Soru

Zorluk: Çok zorUluslararası İlişkilerde Denge Stratejisi ve Şark Meselesi

XIX. yüzyılda İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ne yönelik dış politikası incelendiğinde, yüzyılın son çeyreğine kadar genel olarak Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma yönünde hareket ettiği, ancak bu dönemden itibaren bu politikadan vazgeçerek kendi çıkarlarını doğrudan korumaya yönelik işgalci stratejiler (Kıbrıs'ın üs olarak alınması, Mısır'ın işgali) geliştirdiği görülmektedir.

İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ne yönelik bu politika değişikliğinde;

I. Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla birlikte Doğu Akdeniz ve Hindistan sömürge yollarının stratejik öneminin artması,
II. Kanun-i Esasi'nin ilanıyla meşruti yönetime geçilmesinin, padişahın mutlak yetkilerini tamamen sona erdirerek ülkede parlamenter sistemi kesin olarak yerleştirmesi,
III. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın, Rusya'yı Akdeniz dengelerini bozacak şekilde bölgede aşırı güçlü bir konuma getirmesi

durumlarından hangilerinin etkili olduğu savunulabilir?

  1. A
    Yalnız I
  2. B
    Yalnız II
  3. C
    I ve II
  4. I ve IIICevap
  5. E
    I, II ve III

Cevap

İngiltere'nin dış politikasındaki bu köklü değişime yol açan etkenler, Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Doğu Akdeniz'in stratejik öneminin artması ve 93 Harbi'nden sonra imzalanan Ayastefanos Antlaşması ile Rusya'nın Akdeniz'e inme ve Osmanlı'yı kontrol etme gücünü elde etmesidir.
Süveyş Kanalı'nın açılması (1869) Doğu Akdeniz'in stratejik önemini artırarak İngiltere'nin bölgede doğrudan kontrol arayışına girmesine zemin hazırlamıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması ise Rusya'nın Osmanlı toprakları üzerinde ezici bir üstünlük kurmasına yol açmış, bu da İngiltere'nin Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü koruma politikasının artık işlevsiz kaldığını fark ederek Kıbrıs ve Mısır gibi stratejik noktaları doğrudan işgal etmesine neden olmuştur. Dolayısıyla bu iki gelişme İngiltere'nin dış politikasındaki eksen kaymasını doğrudan tetiklemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere'nin Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruma politikasının temellerini ve Süveyş Kanalı'nın etkisini analiz etmek.
1869'da açılan Süveyş Kanalı, İngiltere'nin Hindistan sömürge yolunu kısaltmış ve Doğu Akdeniz'i stratejik bir odak noktası haline getirmiştir. Bu durum İngiltere'nin Osmanlı topraklarına (özellikle Kıbrıs ve Mısır'a) doğrudan el koyma eğilimini güçlendirmiştir.
Kanalın açılmasıyla sömürge yollarının güvenliği, zayıf bir Osmanlı Devleti'nin koruyuculuğuna bırakılamayacak kadar önemli hale gelmiştir.
2
Kanun-i Esasi'nin ilanı ve meşrutiyetin niteliğini incelemek.
1876'da ilan edilen Kanun-i Esasi, padişahın otoritesini sembolik hale getirmemiş; aksine padişaha meclisi feshetme, sürgün etme ve yasaları veto etme gibi geniş yetkiler tanımıştır. Bu durum İngiltere'nin dış politika eksenini değiştiren bir faktör değildir.
Kanun-i Esasi ile mutlak otoritenin sona erdiği iddiası tarihi bir yanılgıdır.
3
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Ayastefanos Antlaşması'nın diplomatik sonuçlarını değerlendirmek.
Ayastefanos Antlaşması ile Rusya'nın sınırları Ege Denizi'ne kadar uzanan büyük bir Bulgaristan Krallığı kurdurması, Osmanlı'nın artık Rusya karşısında tek başına bir tampon bölge olamayacağını İngiltere'ye göstermiştir.
Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü savunmanın Rusya'yı durdurmaya yetmeyeceğini gören İngiltere, denge politikasını terk ederek kendi üslerini (Kıbrıs) kurmaya ve Mısır'ı işgal etmeye yönelmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminde Avrupalı devletlerin çıkar çatışmaları çerçevesinde uyguladıkları Şark Meselesi politikaları ve İngiltere'nin sömürge yollarını güvenceye almak amacıyla başvurduğu denge stratejisi değişimleri.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla