20. yüzyılın başlarında Osmanlı entelektüel hayatı, devletin kurtuluşu için sadece kültürel ve siyasi değil, sosyo-ekonomik yapıya yönelik de farklı çözüm önerileri üretmiştir. Prens Sabahattin, Anglo-Sakson modelinden esinlenerek devletin merkeziyetçi yapısının gevşetilmesini, yerinden yönetimin (adem-i merkeziyetçilik) uygulanmasını ve bireysel girişimciliğin (teşebbüs-i şahsi) desteklenmesini savunmuştur. Buna karşılık İttihat ve Terakki Cemiyeti, Fransız Jakoben modeline daha yakın durarak merkeziyetçi bir devlet yapısını ve özellikle Balkan Savaşları'ndan sonra ise 'milli iktisat' politikasını benimsemiştir.
Bu iki farklı yaklaşım dikkate alındığında, 20. yüzyıl başlarındaki Osmanlı kurtuluş arayışları hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
- ABatılılaşma çabaları tek bir model üzerinden değil, farklı Avrupa ülkelerinin sosyo-politik sistemleri referans alınarak şekillendirilmiştir.
- Bİttihat ve Terakki Cemiyeti, merkezi otoriteyi korumak amacıyla iktisadi bağımsızlığı ve milli üretimi siyasi hedeflerinin bir parçası haline getirmiştir.
- Her iki yaklaşım da Osmanl�� Devleti'nin kurtuluşunun ancak geleneksel millet sisteminin aynen korunmasıyla mümkün olabileceğini savunmuştur.Cevap
- DPrens Sabahattin, imparatorluğun birliğini korumayı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve bireysel özgürlüklerin artırılması temelinde kurgulamıştır.
- EDönemin kurtuluş reçetelerinde sadece siyasi ve idari düzenlemelerle yetinilmemiş, ekonomik kalkınma modelleri de tartışılmıştır.