçe ağzımda annemin ak sütüdür' diyerek İstanbul Türkçesini, yani yaşayan konuşma dilini şiir dili olarak benimsemiştir. Dolayısıyla divan şiiri dilini aynen yaşatmayı ve Osmanlı Türkçesinin kelime kadrosuyla sınırlı kalmayı hedeflediği yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Âkif Ersoy'un sanat anlayışı ve aruz ölçüsünü Türkçeye uygulama tarzı değerlendirilir.
Şairin halkın konuşma dilini aruzla başarıyla kaynaştırdığı ve didaktik, sosyal realist bir tarz benimsediği görülür.
Seçeneklerde Mehmet Âkif ile ilgili verilen bilgilerin doğruluğunu test etmek için.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışı, dil işçiliği ve dilde sadeleşme konusundaki tutumu analiz edilir.
Yahya Kemal'in dilde aşırı Osmanlıcaya karşı olduğu, 'Beyaz Türkçe' adını verdiği yaşayan İstanbul Türkçesini benimsediği ve divan şiirini taklit etmek yerine modern neoclassical bir tarz oluşturduğu tespit edilir.
Yahya Kemal'in dil ve üslup anlayışına dair iddiaları doğrulamak için.
3
Seçenekler karşılaştırılarak yanlış olan yargı tespit edilir.
Yahya Kemal'in divan şiiri dilini aynen yaşatmayı ve şiirini tamamen Osmanlı Türkçesinin lugat kadrosuyla sınırlandırmayı savunduğunu öne süren ifadenin şairin 'yaşayan Türkçe' ilkesiyle çeliştiği belirlenir.
Soru kökünde istenen yanlış değerlendirmeyi ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif, Yahya Kemal)
Bu soruyu puanla