1909 yılında Hilal matbaasında toplanarak Türk edebiyatının ilk edebî beyannamesini yayımlayan ve kendilerini 'Fecr-i Âti' (Geleceğin Şafağı) olarak adlandıran topluluğun şiir anlayışı ve edebî ilkeleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AServet-i Fünun topluluğunu yeterince yenilikçi olmamakla suçlamalarına rağmen, estetik sahada onların dil anlayışını ve bireysel-melankolik şiir atmosferini aşamamışlardır.
- Şiirde realizmin bir uzantısı olan parnasizm akımının ilkelerini benimseyerek dış dünyayı nesnel gözlemlerle tasvir etmişler ve biçimsel kusursuzluğu ön planda tutmuşlardır.Cevap
- CŞiiri anlam aktaran bir araç değil, duyulmak ve hissedilmek istenen bir musiki olarak kabul etmişler; kapalı ve çağrışıma dayalı bir üslup benimsemişlerdir.
- DAruz ölçüsünü ve özellikle serbest müstezat nazım şeklini kullanarak şiirde ritim ve ahenk zenginliği oluşturmaya çalışmışlardır.
- ESanatın şahsi ve saygıya değer (muhterem) olduğu ilkesinden hareketle toplumsal ve siyasi meselelerden uzak durmuş, tamamen bireysel temalara yönelmişlerdir.
Cevap
Fecr-i Âti şiir anlayışında parnasizm değil, sembolizm ve empresyonizm akımları egemendir. Bu nedenle dış dünyanın nesnel gözlemlerle tasvir edildiğini savunan ifade yanlıştır.
Fecr-i Âti şiir anlayışında parnasizm değil, sembolizm ve empresyonizm akımları egemendir. Bu doğrultuda tabiat nesnel bir gerçeklikle betimlenmez, aksine dış dünyanın şairde uyandırdığı loş, hüzünlü ve kapalı izlenimler yansıtılır. Bu nedenle parnasist gerçekçilik ve nesnellik içeren ifade Fecr-i Âti şiir anlayışıyla bağdaşmaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fecr-i Âti şiirinde sembolizm/empresyonizm etkisi, anlam kapalılığı, müzikalite ve 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi.