Uygurlarda tarım ve ticaretin gelişerek yerleşik yaşam tarzının benimsenmesiyle birlikte; borç alıp verme, toprak kiralama, işçi sözleşmeleri ve evlat edinme gibi hukuki işlemleri içeren çok sayıda yazılı vesika günümüze ulaşmıştır.
Buna göre, yerleşik yaşama geçişin Uygur toplumundaki etkileri hakkında;
I. Özel mülkiyet kavramının yasal güvence altına alınması ihtiyacı doğmuştur.
II. Sözlü hukuk geleneği (töre) tamamen terk edilerek yerine dini kurallara dayalı teokratik bir hukuk düzeni kurulmuştur.
III. Sosyo-ekonomik ilişkilerin çeşitlenmesi, hukukun yazılı hale gelmesinde belirleyici olmuştur.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- AYalnız I
- BYalnız II
- CI ve II
- I ve IIICevap
- EII ve III
Cevap
Yerleşik yaşama geçişle beraber özel mülkiyetin yasal güvence altına alınması ihtiyacının doğması ve sosyo-ekonomik ilişkilerin çeşitlenerek hukuku yazılı hale getirmesi (I ve III)
Doğru yargıları içeren seçenekte belirtildiği üzere, yerleşik yaşama geçişle birlikte toprak mülkiyeti, kiralama ve iş sözleşmeleri gibi konular ön plana çıkmıştır. Bu durum, mülkiyet haklarının yasal koruma altına alınması gereksinimini doğurmuştur (I. öncül). Sosyo-ekonomik ilişkilerin bu derece çeşitlenmesi ve karmaşıklaşması da sözlü hukuk geleneğinden yazılı hukuk belgelerine geçilmesinde en önemli amil olmuştur (III. öncül). Ancak töre tamamen ortadan kaldırılmamış ve devlet teokratikleşmemiştir (II. öncül yanlış).
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni sosyo-ekonomik düzenin mülkiyet algısı ve hukuk sistemi üzerindeki dönüştürücü etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s