Soru

Zorluk: ZorFecr-i Âti Edebiyatı'nın Oluşumu ve Şiir Anlayışı

Fecr-i Âti topluluğu, Türk edebiyatı tarihinde ilk kez bir beyanname yayımlayarak ortaya çıkan edebî oluşumdur. Beyannamede; Servet-i Fünun (Edebiyat-ı Cedide) topluluğunun artık ömrünü tamamladığını, edebiyatın seviyesini yükseltmek gerektiğini, Batı'nın önemli eserlerini Türkçeye tercüme edeceklerini, bir kütüphane kuracaklarını ve halka açık konferanslarla edebiyatı yaygınlaştıracaklarını ilan etmişlerdir. Ancak topluluk, bu kurumsal ve geniş kapsamlı hedeflerine karşın kısa sürede dağılmış ve edebî pratikte vadettiklerinin çoğunu gerçekleştirememiştir.

Buna göre topluluğun beyannamedeki kurumsal ve toplumsal vaatleri ile edebî pratikleri arasındaki çelişkiyi ve başarısızlıklarının temel nedenini en iyi açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Tanzimat Dönemi'nin toplumcu sanat anlayışına geri dönmeyi amaçladıkları hâlde, hece ölçüsüyle yazma ısrarları ve dildeki aşırı sadeleşme çabaları nedeniyle estetik açıdan yetersiz kalmışlardır.
  2. B
    Servet-i Fünun şiirindeki kapalılığa tepki göstererek realizm ve parnasizm akımlarına yönelmişler, ancak dış dünyayı nesnel bir biçimde betimlemekte başarılı olamadıkları için dağılmışlardır.
  3. C
    Millî Edebiyat akımının Yeni Lisan hareketiyle başlattığı sade dil ve hece ölçüsü kurallarını tamamen benimseyip uygulamı��lar, ancak Servet-i Fünun tarzı karmaşık nazım biçimlerini bırakamadıkları için tutarsızlığa düşmüşlerdir.
  4. Sanatın şahsi ve muhterem olduğunu savunarak aşırı bireyselci bir estetik anlayışa yönelmeleri, beyannamede vadettikleri kurumsal ve toplumsal projeleri hayata geçirecek ortak bir irade ve zemin oluşturmalarını engellemiştir.Cevap
  5. E
    Ahmet Haşim'in şiirde musikiye ve hissiliğe önem veren şiir görüşlerini tamamen reddederek toplumsal sorunları ele alan didaktik bir edebiyat kurmaya çalışmışlardır.

Cevap

Sanatın şahsi ve muhterem olduğunu savunarak aşırı bireyselci bir estetik anlayışa yönelmeleri, beyannamede vadettikleri kurumsal ve toplumsal projeleri hayata geçirecek ortak bir irade ve zemin oluşturmalarını engellemiştir.
Sanatın bireysel ve saygıdeğer olduğunu ('sanat şahsi ve muhteremdir') savunan bir anlayışın, kütüphane kurmak, tercüme yapmak veya konferanslar düzenlemek gibi kolektif çalışmayı gerektiren kurumsal hedeflerle çelişmesi, topluluğun ortak bir çalışma zemini bulamayarak dağılmasının ana nedenidir. Bu doğrultuda, sanatın şahsi ve muhterem olduğunu savunarak bireysel bir estetiğe yönelmenin projelerin gerçekleştirilmesini engellediğini belirten yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fecr-i Âti topluluğunun beyannamesinde yer alan vaatleri incelemek.
Bu vaatlerin kolektif çalışma ve ortak kurumsal bir zemin gerektirdiği tespit edilir.
Topluluğun teorik hedeflerinin gerçekleştirilebilirliğini analiz etmek.
2
Topluluğun 'Sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi etrafındaki şiir ve sanat anlayışını değerlendirmek.
Sanatçıların tamamen bireysel estetik arayışlara yöneldiği ve ortak bir eylem planından uzaklaştığı görülür.
Topluluk üyelerinin pratikteki yönelimlerini saptamak.
3
Vaatler ile bireysel sanat anlayışı arasındaki temel çelişkiyi sentezleyerek başarısızlık nedenini ortaya koymak.
Bireyselcilik ilkesinin ortak kurumsal hedefleri baltaladığı ve topluluğun dağılmasına neden olduğu belirlenir.
Seçenekler arasından bu çelişkiyi en doğru ifade eden yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Edebiyatı'nın beyanname vaatleri ile 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi arasındaki pratik çelişki ve bunun topluluğun dağılışı üzerindeki etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla