İkinci Dünya Savaşı sonrasında değişen küresel güç dengeleri, Türkiye’nin iç ve dış politik kararlarını doğrudan etkilemiştir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) Doğu Anadolu’dan toprak ve Boğazlar’da üs talep etmesi karşısında Türkiye, güvenliğini sağlamak için Batı Bloku ile yakın ilişkiler kurmaya çalışmıştır. Batı dünyasının bir parçası olma hedefi, sadece dış politika ittifaklarını değil, ülke içindeki demokratikleşme adımlarını da hızlandırmıştır.
Bu doğrultuda, aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin Soğuk Savaş Dönemi’nde Batı Bloku’na entegre olma ve güvenliğini sağlama amacıyla gerçekleştirdiği girişimlerden biri olarak gösterilemez?
- AKore’ye asker gönderilerek Batı ittifakının askeri kanadı olan NATO’ya üyelik sürecinin tamamlanması
- BBirleşmiş Milletler Kurucu Antlaşması’nı imzalayarak uluslararası teşkilatın ilk üyeleri arasında yer alınması
- Doğu sınırlarını güvence altına almak amacıyla İran, Irak ve Afganistan ile Sadabat Paktı’nın kurulmasıCevap
- DBatı Bloku ülkeleriyle siyasi bağları güçlendirmek amacıyla çok partili demokratik hayata geçilmesi
- EBalkanlar'da Sovyet yayılmacılığına set çekmek amacıyla Yunanistan ve Yugoslavya ile Balkan Paktı'nın oluşturulması
Cevap
Doğu sınırlarını güvence altına almak amacıyla İran, Irak ve Afganistan ile Sadabat Paktı’nın kurulması
Sadabat Paktı, İkinci Dünya Savaşı öncesinde, 1937 yılında İtalya'nın Habeşistan'ı işgali ve Orta Doğu'daki yayılmacı politikalarına önlem olarak Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır. Bu gelişme kronolojik olarak Soğuk Savaş Dönemi (1945 ve sonrası) öncesine denk geldiği için Türkiye'nin Batı Bloku'na entegre olma amacıyla gerçekleştirdiği hamlelerden biri olamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin dış politika stratejileri ve Batı Bloku'na entegrasyon süreci