Canlılarda Enerji Dönüşümleri

111 soru

Soru 21Soru

Bir bitkinin özdeş yaprakları kullanılarak hazırlanan üç farklı deney düzeneğinde, ışığın dalga boyu (rengi) dışındaki tüm çevresel faktörler (sıcaklık, CO2CO_2 yoğunluğu, ışık şiddeti vb.) optimum düzeyde tutulmaktadır. Bu düzeneklerde gerçekleşen fotosentez hızlarını en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fotosentez hızı en yüksek klorofilin en çok soğurduğu mor ışıkta, ardından kırmızı ışıkta gerçekleşirken; klorofilin ışığı büyük oranda yansıttığı yeşil ışıkta hız en düşüktür.
Fotosentez hızı, klorofilin ışığı soğurma miktarıyla doğru orantılıdır. Klorofil mor ve kırmızı ışığı yüksek oranda soğurduğu için bu renklerde hız yüksek, yeşil ışığı yansıttığı için ise hız düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Değişkeni tanımlama
Fotosentez hızını etkileyen faktörlerden ışığın dalga boyu analiz edilmelidir.
Sıralama kriteri ışığın rengine bağlı soğurma miktarıdır.
2
Klorofilin soğurma spektrumunu hatırlama
Klorofil mor, mavi ve kırmızı ışığı yüksek oranda soğururken yeşil ışığı yansıtır.
Fotosentez hızı soğurulan ışık miktarı ile doğrudan orantılıdır.
3
Hız karşılaştırması yapma
Mor ışıkta soğurma en yüksek, kırmızı ışıkta yüksek, yeşil ışıkta ise en düşüktür.
Engelmann deneyi ve soğurma spektrumu grafikleri bu hiyerarşiyi doğrular.

Anahtar Kavram

Fotosentez Hızının Işığın Dalga Boyuna Bağımlılığı
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

Doğadaki azot döngüsünde görev alan bazı bakteriler, amonyağı (NH3NH_3) oksitleyerek elde ettikleri kimyasal enerjiyi kullanarak inorganik maddelerden organik besin sentezi (kemosentez) yaparlar.

Bu kemosentetik bakterilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besin üretmek için mutlaka güneş ışığına ihtiyaç duyarlar.

Cevap

Besin üretmek için mutlaka güneş ışığına ihtiyaç duyarlar ifadesi yanlıştır.
Kemosentez yapan canlılar, organik besin sentezi için gereken enerjiyi güneş ışığından değil, amonyak veya nitrit gibi inorganik maddelerin oksitlenmesiyle oluşan kimyasal bağ enerjisinden karşılarlar. Bu nedenle güneş ışığına ihtiyaç duydukları ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kemosentezin enerji kaynağını belirleme
Kimyasal oksidasyon enerjisi
Kemosentez yapan canlılar, güneş ışığı yerine inorganik maddelerin (amonyak, nitrit vb.) oksijenle tepkimeye girmesi sonucu açığa çıkan enerjiyi kullanırlar.
2
Işık gereksinimini değerlendirme
Işığa bağımlı değildir
Kemosentez reaksiyonları için klorofil pigmentine veya ışık enerjisine ihtiyaç duyulmaz; bu nedenle gece-gündüz kesintisiz gerçekleşebilir.
3
Diğer özellikleri kontrol etme
CO2 kullanımı ve prokaryotik yapı
Tüm kemosentetikler prokaryottur ve karbon kaynağı olarak CO2 kullanırlar (karbondioksit özümlemesi).

Anahtar Kavram

Kemosentezde enerji kaynağı olarak inorganik madde oksidasyonu kullanılır; ışık kullanılmaz.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Kemosentetik organizmalar, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için farklı inorganik maddeleri oksitleyebilirler. Aşağıda verilen inorganik maddeleri, bu maddeleri kemosentez sürecinde enerji kaynağı (oksitlenecek madde) olarak kullanan uygun bakteri gruplarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Amonyak (NH3NH_3)
Nitrit (NO2NO_2^-)
Hidrojen Sülfür (H2SH_2S)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Amonyak maddesi nitrit bakterileriyle, nitrit maddesi nitrat bakterileriyle ve hidrojen sülfür maddesi kemosentetik kükürt bakterileriyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede amonyak, nitrit bakterileriyle; nitrit, nitrat bakterileriyle; hidrojen sülfür ise kükürt bakterileriyle ilişkilendirilmiştir. Bu canlılar, belirtilen inorganik maddeleri oksitleyerek kimyasal enerji (ATPATP) üretir ve bu enerjiyi karbon dioksit özümlemesi yaparak besin üretmek için kullanırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Amonyak (NH3NH_3) molekülünün oksidasyonunu inceleyiniz.
Amonyak oksitlenerek nitrite (NO2NO_2^-) dönüşür.
Bu işlemi yapan canlılar nitrit bakterileridir.
2
Nitrit (NO2NO_2^-) molekülünün oksidasyonunu inceleyiniz.
Nitrit oksitlenerek nitrata (NO3NO_3^-) dönüşür.
Bu işlemi yapan canlılar nitrat bakterileridir.
3
Hidrojen Sülfür (H2SH_2S) molekülünün kemosentezdeki kullanımını değerlendiriniz.
Bazı bakteriler bu maddeyi oksitleyerek enerji üretir.
Kemosentetik kükürt bakterileri bu inorganik maddeyi enerji kaynağı olarak kullanır.

Anahtar Kavram

Kemosentezde inorganik madde oksidasyonu ile enerji eldesi.
Soru 24Soru

Glikoliz, hücresel solunumun tüm çeşitlerinde (oksijenli solunum, oksijensiz solunum ve fermantasyon) ortak olarak gerçekleşen başlangıç evresidir.

