Her iki şair de hece vezninin Türk şiirinde egemenlik kurmaya başladığı bir evrede, aruz veznini Türkçenin doğal ses akışına uydurarak bu vezinle başarılı eserler vermişlerdir. Ancak veznin estetik işlevi bakımından farklı kutuplarda yer alırlar. Birinci şair; aruzu sokağın diline, günlük hayatın sıradan konuşmalarına ve toplumsal dertlere açarak manzum hikâyeler kaleme almış; adeta manzumeyi toplumsal bir ayna haline getirmiştir. İkinci şair ise aruzu adeta bir iç musiki, kelimelerin birbiriyle uyumundan doğan bir mimari olarak görmüş; tarihî sürekliliği, Osmanlı medeniyetinin ihtişamını, ölüm ve aşk gibi temaları estetik bir mükemmeliyetçilikle işlemiştir.
Bu parçada söz edilen şairlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ABirinci şair, toplumsal sorunları ve halkın yaşamını gerçekçi bir gözlemle ele alırken şiirini didaktik bir söylem üzerine inşa etmiş; bu doğrultuda Süleymaniye Kürsüsünde gibi eserlerinde toplumcu-İslamcı bir çizgiyi yansıtmıştır.
- Bİkinci şair; geçmişe duyulan özlemi ve tarih bilincini, Eski Şiirin Rüzgârıyla adlı yapıtında divan şiiri bi��imsel özelliklerini çağdaş bir duyarlıkla harmanlayarak ortaya koymuştur.
- CBirinci şair, edebiyatı toplumun aydınlatılmasında bir araç olarak gördüğü için nazmı nesre yaklaştırma eğilimi göstermiş ve Asım adlı eserinde konuşma dilinin doğallığını korumuştur.
- Dİkinci şair, şiirde musikiye ve biçimsel kusursuzluğa önem vererek saf şiir anlayışının Türk edebiyatındaki öncülerinden biri olmuş; Ok dışındaki bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle kaleme almıştır.
- Her iki şair de hece ölçüsünü millî kimliğin inşasında temel bir unsur kabul ederek heceyle yazılan şiirlerinde sade Türkçe hareketinin ilkelerini kuramsal düzeyde savunmuşlardır.Cevap
Cevap
Her iki şairin de hece ölçüsünü millî kimliğin inşasında temel bir unsur kabul ederek heceyle yazılan şiirlerinde sade Türkçe hareketinin ilkelerini kuramsal düzeyde savunduklarını belirten yargı söylenemez.
Her iki şairin de hece ölçüsünü millî kimliğin inşasında temel unsur olarak benimsediğini ve bu ölçüyle sade Türkçe hareketini kuramsal olarak savunduğunu ileri süren yargı yanlıştır. Mehmet Akif Ersoy, tüm şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmış, hece ölçüsünü hiç kullanmamıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise hece ölçüsünü yalnızca 'Ok' şiirinde kullanmış, diğer tüm yapıtlarında aruz ölçüsünü tercih etmiştir. Bu nedenle hece ölçüsünü temel bir unsur olarak benimsememişlerdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Akif ve Yahya Kemal) ölçü, dil ve estetik anlayışları