Servet-i Fünun Dönemi'nde Türk edebiyatı; topluluk üyelerinin içe dönük, melankolik ve seçkinci estetik anlayışıyla şekillenirken, bu çizginin tamamen dışında kalan bağımsız sanatçılar da yetişmiştir. Bu bağımsızların en önemli iki temsilcisi, edebiyatı saray ve konak çevrelerinden çıkarıp İstanbul'un arka mahallelerine, yani doğrudan sokağa taşıyan isimlerdir. Biri, realizm ve natüralizm akımlarından hareketle toplumu bir laboratuvar gibi ele alıp gözlemlerini popüler roman tarzında sunarken; diğeri ise gazetecilik kimliğiyle öne çıkmış, şehrin gündelik ritmini, geleneklerini ve insan tiplerini sohbet, fıkra ve anı türündeki yazılarıyla ölümsüzleştirmiştir.
Buna göre, edebi anlayışları ve yönelimleri belirtilen bu iki bağımsız sanatçının eserleri ile edebi tarzları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AAhmet Rasim; Falaka ve Gecelerim gibi yapıtlarında kendi çocukluk ve gençlik yıllarına ait anılarını, gözlemci bir bakış açısıyla ve sohbet havası taşıyan samimi bir anlatımla okuyucuya sunmuştur.
- BHüseyin Rahmi Gürpınar; edebiyatta popülist bir çizgiyi benimseyerek Ahmet Mithat Efendi’nin başlattığı 'halk için roman' geleneğini sürdürmüş, Mürebbiye ve Şıpsevdi gibi eserlerinde yanlış Batılılaşma konusunu mizahi unsurlarla ele almıştır.
- Hüseyin Rahmi Gürpınar; natüralizm akımının deneysel roman metodunu uyguladığı Şehir Mektupları ve Eşkâl-i Zaman adlı eserlerinde, İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan insanların dilini ve batıl inançlarını mizahi bir üslupla romanlaştırmıştır.Cevap
- DDönemin egemen edebi topluluğu olan Servet-i Fünuncuların aksine hem Hüseyin Rahmi hem de Ahmet Rasim, eserlerinde süslü ve yapay bir dil yerine sokağın canlılığını ve gündelik konuşma Türkçesini yansıtmayı tercih etmişlerdir.
- EAhmet Rasim, şiir sahasında Ahmet Haşim’in öncülük ettiği Fecr-i Âti estetiğinden ve saf şiir anlayışından uzak durarak sanat hayatı boyunca mensur türlerdeki gazete yazılarıyla geniş halk kitlelerine ulaşmayı hedeflemiştir.