Glikoliz evresi ile ilgili;

I. Reaksiyonlar hücrenin sitoplazmasında gerçekleşir.
II. Tepkimelerin başlayabilmesi ve devam edebilmesi için ortamda serbest oksijen (O2O_2) bulunması zorunludur.
III. Süreç boyunca hem ATP harcanır hem de substrat düzeyinde fosforilasyon ile ATP sentezi yapılır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Glikoliz reaksiyonları tüm canlılarda sitoplazmada gerçekleşir ve bu evrede oksijen kullanılmaz; süreçte hem ATP tüketimi hem de üretimi mevcuttur.
Doğru olan ifadeler glikolizin sitoplazmada gerçekleşmesi ve süreçte hem ATP harcanıp (aktivasyon) hem de üretilmesidir (substrat düzeyinde fosforilasyon). Glikoliz tüm canlılar için evrenseldir ve oksijene ihtiyaç duymaz.

Adım Adım Çözüm

1
Glikolizin hücresel konumunun belirlenmesi
Glikoliz, prokaryot ve ökaryot tüm hücrelerde sitoplazmada gerçekleşir.
Glikoliz enzimleri tüm canlılarda sitoplazmada serbest halde bulunur.
2
Oksijen gereksiniminin değerlendirilmesi
Glikoliz basamaklarında serbest oksijen (O2O_2) kullanılmaz.
Glikoliz, hem aerobik hem de anaerobik metabolizmaların ortak ve oksijensiz basamağıdır.
3
Enerji (ATP) bilançosunun kontrol edilmesi
Başlangıçta 2 ATP harcanır (aktivasyon enerjisi), sonrasında 4 ATP üretilir.
Glikozun kararsız hale gelmesi için enerji harcanırken, ara bileşiklerin oksidasyonu sırasında substrat düzeyinde fosforilasyon ile ATP sentezlenir.

Anahtar Kavram

Glikoliz evresi, tüm hücresel solunum çeşitlerinin sitoplazmada gerçekleşen ve oksijen gerektirmeyen ortak başlangıç aşamasıdır.

Daha Fazla Pratik

Glikoliz evresinde oluşan NADH moleküllerinin farklı solunum çeşitlerinde (fermantasyon vs oksijenli solunum) nasıl kullanıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

Oksijenli solunumun Krebs döngüsü ve Elektron Taşıma Sistemi (ETS) evreleri ile ilgili;

I. Krebs döngüsü tepkimeleri mitokondrinin matris sıvısında gerçekleşir.
II. ETS'de elektronların oksijene kadar taşınması sürecinde ATP sentezi gerçekleşir.
III. Hücresel solunumda atmosfere verilen karbondioksit (CO2CO_2) gazı ETS evresinde üretilir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Krebs döngüsünün mitokondri matrisinde gerçekleştiği ve ETS evresinde ATP sentezi yapıldığı ifadeleri doğrudur.
Krebs döngüsü mitokondrinin matris sıvısında gerçekleşen bir dizi enzimatik reaksiyondur. ETS ise krista adı verilen iç zarda yer alır ve burada elektronların aktarımı sonucu oluşan enerjiyle ATP sentezlenir. Bu nedenle I ve II numaralı ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Krebs döngüsünün gerçekleştiği yerin belirlenmesi
Krebs döngüsü enzimlerinin mitokondri matrisinde bulunduğu doğrulanır.
Oksijenli solunumun bu evresi sıvı kısım olan matriste enzimlerin kontrolünde yürütülür.
2
ETS'nin fonksiyonunun incelenmesi
ETS'de elektronların oksijene aktarımı sırasında oksidatif fosforilasyon ile ATP üretildiği doğrulanır.
ETS, kemiozmotik hipoteze göre proton gradyanı oluşturarak ATP sentaz aracılığıyla enerji üretir.
3
Karbondioksit gazının kaynağının kontrol edilmesi
Karbondioksit çıkışının Krebs döngüsü ve pirüvat oksidasyonunda olduğu, ETS'de olmadığı belirlenir.
ETS'de karbon atomu içeren bir bileşik girip çıkmaz; ETS'de su oluşumu ve ATP sentezi gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Oksijenli solunum basamaklarının konumu ve temel ürünleri

İpuçları

1
Hücresel solunumun hangi evresinde karbon atomlarının gaz olarak uzaklaştırıldığını hatırlayın.
Tahmini Süre:50s
Soru 26Soru

Oksijenli solunumun mitokondri organeli içerisinde gerçekleşen evrelerine ait bazı olaylar aşağıda karışık olarak verilmiştir.

I. Pirüvatın oksidasyonu ile Asetil-CoA molekülünün oluşması
II. Krebs döngüsü tepkimeleri sırasında FADH2FADH_2 moleküllerinin sentezlenmesi
III. Elektronların ETS birimleri üzerinden aktarılmasıyla proton gradientinin oluşması
IV. Elektronların son alıcı olan oksijen tarafından tutularak suyun (H2OH_2O) açığa çıkması

Bu olayların gerçekleşme sırasını, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru nasıl sıralarsınız?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru sıralaması; pirüvatın Asetil-CoA'ya dönüşümü, Krebs döngüsü reaksiyonları, elektronların ETS'de taşınması ve son olarak suyun oluşumu şeklindedir.
Oksijenli solunumda glikoliz sitoplazmada bittikten sonra pirüvat mitokondriye geçer. İlk olarak hazırlık evresinde Asetil-CoA oluşur. Ardından matriks sıvısında Krebs döngüsü başlar ve burada CO2CO_2 çıkarken FADH2FADH_2 gibi taşıyıcılar sentezlenir. Bu taşıyıcılar elektronlarını kristadaki ETS'ye aktarır. En sonunda oksijen bu elektronları alarak suya dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık evresini belirleme
Pirüvatın mitokondriye girip Asetil-CoA'ya dönüşmesi ilk adımdır.
Glikoliz ürünü pirüvatın Krebs döngüsüne girebilmesi için aktifleşmesi gerekir.
2
Matriks reaksiyonlarını belirleme
Krebs döngüsü gerçekleşir ve FADH2FADH_2 üretilir.
Krebs döngüsü, hazırlık evresinden hemen sonra matrikste gerçekleşen döngüsel tepkimeler dizisidir.
3
ETS aşamasını belirleme
Elektronlar ETS üzerinden taşınır.
Krebs'te üretilen koenzimlerin (NADH, FADH2FADH_2) yükseltgenmesi için ETS elemanlarına elektron vermesi gerekir.
4
Son aşamayı belirleme
Oksijen elektronları tutar ve su oluşur.
Oksijen, elektron taşıma sisteminin en sonunda yer alan terminal elektron alıcısıdır.

Anahtar Kavram

Oksijenli solunumun mitokondri evreleri (Hazırlık, Krebs ve ETS) arasındaki hiyerarşik ve kronolojik ilişki.
Soru 27Soru

Bitki hücrelerinde fotosentezin gerçekleştiği kloroplast organelinin yapısı ve bu süreçte görev alan pigmentler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kloroplastın tilakoit zarlarında konumlanmış olan klorofil pigmentleri, ışık enerjisini soğurarak kimyasal enerji dönüşüm sürecini başlatır.

Cevap

Kloroplastın tilakoit zarlarında bulunan klorofil pigmentlerinin ışığı soğurarak enerji dönüşümünü başlatması doğrudur.
Fotosentezin başlangıcı, klorofil pigmentlerinin ışığı soğurarak elektronlarının uyarılmasına dayanır. Bu pigmentler kloroplastın iç kısmında bulunan tilakoit zarların yapısında yer alır ve ışık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürecek süreci başlatırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kloroplastın yapısal birimlerini ve pigmentlerin konumunu belirlemek.
Klorofiller ve ETS elemanları granaları oluşturan tilakoit zarlar üzerinde yer alır.
Fotosentezin ışığa bağımlı reaksiyonları bu zarlar üzerinde gerçekleşir.
2
Üretilen ATP'nin kullanım alanını analiz etmek.
Fotofosforilasyon ile üretilen ATP, kloroplastın stroma sıvısındaki Calvin döngüsünde tüketilir.
Kloroplast zarları ATP'ye geçirgen değildir, bu nedenle kloroplast ATP'si hücrenin diğer hayati faaliyetlerinde kullanılamaz.
3
Yardımcı pigmentlerin (karotenoitlerin) işlevini değerlendirmek.
Karotenoitler ışığı soğurup klorofile aktararak hem klorofili korur hem de spektrumu genişletir.
Yardımcı pigmentler tek başlarına fotosentez reaksiyon merkezini oluşturamazlar.

Anahtar Kavram

Fotosentez Pigmentleri ve Kloroplast Bölümleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

Kloroplastın yapısı ve fotosentezde görev alan pigmentlerle ilgili aşağıda verilen kavramları, bu kavramlara ait doğru özelliklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Klorofil
Karotenoitler
Stroma
Granum

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Klorofil temel pigment olup magnezyum içerir; karotenoitler ise ışığı klorofile aktaran yardımcı pigmentlerdir. Kloroplast içinde granumlar ışığa bağımlı, stroma ise ışıktan bağımsız reaksiyonların merkezidir.
Doğru eşleştirmede; klorofil magnezyum içeren temel pigmentle, karotenoitler enerji aktaran yardımcı pigmentlerle, stroma sıvı kısımla ve granum tilakoit yığınlarla eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kloroplastın temel pigmentini ve yapısını belirleme.
Klorofil, yapısındaki MgMg sayesinde ışığı soğurur; kloroplastın sıvı kısmı stroma, zar sistemi ise granumdur.
Pigmentlerin kimyasal yapısı ve organelin fiziksel bölümleri fotosentez aşamalarını belirler.
2
Yardımcı pigmentlerin ve reaksiyon bölgelerinin işlevlerini analiz etme.
Karotenoitler yardımcıdır, granumlar ışık tepkimeleri, stroma ise karanlık tepkimeleri için özelleşmiştir.
Fotosentez, ışığın yakalanması ve CO2CO_2 indirgenmesi olarak iki ana evrede farklı bölgelerde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Kloroplast Yapısı ve Pigment Fonksiyonları

Daha Fazla Pratik

Engelmann deneyini inceleyerek farklı dalga boylarının fotosentez hızı üzerindeki etkisini klorofil soğurma spektrumuyla ilişkilendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

Bitki hücrelerinde bulunan kloroplast organelinin yapısal özellikleri ve fotosentez pigmentleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Işığa bağımlı reaksiyonlar sonucu üretilen ATPATP molekülleri, hücrenin sitoplazmasına aktarılarak aktif taşıma ve dehidrasyon sentezi gibi tüm yaşamsal olaylarda temel enerji kaynağı olarak kullanılır.

Cevap

Işığa bağımlı reaksiyonlar sonucu üretilen enerjinin hücrenin genel metabolik faaliyetlerinde kullanıldığını belirten ifade yanlıştır.
Kloroplastın fotofosforilasyon yoluyla ürettiği ATPATP molekülleri, kloroplast organelinin dışına çıkamaz. Bu enerji, sadece ışıktan bağımsız reaksiyonlarda (besin sentezinde) tüketilir. Hücrenin aktif taşıma, protein sentezi veya hücre bölünmesi gibi yaşamsal faaliyetleri için gereken ATPATP, mitokondrideki oksijenli solunum veya sitoplazmadaki glikoliz gibi süreçlerle sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kloroplastın bölümlerini ve fonksiyonlarını analiz etme.
Işığa bağımlı tepkimelerin tilakoit zarlarda, ışıktan bağımsız tepkimelerin (besin sentezi) stromada gerçekleştiği belirlenir.
Reaksiyonların yerini bilmek, enerji akışını anlamak için gereklidir.
2
ATPATP üretim ve tüketim bölgelerini karşılaştırma.
Fotofosforilasyonla üretilen ATPATP'nin stromadaki besin sentezi için kullanıldığı, ancak hücrenin aktif taşıma veya protein sentezi gibi diğer işleri için kloroplast dışına çıkmadığı saptanır.
Hücresel enerji ekonomisinde kloroplast ATPATP'sinin özgün kullanım alanını ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Fotofosforilasyon ve Kloroplast Enerji Döngüsü
Soru 30Soru

Canlılarda ATP sentezi (fosforilasyon), enerjinin kaynağına ve sentez mekanizmasına göre farklılık gösterir. Aşağıda verilen fosforilasyon çeşitlerini, bu süreçlerin gerçekleşme mekanizması veya karakteristik özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Substrat Düzeyinde Fosforilasyon
Oksidatif Fosforilasyon
Fotofosforilasyon

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Substrat düzeyinde fosforilasyon glikoliz ve Krebs döngüsündeki doğrudan enzim etkisine, oksidatif fosforilasyon ETS düzeneğine, fotofosforilasyon ise ışık enerjisi kullanımına karşılık gelmektedir.
Substrat düzeyinde fosforilasyon glikoliz ve Krebs'te enzimlerle gerçekleşir; oksidatif fosforilasyon ETS elemanlarını ve elektron enerjisini kullanır; fotofosforilasyon ise ışık enerjisine bağımlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Substrat düzeyinde fosforilasyonun tanımını analiz etmek.
Tüm canlılarda ortak olan glikoliz ve oksijenli solunumdaki Krebs döngüsünde görülen, enzim aracılı fosfat aktarımı olduğu belirlenir.
En temel ve evrensel ATP üretim yoludur.
2
Oksidatif fosforilasyon mekanizmasını incelemek.
Elektron taşıma sisteminin (ETS) görev aldığı ve kemiozmotik hipoteze göre ATP sentezlenen süreç olduğu tespit edilir.
Oksijenli ve oksijensiz solunum yapan canlılarda ATP üretiminin ana kaynağıdır.
3
Fotofosforilasyonun karakteristik özelliğini belirlemek.
Sadece ışık varlığında klorofil pigmenti kullanan canlılarda gerçekleştiği anlaşılır.
Işık enerjisinin ATP'ye dönüşümünü tanımlar.

Anahtar Kavram

Canlılarda ATP üretim yöntemleri olan fosforilasyon çeşitlerinin (substrat düzeyinde, oksidatif ve fotofosforilasyon) mekanik ve biyokimyasal farkları.

Daha Fazla Pratik

Kemiozmotik hipotez ve ATP sentaz enziminin bu fosforilasyon çeşitlerindeki ortak rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Hücrenin "enerji para birimi" olarak adlandırılan ATP (Adenozin Trifosfat) molekülü ve fosforilasyon çeşitleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ATP molekülünde riboz şekerine bağlı olan ilk fosfat grubu ile şeker arasında ester bağı bulunurken, fosfat gruplarını birbirine bağlayan bağlar yüksek enerjili fosfat bağlarıdır.

Cevap

ATP molekülünde şeker ile fosfat arasında ester bağı, fosfatlar arasında ise yüksek enerjili bağlar bulunur.
ATP molekülünde adenozin (adenin + riboz) kısmındaki riboz şekerine ilk fosfat grubunun bağlanması esterleşme tepkimesiyle olur ve bu bağ ester bağıdır. Takip eden iki fosfat arasındaki bağlar ise hücresel işler için gerekli enerjiyi sağlayan yüksek enerjili fosfat bağlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
ATP'nin moleküler yapısını analiz etmek
ATP; Adenin (azotlu organik baz), Riboz (beş karbonlu şeker) ve üç adet fosfat grubundan oluşur.
Soruda yapısal bağların doğruluğunu test etmek için bileşenleri bilmek gerekir.
2
Bağ çeşitlerini belirlemek
Baz-şeker arası = Glikozit bağı, Şeker-fosfat arası = Ester bağı, Fosfatlar arası = Yüksek enerjili fosfat bağları.
Ester bağı ile yüksek enerjili bağların yerini ayırt etmek teknik bir zorunluluktur.
3
Fosforilasyon çeşitlerinin kullanım alanlarını değerlendirmek
Fotofosforilasyon ATP'si sadece fotosentezde tüketilir; hidrolizde ATP harcanmaz.
Çeldircilerin elenmesi için enerji dönüşüm kurallarını uygulamak gerekir.

Anahtar Kavram

ATP'nin Yapısı ve Enerji Döngüsü

Daha Fazla Pratik

Fotofosforilasyon, oksidatif fosforilasyon ve substrat düzeyinde fosforilasyonun gerçekleştiği hücresel kısımları karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

Gelişmiş yapılı bir bitki hücresinde fotosentezin gerçekleştiği kloroplast organeli ve yapısında bulunan pigmentlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kloroplastın granalarını oluşturan tilakoit zarlar, fotosentez pigmentlerinin dizilimi için yüzey alanını artırarak ışığın soğurulma verimliliğini yükseltir.

Cevap

Kloroplastın granalarını oluşturan tilakoit zarların yüzey alanını artırarak ışık soğurma verimliliğini yükseltmesi doğrudur.
Doğru ifade, tilakoit zarların granaları oluşturarak klorofillerin yerleşimi için geniş bir yüzey alanı sağlamasıdır. Bu adaptasyon, bitkinin birim zamanda daha fazla ışık soğurmasına ve dolayısıyla daha verimli fotosentez yapmasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kloroplastın yapısal birimlerini ve pigment konumlarını belirle.
Klorofiller ve yardımcı pigmentler (karotenoitler) kloroplastın tilakoit zarları üzerinde yer alır.
Işığa bağımlı tepkimeler, ETS ve pigmentlerin bulunduğu tilakoit zarlarda gerçekleşir.
2
Tilakoit zarların granaları oluşturma nedenini analiz et.
Zarların üst üste katlanması (granum yapısı) yüzey alanını genişletir.
Birim hacimde daha fazla pigmentin ışıkla temas etmesi fotosentez verimini artırır.
3
ATP'nin üretim ve kullanım yerlerini kontrol et.
Işıkta üretilen ATP, stromadaki ışıktan bağımsız tepkimelerde (besin sentezi) tüketilir.
Fotofosforilasyon ATP'si kloroplasta özgüdür ve hücrenin genel metabolizmasına katılmaz.

Anahtar Kavram

Kloroplastın yapı-fonksiyon ilişkisi ve fotosentez pigmentlerinin görevleri.
Soru 33Soru

Bitki hücrelerinde fotosentezin gerçekleştiği kloroplast organelinin bölümleri ile bu süreçte görev alan pigmentleri, karşılarında verilen temel görev veya özelliklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Granum
Stroma
Klorofill
Karotenoitler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Granum - ışığa bağımlı reaksiyonların merkezi; Stroma - sıvı kısım ve karbondioksit özümleme yeri; Klorofill - elektronları uyarılan birincil pigment; Karotenoitler - yardımcı ve koruyucu pigment.
Granum, ışığa bağımlı reaksiyonların gerçekleştiği tilakoit yığınlarıdır; Stroma, enzimlerin ve genetik materyalin bulunduğu, Calvin döngüsünün gerçekleştiği sıvıdır; Klorofill, fotosentezin merkezinde yer alan ışık soğurucu moleküldür; Karotenoitler ise spektrumu genişleten yardımcı pigmentlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kloroplastın yapısal kısımlarını analiz etme
Granumun tilakoit yapılardan oluştuğu, stromanın ise sıvı faz olduğu belirlenir.
Fotosentezin iki ana evresinin gerçekleştiği bölgeleri ayırt etmek için gereklidir.
2
Pigmentlerin fonksiyonlarını belirleme
Klorofilin ana pigment, karotenoitlerin ise yardımcı (aksesuar) pigment olduğu anlaşılır.
Işığın soğurulması ve enerji aktarımı mekanizmasını anlamak için gereklidir.
3
Yapı ve fonksiyonları eşleştirme
Granum ışığa bağımlı evreyle, stroma ışıktan bağımsız evreyle, klorofill temel soğurmayla, karotenoitler ise yardımcılıkla eşleşir.
Soruda istenen doğru kavramsal bağları kurmak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Kloroplastın Yapısı ve Fotosentez Pigmentlerinin Görevleri

Daha Fazla Pratik

Engelmann deneyini ve farklı ışık dalga boylarının fotosentez hızı üzerindeki etkisini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Bitkilerde fotosentezin başlangıç aşamasında, ışık enerjisinin soğurulup kimyasal enerjiye dönüştürülmek üzere aktarılması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fotosentezde ışık enerjisinin aktarımı; pigmentin ışığı soğurması, enerjinin anten kompleksinde iletilmesi, tepkime merkezindeki klorofilin elektron vermesi ve bu elektronun ilk alıcı tarafından tutulması sırasıyla gerçekleşir.
Doğru sıralama, ışık enerjisinin dışarıdan içeriye doğru odaklanma prensibine dayanır. Önce anten kompleksindeki herhangi bir pigment fotonu soğurur, ardından bu enerji pigmentler arasında rezonansla taşınarak tepkime merkezine ulaşır. Tepkime merkezindeki klorofil aa bu enerjiyle elektron kaybeder ve bu elektron ilk alıcı tarafından tutularak reaksiyon zinciri devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Işığın ilk temas noktasını belirle.
Işık enerjisi (foton), anten kompleksindeki klorofil veya yardımcı pigmentler (karotenoidler) tarafından soğurulur.
Sürecin başlaması için dış ortamdan enerji girişi şarttır.
2
Enerjinin kloroplast içindeki hareketini takip et.
Soğurulan enerji, pigmentten pigmente aktarılarak tepkime merkezine iletilir.
Anten kompleksi, geniş bir dalga boyu aralığındaki ışığı toplayıp merkeze odaklamakla görevlidir.
3
Tepkime merkezindeki ana klorofilin tepkisini analiz et.
Merkezdeki klorofil aa enerjiyi alır ve uyarılmış bir elektronunu sistemden dışarı çıkarır.
Tepkime merkezi, ışık enerjisinin kimyasal enerjiye (elektron transferine) dönüştüğü asıl noktadır.
4
Serbest kalan elektronun akıbetini saptam.
Elektron, ilk elektron alıcısı tarafından tutulur.
Bu adım, ışığa bağımlı reaksiyonların elektron taşıma sistemi (ETS) aşamasına geçişini sağlar.

Anahtar Kavram

Fotosistemlerin (Anten Kompleksi ve Tepkime Merkezi) çalışma mekanizması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

Klorofil sentezleme yeteneği olmayan kemosentetik bakteriler ile fotoototrof bitkilerin karbon fiksasyonu ve enerji elde etme mekanizmaları arasındaki temel benzerlik ve farkları analiz etmek isteyen bir öğrenci, bu iki süreçte görev alan molekülleri ve işlevlerini karşılaştırmaktadır.

Buna göre, sol sütunda verilen kemosentez ve fotosentez süreçlerindeki olayları/kaynakları, sağ sütundaki en doğru fizyolojik açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kemosentetik karbondioksit (CO2CO_2) indirgenmesi reaksiyonlarında organik besin sentezi için kullanılan hidrojen ve elektron kaynağı
Bitkisel fotofosforilasyonu başlatmak ve reaksiyon merkezindeki kayıp elektronları tamamlamak amacıyla fotolize uğratılan molekül
Nitrifikasyon bakterilerinin hücresel ETS mekanizmalarında oksidatif düzeyde ATP sentezlemek için kullandığı birincil enerji kaynağı
Hem kemosentez hem de fotosentez reaksiyonlarında sentezlenecek organik monomerlerin yapısındaki karbonun kökeni

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 1. madde sağ sütundaki 1. maddeyle; 2. madde sağ sütundaki 2. maddeyle; 3. madde sağ sütundaki 3. maddeyle; 4. madde ise sağ sütundaki 4. maddeyle eşleşir. Sağ sütundaki 5. madde ise herhangi bir eşleşmesi olmayan yanıltıcı bir seçenektir.
Kemosentetik karbondioksit fiksasyonunda kullanılan elektron/hidrojen kaynağı su molekülüdür; bitkisel fotosentezde fotoliz edilen ve atmosfere oksijen veren kaynak su molekülüdür; nitrifikasyon bakterilerinin enerji eldesinde oksitlediği maddeler amonyak ve nitrittir; her iki süreçte de organik monomerin karbon kaynağı karbondioksittir.

Adım Adım Çözüm

1
Kemosentez ve fotosentez süreçlerinde kullanılan karbon kaynağını belirleme
Hem fotoototrof hem de kemoototrof canlılarda karbon fiksasyonunda kullanılan tek karbon kaynağının karbondioksit (CO2CO_2) olduğu saptanır. Bu durum, karbondioksit ile organik monomerlerin karbon kökenini eşleştiren dördüncü sol ifadeyi dördüncü sağ açıklama ile eşleştirir.
Ototrof organizmaların temel ortak özelliklerinden biri olan karbondioksit tüketimini doğrulamak.
2
Fotosentezde suyun rolünü ve elektron kaynağı olma özelliğini analiz etme
Bitkisel fotosentezde ışık enerjisiyle suyun fotoliz edilerek fotosistemlerin elektron açığını kapattığı ve atmosfere oksijen salınmasına yol açtığı belirlenir. Bu, ikinci sol ifadeyi ikinci sağ açıklama ile eşleştirir.
Fotosentezdeki fotoliz reaksiyonunun kemosentezden farkını ortaya koymak.
3
Kemosentezde suyun rolünü ve elektron/hidrojen kaynağı olma özelliğini analiz etme
Kemosentezde organik besin sentezi için kullanılan hidrojen ve elektronların kaynağının su (H2OH_2O) olduğu, ancak bu sürecin ışık ve klorofilden bağımsız olarak gerçekleştiği saptanır. Bu, birinci sol ifadeyi birinci sağ açıklama ile eşleştirir.
Kemosentezde inorganik maddelerin sadece enerji eldesinde kullanıldığı, besin sentezindeki hidrojen kaynağının ise su olduğu gerçeğini ayırt etmek.
4
Kemosentetik bakterilerin enerji kaynağını ve nitrifikasyondaki rolünü belirleme
Nitrifikasyon bakterilerinin (Nitrosomonas ve Nitrobacter) enerji elde etmek amacıyla amonyak (NH3NH_3) ve nitriti (NO2NO_2^-) oksitlediği belirlenir. Bu, üçüncü sol ifadeyi üçüncü sağ açıklama ile eşleştirir.
Kemosentezin enerji eldesi evresiyle karbon fiksasyonu evresi arasındaki inorganik madde kullanımı farkını netleştirmek.

Anahtar Kavram

Kemosentez yapan canlıların inorganik maddeleri oksitleyerek kimyasal enerji elde etmesi ve bu enerjiyi kullanarak karbondioksit ve su yardımıyla organik besin sentezlemesi süreci.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 36Soru

Hücresel solunum reaksiyonlarının tüm canlılarda ortak olarak gerçekleşen ilk evresi glikolizdir. Glikoliz reaksiyonlarının sitoplazmadaki işleyiş mekanizmasını inceleyen bir araştırmacı, izole bir reaksiyon kabına glikoliz için gerekli tüm enzim, koenzim ve inorganik maddeleri ekleyerek glukoz yıkımını gözlemlemiştir.

Reaksiyon sürecinde gözlemlenen hücresel ve kimyasal değişimler dikkate alındığında;

I. Glikoliz reaksiyonlarının başlayabilmesi için başlangıçta ATPATP harcanması zorunlu olup, bu durum glukozun aktivasyon enerjisinin aşılmasını sağlar.
II. Ortamda serbest NAD+NAD^+ koenziminin tükenmesi, gliseraldehit-3-fosfat (G3PG3P) molekülünün yükseltgenmesini ve dolayısıyla substrat düzeyinde fosforilasyonla net ATPATP üretimini durdurur.
III. Glikoliz reaksiyonlarında glukozun pirüvata kadar yıkımı sürecinde doğrudan oksijen gazı (O2O_2) tüketilir ve bu reaksiyonlar mitokondri organelinde gerçekleşir.
IV. Glikoliz evresi, glukoz moleküllerinin su katılarak daha küçük birimlere ayrıştırıldığı bir hidroliz (sindirim) reaksiyonu olup, bu süreçte hücredeki diğer hidroliz reaksiyonlarında olduğu gibi ATPATP harcanır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadeleri doğrudur.
Glikoliz reaksiyonlarının başlaması için glukozun 2 ATP harcanarak aktifleşmesi gerekir (I. öncül). Ayrıca G3P moleküllerinden elektron ve protonların uzaklaştırıldığı yükseltgenme basamağının sürmesi, ortamda hidrojenleri yakalayacak olan serbest NAD+ koenzimlerinin bulunmasına bağlıdır; NAD+ bulunmadığında bu basamak tıkanır ve sonrasındaki SDF ile ATP sentezi durur (II. öncül). Bu nedenle 'I ve II' öncüllerini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Glukozun aktivasyon basamağını analiz etme.
Glukozun reaksiyona girmesi için başlangıçta 2 ATP harcanarak fruktoz-1,6-bifosfata dönüştürülmesi gerekir. Bu durum glukozun aktivasyon enerjisinin aşılmasını sağlar. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Glukoz kararlı bir moleküldür ve reaksiyonun başlaması için enerji yatırımı (aktivasyon) zorunludur.
2
NAD+ koenziminin glikolizdeki rolünü ve sınırlayıcı etkisini belirleme.
Gliseraldehit-3-fosfat (G3P) molekülünün yükseltgenmesi sırasında NAD+ koenzimi hidrojen alarak indirgenir. Ortamda serbest NAD+ koenzimi kalmazsa bu yükseltgenme basamağı durur, 1,3-bifosfogliserat oluşamaz ve dolayısıyla sonraki basamaklardaki substrat düzeyinde fosforilasyonla ATP üretimi kesintiye uğrar. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
Oksidasyon basamağında elektron/proton alıcısı olarak işlev gören koenzimin (NAD+) sürekliliği reaksiyon zinciri için kritiktir.
3
Oksijen gereksinimi ve reaksiyon konumunu değerlendirme.
Glikoliz reaksiyonları tüm canlılarda sitoplazmada gerçekleşir ve oksijen gazı (O2O_2) kullanılmaz. Oksijen, solunumun sonraki evrelerinde (ETS basamağında) son elektron alıcısı olarak görev yapar. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Glikoliz evresi anaerobik koşullarda da aynı şekilde yürütülebilen ortak bir başlangıç evresidir.
4
Glikoliz reaksiyonunun kimyasal niteliğini (katabolizma vs. hidroliz) belirleme.
Glikoliz bir hidroliz (sindirim) reaksiyonu değil, hücre içi organik molekül yıkımı (hücresel solunumun başlangıç aşaması) sürecidir. Ayrıca hücre içindeki hidroliz tepkimelerinde ATP harcanmaz veya üretilmez. Bu nedenle dördüncü öncül yanlıştır.
Hidroliz ve solunum farklı katabolik reaksiyon türleridir ve enerji dönüşüm dinamikleri tamamen farklıdır.

Anahtar Kavram

Glikoliz evresindeki enerji yatırımı (aktivasyon), oksidasyon (NAD+ indirgenmesi) ve ATP üretimi süreçleri ile glikolizin oksijensiz ortamda, sitoplazmada gerçekleşmesi.
Soru 37Soru

Kloroplastın tilakoit zarlarında gerçekleşen fotosentezin ışığa bağımlı reaksiyonları sırasında, güneş ışığı enerjisi soğurularak bir dizi işlem sonucunda kimyasal enerjiye (ATPATP ve NADPHNADPH) dönüştürülür.

Buna göre, bu evrede gerçekleşen olaylar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tilakoit boşlukta (lümen) biriken protonların (H+H^+), kemiozmotik hipoteze göre ATPATP sentaz enzimi üzerinden stromaya geri akışı sırasında fotofosforilasyon gerçekleşir.

Cevap

Tilakoit boşlukta biriken protonların (H+H^+), kemiozmotik hipoteze göre ATPATP sentaz enzimi üzerinden stromaya geri akışı sırasında fotofosforilasyon gerçekleşir.
Işığa bağımlı reaksiyonlarda kemiozmotik mekanizma geçerlidir. Tilakoit boşlukta suyun fotolizi ve ETS'nin pompalama faaliyetiyle biriken protonlar, derişimlerinin yüksek olduğu yerden düşük olduğu stromaya doğru ATPATP sentaz kompleksi içinden geçerler. Bu geçiş sırasında açığa çıkan enerji, ATPATP sentezinde (fotofosforilasyon) kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Işığa bağımlı reaksiyonların amacını belirle.
Güneş enerjisi kullanılarak ışıktan bağımsız evrede (Calvin döngüsü) kullanılacak olan ATPATP ve NADPHNADPH moleküllerini üretmek.
Fotosentezin besin sentezi basamağı olan Calvin döngüsü için kimyasal enerji ve indirgeme gücü gereklidir.
2
Kemiozmotik mekanizmayı analiz et.
ETS üzerinden taşınan elektronların enerjisiyle protonlar (H+H^+) stromadan tilakoit boşluğa pompalanır. Ayrıca suyun fotolizi de bu boşluktaki proton sayısını artırır.
Tilakoit zarın iki tarafı arasında bir pH ve elektriksel potansiyel farkı (proton itici güç) oluşturulması gerekir.
3
ATPATP sentezini değerlendir.
Biriken protonlar sadece ATPATP sentaz kanallarından geçerek stromaya dönebilir. Bu geçiş sırasında sağlanan enerji ile ADP+PiATPADP + P_i \rightarrow ATP sentezlenir.
Fotofosforilasyon süreci, kemiozmotik hipotez ile açıklanan bu proton akışına dayalıdır.

