İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) Türkiye üzerindeki toprak ve Boğazlar'da üs talepleri, Türk dış politikasının yönünü belirlemesinde kritik bir rol oynamıştır. Bu tehdit karşısında güvenlik arayışına giren Türkiye, dış ilişkilerini Batı Bloku ile yakınlaşma temeli üzerine inşa etmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı Bloku ile bütünleşmek ve güvenlik ittifaklarına dahil olmak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerden biri değildir?
- ATruman Doktrini kapsamındaki askeri ve ekonomik yardımların kabul edilmesi
- BKore Savaşı'na Birleşmiş Milletler gücü bünyesinde askeri birlik gönderilmesi
- Balkan Antantı'nın imzalanmasıyla batı sınırlarının güvence altına alınmasıCevap
- DKuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı'na (NATO) üye olunması
- EAvrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (OEEC) kurucu üyeleri arasında yer alınması
Cevap
Balkan Antantı'nın imzalanmasıyla batı sınırlarının güvence altına alınması
Balkan Antantı, İkinci Dünya Savaşı öncesinde (1934 yılında) Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında batı sınırlarını güvence altına almak amacıyla imzalanmış bölgesel bir pakt olup Soğuk Savaş Dönemi gelişmeleri arasında yer almaz. Soğuk Savaş Dönemi'nde ise bu doğrultuda 1953 yılında Balkan İttifakı kurulmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin Batı Bloku'na entegrasyonu ve güvenlik arayışları çerçevesinde attığı adımların kronolojik ve kavramsal ayrımı.