Anahtar Kavram

Kemiozmotik Hipotez ve Fotofosforilasyon

Daha Fazla Pratik

Fotofosforilasyon ile oksidatif fosforilasyon arasındaki temel benzerlikleri (ETS kullanımı, kemiozmozis) ve farkları (enerji kaynağı, son elektron alıcısı) karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

Bitkilerde kloroplastın tilakoit membranında gerçekleşen ışığa bağımlı reaksiyonlar sırasında gözlenen bazı olaylar ile bu olayların temel işlevlerini/sonuçlarını aşağıda verildiği gibi eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Suyun fotolizi
Elektron Taşıma Sistemi (ETS) faaliyeti
NADP+NADP^+ koenziminin indirgenmesi
ATP sentaz aktivitesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Işığa bağımlı reaksiyonlarda suyun fotolizi ile oksijen üretilir; ETS faaliyeti ile lümende proton biriktirilir; NADP+NADP^+ indirgenerek NADPHNADPH sentezlenir ve ATP sentaz ile fotofosforilasyon gerçekleşir.
Işığa bağımlı reaksiyonlar tilakoit zarda gerçekleşir ve temel amacı ışık enerjisini ATP ve NADPH formunda depolamaktır. Bu sırada suyun fotolizi ile oksijen üretilir, ETS ile proton gradyanı oluşturulur ve ATP sentaz ile bu gradyan kullanılarak ATP sentezlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Fotoliz sürecini analiz etme
Suyun parçalanmasıyla oluşan elektronlar fotosisteme aktarılırken, serbest kalan oksijen atmosfere verilir.
Bitkisel fotosentezde oksijenin kaynağı sudur.
2
ETS ve kemiozmotik teoriyi ilişkilendirme
ETS üzerinden elektron geçişi, aktif taşıma ile protonların tilakoit boşluğa dolmasını sağlar.
ATP sentezi için tilakoit membran iki tarafında proton derişim farkı (gradyan) oluşturulmalıdır.
3
NADP+ ve ATP üretimini belirleme
Işıktan bağımsız evrede (CO2CO_2 tutma) kullanılacak olan NADPH ve ATP bu evrede hazır hale getirilir.
Işığa bağımlı reaksiyonların temel amacı, ışık enerjisinin kimyasal bağ enerjisine (ATPATP ve NADPHNADPH) dönüştürülmesidir.

Anahtar Kavram

Işığa bağımlı reaksiyonların temel girdileri ve çıktıları arasındaki mekanizmalar.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 39Soru

Bitkilerde kloroplastın granalarında gerçekleşen fotosentezin ışığa bağımlı reaksiyonları sürecinde; suyun fotolizi, fotofosforilasyon ve NADP+NADP^+ molekülünün indirgenmesi gibi hayati olaylar meydana gelir.

Buna göre, ışığa bağımlı reaksiyonlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suyun fotolizi sonucunda açığa çıkan elektronlar, ışık etkisiyle elektron kaybeden klorofil molekülünün elektron açığını kapatır.

Cevap

Suyun fotolizi sonucunda açığa çıkan elektronlar, klorofil molekülünün elektron açığını kapatmak için kullanılır.
Işığa bağımlı reaksiyonlarda, Fotosistem II'deki klorofil molekülü ışığı soğurarak elektron kaybeder ve yükseltgenir. Bu klorofilin kaybettiği elektronlar, suyun fotolizi (ışık yardımıyla parçalanması) sonucunda açığa çıkan elektronlar tarafından karşılanır. Böylece klorofil tekrar indirgenerek bir sonraki ışık fotonunu soğurmaya hazır hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Işığa bağımlı reaksiyonların temel girdilerini ve çıktılarını belirle.
Girdiler: Işık, H2OH_2O, NADP+NADP^+, ADPADP, PiP_i. Çıktılar: O2O_2, ATPATP, NADPHNADPH.
Reaksiyonun genel akışını anlamak için gereklidir.
2
Suyun fotolizinin (parçalanmasının) sonuçlarını analiz et.
H2O2H++2e+1/2O2H_2O \rightarrow 2H^+ + 2e^- + 1/2 O_2.
Sudan gelen elektronların akıbetini belirlemek için gereklidir.
3
Klorofilin elektron kaybı ile suyun elektronları arasındaki ilişkiyi kur.
Işıkla uyarılan klorofilin fırlattığı elektronların yerini sudan gelen elektronlar alır.
Fotosistemin sürekliliği bu elektron transferine bağlıdır.

Anahtar Kavram

Fotosentezin ışığa bağımlı reaksiyonlarında suyun fotolizi ile oluşan elektronlar klorofilin, hidrojenler ise NADPH'ın kaynağıdır.
Soru 40Soru

Fotosentezin ışığa bağımlı reaksiyonları sırasında gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Işığa bağımlı reaksiyonların doğru sıralaması: Klorofilin uyarılması, suyun fotolizi, protonların pompalanması, NADPH oluşumu ve ATP sentezi şeklindedir.
Işığa bağımlı reaksiyonlar fotonun klorofili uyarmasıyla başlar. FS II'den ayrılan elektronların yerini suyun fotoliziyle gelen elektronlar doldurur. Elektronlar ETS'de taşınırken protonlar tilakoit boşluğa pompalanır. Bu elektronlar en sonunda NADP+ tarafından tutularak NADPH üretilirken, oluşan proton gradiyenti ATP sentaz aracılığıyla ATP sentezine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Işığın soğurulması
Klorofilin yükseltgenmesi
Fotosentez ışık enerjisinin kimyasal enerjiye dönüşümüyle başlar.
2
Fotoliz
Sistem için elektron, proton ve oksijen kaynağı sağlanması
Yükseltgenmiş klorofilin tekrar indirgenebilmesi için dışarıdan elektron alması gerekir.
3
ETS ve Proton Pompalanması
Proton derişim farkı (gradiyent) oluşturulması
Elektronların enerjisi, ATP sentezi için gerekli olan potansiyel enerjiyi (H+ farkı) yaratmak için kullanılır.
4
NADPH Sentezi
NADP+ molekülünün indirgenmesi
Elektronların ETS'deki yolculuğu son elektron alıcısı olan NADP+ üzerinde sonlanır.
5
Fotofosforilasyon
ATP sentezi
Kemiozmotik teoriye göre proton derişim farkı ATP sentazı aktive ederek ATP üretimini sağlar.

Anahtar Kavram

Işığa bağımlı reaksiyonlarda elektron akışı ve kemiozmotik hipotez
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki
Canlılarda Enerji Dönüşümleri Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin