İnsan Fizyolojisi

271 soru

Soru 1Soru

Şiddeti giderek artan bir ses kaynağını dinleyen sağlıklı bir bireyin işitme sinirlerinde gerçekleşen fizyolojik değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı) artar.

Cevap

Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı) artar
Duyu organlarından gelen uyarıların şiddeti arttığında, ilgili duyu nöronlarında birim zamanda oluşan aksiyon potansiyeli (impuls) sayısı artar. Bu durum beynin uyarının şiddetini yorumlamasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının şiddeti ile nöronal yanıt arasındaki ilişkiyi analiz et.
Sesin şiddeti (desibel düzeyi) arttığında, bu durumun duyusal nöronlarda yaratacağı temel etki belirlenir.
YKS biyoloji müfredatında uyarının şiddeti, süresi ve frekansının nöron üzerindeki etkilerini ayırt etmek kritiktir.
2
İmpuls hızı ve impuls sayısı (frekansı) kavramlarını karşılaştır.
İmpuls hızının sabit kaldığı (çünkü nöron yapısı değişmedi), ancak birim zamanda oluşan impuls sayısının arttığı sonucuna varılır.
Bir nöronun iletim hızı sadece yapısal özelliklerine (miyelin, sıcaklık, çap) bağlıdır; uyarının şiddeti sadece 'sayı' olarak kodlanır.

Anahtar Kavram

Uyarı Şiddeti ve İmpuls Frekansı İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 2Soru

İnsan vücudunda dolaşım ve lenf sistemine ait bazı damarlar ve yapılar ile bu yapıların temel görevleri aşağıda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki yapıları sağ sütundaki uygun işlevsel tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sol Karıncık
Akciğer Atardamarı
Lenf Düğümleri
Kapı Toplardamarı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol Karıncık - Oksijence zengin kanı aort aracılığıyla sistemik dolaşıma dahil eder; Akciğer Atardamarı - Karbondioksit oranı yüksek kanı temizlenmesi için ilgili solunum organına taşır; Lenf Düğümleri - Sıvı içerisindeki mikroorganizmaları süzerek vücut savunmasında rol oynar; Kapı Toplardamarı - Sindirim kanalından emilen besinleri kontrol edilmek üzere karaciğere iletir.
Sol karıncık temiz kanı vücuda pompalar, akciğer atardamarı kirli kanı akciğere taşır, lenf düğümleri lenfi süzerek bağışıklık sağlar ve kapı toplardamarı besinleri bağırsaklardan karaciğere iletir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalbin bölümlerini ve bağlantılı damarları analiz edin.
Sol karıncığın vücuda temiz kan pompaladığını, akciğer atardamarının ise kalpten akciğere kirli kan götürdüğünü belirleyin.
Dolaşım sisteminin yönünü ve kanın oksijen içeriğini doğru eşleştirmek için gereklidir.
2
Lenf sisteminin temel işlevlerini değerlendirin.
Lenf düğümlerinin süzme ve akyuvar üretimi gibi bağışıklık görevlerini üstlendiğini tespit edin.
Lenf sisteminin dolaşım sistemiyle olan fonksiyonel farkını ayırt etmek için önemlidir.
3
Karaciğerin kan giriş yollarını hatırlayın.
Kapı toplardamarının sindirim sistemi ile karaciğer arasındaki köprü olduğunu doğrulayın.
Sindirim sonrası besinlerin izlediği yolu anlamak için kritik bir bilgidir.

Anahtar Kavram

İnsan dolaşım ve lenf sistemindeki yapı-görev ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

İnsan sindirim sisteminde gerçekleşen kimyasal sindirim olayları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besinlerin su ve enzimler yardımıyla yapı birimlerine (monomerlere) kadar parçalanmasıdır.

Cevap

Kimyasal sindirim, besinlerin su ve enzimler kullanılarak monomerlerine parçalanması sürecidir.
Kimyasal sindirimin özü, karmaşık yapıdaki (polimer) besinlerin, su molekülleri eklenerek ve spesifik enzimler katalizörlüğünde en küçük yapı taşlarına (monomer) ayrıştırılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sindirim çeşitlerini ayırt etme.
Mekanik sindirim besin yüzeyini artırırken, kimyasal sindirim bağları koparır.
Soruda kimyasal sindirime ait doğru tanım istenmektedir.
2
Enerji kullanımını değerlendirme.
ATPATP harcanmaz.
Sindirim bir hidroliz (suyla parçalanma) reaksiyonudur ve hidrolizde ATPATP tüketilmez.
3
Tanımları karşılaştırma.
Büyük moleküllerin su ve enzimle monomerlere dönüşmesi seçeneği doğrudur.
Bu ifade kimyasal sindirimin bilimsel tanımıdır.

Anahtar Kavram

Kimyasal Sindirim ve Hidroliz Mekanizması
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

Bir araştırmacı, laboratuvar ortamında izole edilmiş bir sinir hücresine (nöron) önce eşik değerde bir uyarı, ardından bu uyarının şiddetini iki katına çıkararak ikinci bir uyarı veriyor.

Buna göre, uyarının şiddetinin artırılması bu nöronda aşağıdakilerden hangisinin değişmesine neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı)

Cevap

Uyarının şiddeti artırıldığında impulsun iletim hızı değişmez, ancak birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı) artar.
Doğru seçenek olan birim zamanda oluşan impuls sayısındaki artış, sinir sisteminin uyarının şiddetini algılama biçimidir. Bir nöron eşik değerin üzerinde ne kadar güçlü uyarılırsa, o kadar yüksek frekansta (sıklıkta) impuls oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının şiddeti ile iletim hızı arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Hız sabittir.
İmpuls iletim hızı sadece nöronun yapısal özelliklerine (akson çapı, miyelin kılıf varlığı) ve ortam sıcaklığına bağlıdır; uyarının şiddeti hızı etkilemez.
2
Uyarının şiddeti ile impuls sayısı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek.
İmpuls sayısı (frekans) artar.
Uyarının şiddeti ne kadar fazlaysa, sinir hücresi o kadar sık uyarılır ve merkezi sinir sistemine birim zamanda gönderilen impuls sayısı artar.

Anahtar Kavram

İmpuls iletimini etkileyen faktörler
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

Sıcak bir yüzeye dokunulduğunda elin hızla çekilmesini sağlayan bir refleks yayında, impulsun (uyartı) izlediği yolun bölümleri aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu bölümleri, impulsun geçiş sırasına göre baştan sona doğru nasıl sıralarsınız?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İmpuls sırasıyla Reseptör → Duyu Nöronu → Ara Nöron → Motor Nöron → Efektör yolunu izler.
Refleks yayı her zaman reseptör organ ile başlar ve efektör organ ile sonlanır. İmpuls akış yönü uyarının alınması, merkeze taşınması (duyu), değerlendirilmesi (ara), emrin iletilmesi (motor) ve tepkinin verilmesi (efektör) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının algılanması
İmpuls oluşumu
Sıcaklık değişimi derideki termoreseptörler tarafından algılanır ve sinirsel bir sinyal başlatılır.
2
Merkezi sinir sistemine iletim
Uyartının omuriliğe girişi
Duyu nöronları, oluşan impulsu omuriliğin arka (dorsal) kökünden içeri taşır.
3
Merkezi değerlendirme
Cevap (emir) oluşturulması
Omurilikteki ara nöron, gelen impulsu analiz eder ve elin çekilmesi gerektiğine dair bir motor yanıt oluşturur.
4
Cevabın iletilmesi
Emrin efektöre ulaşması
Motor nöronlar, ara nörondan aldıkları yanıtı omuriliğin ön (ventral) kökünden çıkarak ilgili kasa taşır.
5
Tepkinin gerçekleşmesi
Elin çekilmesi
Efektör organ olan kol kasları kasılır ve birey zarar görmemek için elini hızla geri çeker.

Anahtar Kavram

Refleks Yayı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Bir sinir teline (nörona) uygulanan ve şiddeti sürekli artırılan bir uyarının, eşik değerin üzerine çıktığı ve artmaya devam ettiği gözlenmiştir.

Bu süreçte nöronda meydana gelen değişimlerle ilgili;

I. İmpulsun iletim hızı,
II. Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı),
III. Aksiyon potansiyelinin genliği (büyüklüğü),
IV. Efektör organda (tepki organı) oluşan tepkinin şiddeti

niceliklerinden hangilerinde bir artış meydana gelmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

İmpuls sayısı (frekansı) ve tepki şiddetinin arttığı seçenek doğrudur.
Uyarı şiddetinin artması, bir nöronda oluşan impuls hızını veya aksiyon potansiyeli genliğini değiştirmez; ancak birim zamanda oluşan impuls sayısını (frekansını) artırır. İmpuls frekansındaki bu artış, efektör organa saniyede ulaşan sinyal miktarını artırarak tepki şiddetinin daha fazla olmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının şiddeti ile iletim hızı ilişkisini değerlendir.
İmpuls iletim hızı; nöronun miyelin kılıf taşıması, akson çapı ve sıcaklık gibi özelliklerine bağlıdır; uyarı şiddetinden etkilenmez.
Bir sinir teli boyunca iletim elektrikseldir ve nöronun fiziksel kapasitesi sabittir.
2
Uyarının şiddeti ile aksiyon potansiyeli genliği ilişkisini değerlendir.
Genlik (zar potansiyeli farkı) sabittir.
'Ya hep ya hiç' prensibi uyarınca nöron, eşik değer üzerindeki her uyarıya aynı şiddette cevap verir.
3
Uyarının şiddeti ile impuls sayısı ve tepki şiddeti ilişkisini kur.
Uyarı şiddeti arttıkça birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekans) artar ve bu durum tepki organında daha büyük bir yanıt oluşturur.
Daha sık gelen uyarılar sinapslarda daha fazla nörotransmitter salgılanmasına ve daha çok hücrenin uyarılmasına yol açar.

Anahtar Kavram

İmpuls Hızı ve Frekansı Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Bir sinir demeti (sinir kordonu) ile tek bir sinir teli arasındaki 'ya hep ya hiç' prensibi farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Bir nöronda aksiyon potansiyeli oluşumu ve iletimi süreciyle ilgili aşağıda verilen olayları, kronolojik olarak ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; eşik değere ulaşma, Na+Na^+ girişi (depolarizasyon), K+K^+ kanallarının açılması, K+K^+ çıkışı (repolarizasyon) ve iyon dengesinin yeniden kurulması (polarizasyon) şeklinde gerçekleşir.
Doğru sıralama, sinir hücresinin uyarılmasıyla başlar. İlk olarak zar potansiyeli eşik değere ulaşır. Ardından sodyum kanalları açılır ve hücre içine sodyum girişiyle depolarizasyon gerçekleşir. Sodyum kanalları kapandığında potasyum kanalları açılır ve potasyumun dışarı çıkmasıyla hücre içi tekrar negatifleşir (repolarizasyon). Son olarak sodyum-potasyum pompası iyonları başlangıç konumlarına taşıyarak polarizasyonu yeniden sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarı ve Eşik Değer Kontrolü
Zar potansiyelinin 55 mV-55 \text{ mV} seviyesine çıkması.
Hep ya da hiç prensibi gereği aksiyon potansiyelinin başlaması için eşik değere ulaşılmalıdır.
2
Depolarizasyon Fazı
Na+Na^+ iyonlarının pasif olarak hücre içine dolması.
Voltaj kapılı sodyum kanallarının açılması hücre içini yaklaşık +40 mV+40 \text{ mV} seviyesine kadar pozitif yapar.
3
Repolarizasyon Fazı
K+K^+ iyonlarının pasif olarak hücre dışına çıkması.
Sodyum kanalları kapanıp potasyum kanalları açılınca, pozitif yük kaybı ile hücre içi tekrar negatifleşir.
4
İyon Dengesi ve Polarizasyonun Tesisi
Na+K+Na^+ - K^+ pompasının aktif taşıma yapması.
Hiperpolarizasyon sonrası iyon dağılımının başlangıçtaki dinlenme durumuna dönmesi için ATP harcanarak iyonlar yer değiştirir.

Anahtar Kavram

Aksiyon Potansiyeli Aşamaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Laboratuvar ortamında izole edilmiş bir sinir teline (tek bir akson), eşik değerinin üzerinde iki farklı şiddette uyarı verilmiştir. Birinci uyarının şiddeti II, ikinci uyarının şiddeti ise 3I3I olarak ölçülmüştür.

Buna göre, uyarının şiddetindeki bu artışın (3I3I), sinir telinde aşağıdakilerden hangisine neden olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birim zamanda oluşan impuls sayısının (frekansın) artması

Cevap

Uyarının şiddeti arttığında birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı) artar.
Tek bir sinir teli veya kas telinde, eşik değerin üzerindeki uyarılara verilen tepkinin şiddeti (aksiyon potansiyeli genliği) ve iletim hızı değişmez. Ancak uyarının şiddeti arttıkça, bu durum nöronun daha sık uyarılmasına ve birim zamanda oluşan impuls sayısının artmasına yol açar. Bu durum aynı zamanda efektör organın daha güçlü tepki vermesinin de temel sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının şiddeti ile eşik değer arasındaki ilişkiyi analiz etme
Her iki uyarı (II ve 3I3I) eşik değerin üzerinde olduğu için nöron her iki durumda da impuls oluşturur.
Nöronun tepki verebilmesi için uyarının en az eşik değer şiddetinde olması gerekir.
2
'Ya Hep Ya Hiç' prensibini uygulama
Tek bir sinir teli söz konusu olduğu için oluşan aksiyon potansiyelinin genliği ve hızı değişmez.
İmpuls hızı sadece aksonun fiziksel özelliklerine (miyelin, çap) bağlıdır, uyarının şiddetinden etkilenmez.
3
Uyarının şiddeti ile impuls frekansı arasındaki ilişkiyi kurma
Şiddetli uyarı, nöronda daha sık aralıklarla uyarı oluşmasına, dolayısıyla impuls sayısının artmasına neden olur.
Uyarının şiddeti merkezi sinir sistemine iletilen 'mesajın' yoğunluğunu (frekansını) belirler.

Anahtar Kavram

İmpuls iletimini etkileyen faktörler ve Ya Hep Ya Hiç prensibi

Daha Fazla Pratik

Sinir demetlerinde uyarının şiddeti arttıkça uyarılması gereken nöron sayısı da artacağı için (merdiven etkisi) sinir telinden farklı olarak tepki şiddetinin arttığı senaryoları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Bir sinir hücresine (nörona), eşik değerin üzerindeki farklı şiddetlerde uyarılar verildiğinde; uyarının şiddetindeki artış, nöronda aşağıdakilerden hangisinin değişmesine neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oluşan impuls sayısı

Cevap

Uyarının şiddetindeki artış, nöronda oluşan impuls sayısının (frekansının) artmasına neden olur.
Doğru seçenek, oluşan impuls sayısının artacağını belirtmektedir. Bir nöronda uyarı şiddeti eşik değerin üzerinde artırıldığında, bu durum aksiyon potansiyelinin hızını veya büyüklüğünü değiştirmez, ancak saniyede oluşan sinyal (impuls) sayısını artırarak efektör organa iletilen tepkinin şiddetlenmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Eşik değer ve uyarı ilişkisini analiz etme
Nöronlar, eşik değer ve üzerindeki uyarılara aynı şiddette tepki verir (Ya Hep Ya Hiç Prensibi).
Bir sinir hücresi uyarılmak için belirli bir minimum enerjiye ihtiyaç duyar.
2
Uyarının şiddeti ile iletim hızı arasındaki ilişkiyi değerlendirme
İmpuls iletim hızı, uyarının şiddetine değil, hücrenin fiziksel yapısına (akson çapı, miyelin kılıf) bağlıdır.
Hızın sabit kalması nöronun biyokimyasal (polarizasyon-depolarizasyon) çalışma mekanizmasından kaynaklanır.
3
Uyarının şiddeti ile impuls sayısı (frekans) arasındaki ilişkiyi kurma
Uyarı şiddeti arttıkça nöron daha sık uyarılır, bu da impuls frekansını (birim zamandaki impuls sayısı) artırır.
Güçlü uyarılar hücre zarındaki iyon kanallarının daha hızlı veya daha sık açılmasına neden olarak daha fazla sinyal üretilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İmpuls hızı sabittir, impuls sayısı değişkendir.
Tahmini Süre:45s
Soru 10Soru

İnsan vücudunda gerçekleşen bir refleks yayı sürecinde, uyarının alınmasından tepki oluşumuna kadar gerçekleşen olaylar aşağıda verilmiştir. Bu olayların gerçekleşme sırasına göre baştan sona doğru dizilimi nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Duyu reseptörü → Duyu nöronu → Ara nöron → Motor nöron → Efektör organ
Doğru sıralama, uyarının reseptörle alınması, duyu nöronuyla iletilmesi, ara nöronda işlenmesi, motor nöronla emrin gönderilmesi ve efektör organda tepkinin oluşması şeklindedir. Bu, standart bir diz dizme veya el çekme refleksinin temel mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptör aktivasyonu
Uyarı elektriksel sinyale (impuls) dönüştürülür.
Dış çevreden gelen fiziksel veya kimyasal değişimlerin sinir sistemine aktarılması için ilk basamak reseptördür.
2
İletim (Girdi)
İmpuls duyu nöronu ile omuriliğe ulaşır.
Duyu nöronları, çevresel sinir sisteminden merkezi sinir sistemine bilgi taşıyan afferent yollardır.
3
Değerlendirme
Bilgi işlenir ve bir tepki kararı verilir.
Ara nöronlar merkezi sinir sisteminde bulunur ve duyusal girdi ile motor çıktı arasındaki bağlantıyı kurar.
4
İletim (Çıktı)
Komut motor nöron ile taşınır.
Motor nöronlar, merkezi sinir sisteminden gelen emirleri efektörlere taşıyan efferent yollardır.
5
Tepki
Kas kasılması veya bez salgısı gerçekleşir.
Efektör organın uyarılması, refleksin dışarıdan gözlemlenebilen sonucudur.

Anahtar Kavram

Refleks Yayı
Soru 11Soru

İnsanda endokrin bezler tarafından üretilen hormonlar, kana salgılandıktan sonra kan dolaşımı aracılığıyla tüm vücuda dağıtılır. Ancak belirli bir hormon, vücuttaki tüm hücreler yerine sadece belirli bir hücre grubu (hedef hücreler) üzerinde etki gösterir.

Buna göre, hormonların sadece hedef hücrelerde tepki oluşturabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hedef hücrelerin zarında veya sitoplazmasında ilgili hormona özgü reseptör proteinlerin bulunması

Cevap

Hormonların sadece hedef hücrelerde etki etmesi, bu hücrelerin o hormona özgü reseptör proteinlere sahip olmasından kaynaklanır.
Doğru cevap, hedef hücrelerin bu hormonları tanıyan ve onlara bağlanabilen özel reseptör proteinlerine sahip olmasıdır. Hormonlar kan yoluyla vücudun her yerine ulaşsa da, sadece anahtar-kilit uyumu gibi bu reseptörlere sahip olan hücrelerle etkileşime girerek biyolojik bir yanıt oluşturabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonların salgılanma ve taşınma yolunu belirle.
Hormonlar endokrin bezlerden kana verilir ve kan yoluyla tüm vücuda yayılır.
Hormonların etki mekanizmasını anlamak için önce nasıl taşındığını bilmek gerekir.
2
Hormon ile hücre arasındaki etkileşim prensibini analiz et.
Hormonlar, hedef hücrelerin yüzeyindeki veya içindeki özel reseptör molekülleriyle (genellikle protein yapılı) birleşir.
Bir hormonun bir hücrede değişiklik yapabilmesi için o hücre tarafından 'tanınması' gerekir.
3
Hedef dışı hücrelerde neden etki oluşmadığını açıkla.
Hedef olmayan hücrelerde ilgili hormona uygun reseptör bulunmadığı için hormon bu hücrelere bağlanamaz ve bir sinyal iletemez.
Hormon etkisindeki özgüllüğü sağlayan temel faktör reseptör varlığıdır.

Anahtar Kavram

Hormon-Reseptör Özgüllüğü
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

Sağlıklı bir bireyin karbonhidrat bakımından zengin bir öğün tüketmesinin ardından, yükselen kan şekerinin dengelenmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları meydana geliş sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; kan şekerinin yükselmesi, insülinin kana verilmesi, glikozun hücrelere geçişinin hızlanması ve kan şekerinin normale dönmesi şeklinde gerçekleşir.
Sıralama fizyolojik bir tepki zinciridir. Önce uyarı (glikoz artışı), sonra efektör merkezin yanıtı (insülin salgılanması), ardından tepki (glikozun hücrelere alınması) ve son olarak sonuç (normal değere dönüş) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki tetikleyici olayı belirleme
Glikoz miktarının artması
Endokrin sistemdeki geri bildirim mekanizmalarının çalışması için genellikle bir değişkenin normal değerinden sapması gerekir.
2
Hormonal yanıtı saptama
İnsülin salgılanması
Kandaki yüksek glikoz derişimini düşürecek olan temel hormon pankreastan salgılanan insülindir.
3
Hormonun etkisini gözlemleme
Hücrelere geçiş ve depolama
İnsülinin hedefi, kandaki glikozun doku hücrelerine geçmesini sağlamak ve fazlasını karaciğerde glikojen olarak depolatmaktır.
4
Homeostazın sağlanması
Normal seviyeye dönüş
Glikoz kandan uzaklaştığında, kanın glikoz derişimi tekrar kararlı iç çevre (homeostaz) sınırlarına iner.

Anahtar Kavram

Negatif Geri Bildirim (Feedback) ve Kan Şekeri Düzenlenmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Hormonlar, iç salgı bezleri tarafından doğrudan kana salgılanan ve vücutta düzenleyici rol oynayan özel kimyasal habercilerdir. Bir hormon kan dolaşımı aracılığıyla vücudun tamamına dağıtılmasına rağmen sadece belirli hücrelerde (hedef hücreler) biyolojik bir yanıtın oluşmasını sağlar.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hedef hücrelerin yüzeyinde veya içinde o hormona özgü reseptör proteinlerinin bulunması

Cevap

Hormonların sadece hedef hücreleri etkilemesinin nedeni, bu hücrelerin o hormona özgü reseptörlere sahip olmasıdır.
Hormonlar kan yoluyla vücudun her yerine ulaşsalar da, yalnızca yapılarına uygun (spesifik) reseptör taşıyan hücrelere bağlanabilirler. Bu durum, hormonun sadece o hücrede (hedef hücre) metabolik bir değişikliği tetiklemesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Endokrin bezlerin çalışma prensibini hatırla.
Hormonlar kana verilir ve kan yoluyla tüm vücuda taşınır.
Hormonların hedef hücreye ulaşma yolu kan dolaşımıdır.
2
Hormonun neden her hücreyi etkilemediğini sorgula.
Hücrelerin yüzeyinde veya içinde reseptör adı verilen özel moleküller bulunur.
Bir hormonun hücreye etki edebilmesi için o hücredeki özel reseptöre bağlanması (anahtar-kilit uyumu) gerekir.
3
Sonuca ulaş.
Reseptör varsa hücre 'hedef hücre' olur ve yanıt verir.
Hormon-reseptör özgüllüğü, endokrin sistemin temel çalışma prensibidir.

Anahtar Kavram

Hormon-Reseptör Özgüllüğü
Soru 14Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen hormonlar ile sağ sütunda verilen bu hormonların sağlıklı bir insandaki temel işlevlerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İnsülin
ADH (Antidiüretik Hormon)
Kalsitonin
Tiroksin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hormonlar ve temel görevleri şu şekilde eşleşir: İnsülin - Kan şekerini düşürme; ADH - Suyun geri emilimi; Kalsitonin - Kandan kemiğe kalsiyum geçişi; Tiroksin - Metabolizma hızını artırma.
Eşleştirme, hormonların lise biyoloji müfredatında yer alan en temel ve ayırt edici işlevleri üzerine kuruludur. İnsülinin glikoz üzerindeki düşürücü etkisi, ADH'nin böbreklerdeki su tutma görevi, kalsitoninin kalsiyumu kemiğe yönlendirmesi ve tiroksinin genel metabolizma hızını belirlemesi temel biyolojik bilgilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir hormonun salgılandığı bezi ve temel fizyolojik etkisini belirleyin.
İnsülin pankreastan, ADH hipofizden, Kalsitonin ve Tiroksin tiroit bezinden salgılanır.
Hormonların etki mekanizmalarını doğru eşleştirmek için kaynak bezleri ve hedef organları bilmek gerekir.
2
Hormonların kan bileşimi üzerindeki etkilerini analiz edin.
İnsülin şekeri, Kalsitonin kalsiyumu, ADH ise su miktarını düzenler.
Hormonların çoğu homeostazı korumak adına belirli maddelerin kandaki yoğunluğunu değiştirir.
3
Eşleştirmeyi tamamlayın.
Hormonlar ilgili biyolojik süreçlerle (şeker düşürme, su emilimi, kalsiyum dengesi, metabolizma) eşleşmiş olur.
Her hormonun kendine özgü bir reseptörü ve spesifik bir etkisi vardır.

Anahtar Kavram

Hormonların Temel Görevleri ve Hedef Organ Etkileşimleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 15Soru

İnsanda endokrin bezler tarafından kana salgılanan bir hormon, kan dolaşımı aracılığıyla tüm vücudu dolaşır. Ancak bu hormon, vücuttaki tüm hücreleri etkilemek yerine sadece belirli bir organın hücrelerinde (hedef hücre) değişikliğe yol açar.

Hormonların bu özgüllüğünü sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hedef hücrelerde ilgili hormonu tanıyabilen özel reseptör moleküllerinin bulunması

Cevap

Hedef hücrelerde ilgili hormonu tanıyabilen özel reseptör moleküllerinin bulunması
Hormonlar kan yoluyla tüm vücuda dağılırlar; ancak bir hormonun bir hücre üzerinde etki gösterebilmesi için o hücrenin yüzeyinde veya içinde o hormona özgü bir reseptör (alıcı) protein bulunması gerekir. Bu durum hormonun 'hedef hücresini' belirleyen temel faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonların taşınma biçimini belirle.
Hormonlar endokrin bezlerden doğrudan kana salgılanır ve kan yoluyla vücudun her noktasına taşınır.
Endokrin sistemin temel çalışma prensibi kan yoluyla iletişimdir.
2
Hormon ile hücre arasındaki etkileşimi analiz et.
Bir hücrenin bir hormona yanıt verebilmesi için o hormonu bağlayabilecek özgül protein yapılarına (reseptör) sahip olması gerekir.
Reseptörler, anahtar-kilit uyumu gibi çalışarak sadece doğru hormonun hücrede sinyal oluşturmasını sağlar.
3
Özgüllüğün nedenini sonuçlandır.
Hormon kanda her yere gitse de reseptörü olmayan hücrelerde bir etki yaratmaz.
Hedef hücreyi belirleyen temel unsur, hücrenin sahip olduğu reseptör çeşitliliğidir.

Anahtar Kavram

Hormon-Reseptör Özgüllüğü
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru

İnsan vücudundaki duyu organlarında bulunan bazı yapılar ve bu yapıların temel görevleri aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütunda yer alan yapıları sağ sütundaki uygun görev tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Salyangoz (Kohlea)
Yarım Daire Kanalları
İris
Kornea

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Salyangoz - İşitme (Korti organı), Yarım Daire Kanalları - Dönme/Denge, İris - Işık Ayarı, Kornea - İlk Kırılma
Eşleştirme sonucunda; salyangozun işitme (Korti organı), yarım daire kanallarının denge, irisin ışık miktarını ayarlama ve korneanın ışığı ilk kez kırma görevleri birbirini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kulak yapılarının işlevlerini belirleme.
Salyangoz işitme, yarım daire kanalları ise denge ile ilişkilendirilir.
İç kulaktaki reseptörlerin konumu görevlerini belirler.
2
Gözdeki yapıların optik ve fiziksel görevlerini analiz etme.
Korneanın dışta ışığı kırdığı, irisin ise ışık miktarını (göz bebeği yoluyla) düzenlediği tespit edilir.
Işığın izlediği yol ve görüntü netliği bu yapıların kontrolündedir.
3
Tanımları anatomik isimlerle eşleştirme.
Tüm eşleşmeler doğru bir şekilde tamamlanır.
Duyu organlarının temel yapı-görev ilişkisini kurmak AYT biyolojisinin temelidir.

Anahtar Kavram

Duyu organlarının yapısal bileşenleri ve fizyolojik görevleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

İnsan vücudundaki farklı duyu organlarında görev yapan yapılar ile bu yapıların temel işlevleri aşağıda verilmiştir. Buna göre, yapıları ilgili işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kohlea
Fovea (Sarı benek)
Paccini cisimciği
Sarı bölge

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kohlea - Ses dalgalarının sıvı basıncı ile işitme impulsunu başlatması; Fovea - Koni reseptörleri ile merkezi görme; Paccini cisimciği - Deride basınç algısı; Sarı bölge - Talamusa uğramadan iletilen koku duyusu.
Kohlea işitme (mekanik/sıvı dalgası), Fovea net görme (fotoreseptör), Paccini basınç (mekanik) ve Sarı bölge koku (kemoreseptör/talamus bypass) özellikleri ile doğru eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kulak yapısını analiz etme
Kohleanın iç kulakta işitmeden sorumlu olduğu ve sıvı dalgalarını algıladığı belirlenir.
Kohlea (salyangoz), içindeki Korti organı sayesinde ses dalgalarını nöral sinyallere dönüştürür.
2
Göz tabakalarını analiz etme
Foveanın retina üzerinde en net görmeden sorumlu bölge olduğu saptanır.
Fovea, koni hücrelerinin en yüksek yoğunlukta bulunduğu kısımdır.
3
Deri reseptörlerini analiz etme
Paccini cisimciğinin mekanik bir uyaran olan basıncı algıladığı doğrulanır.
Derideki farklı reseptörler (Meissner, Merkel, Paccini vb.) farklı mekanik uyarıları özelleşmiş şekilde algılar.
4
Burun ve koku yolunu analiz etme
Sarı bölgeden gelen koku uyarılarının talamusa uğramama istisnası hatırlanır.
Koku duyusu, diğer duyuların aksine talamusa uğramadan beyin kabuğuna ulaşan tek duyudur.

Anahtar Kavram

Duyu organlarının yapısal özellikleri ve impuls iletim yolları
Soru 18Soru

Sağlıklı bir insanda, dış ortamdan gelen ses dalgalarının algılanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ses dalgaları sırasıyla kulak zarını titreştirir, orta kulak kemikleri üzerinden geçer, oval pencereyi titreştirir ve en son Korti organındaki reseptörleri uyarır.
İşitme sürecinde ses dalgaları dıştan içe doğru bir yol izler. Önce kulak zarı titreşir (item_1), ardından bu titreşim orta kulaktaki kemik köprü (çekiç, örs, üzengi) tarafından kuvvetlendirilir (item_2). Kemiklerdeki hareket oval pencereyi titreştirerek iç kulaktaki perilenf ve endolenf sıvılarını dalgalandırır (item_3). Son olarak bu sıvı dalgaları Korti organındaki reseptör hücreleri mekanik olarak uyararak impuls oluşmasını sağlar (item_4).

Adım Adım Çözüm

1
Dış kulaktan gelen dalgaların ilk temasını belirle.
Kulak zarı titreşir.
Ses dalgaları mekanik enerjiye ilk olarak kulak zarında dönüşür.
2
Titreşimin orta kulaktaki ilerleyişini takip et.
Çekiç, örs ve üzengi kemikleri titreşir.
Bu kemikler titreşimi yaklaşık 15-20 kat artırarak iç kulağa taşımakla görevlidir.
3
Titreşimin iç kulağa giriş noktasını tespit et.
Oval pencere titreşir.
Üzengi kemiği, titreşimleri doğrudan oval pencereye ileterek iç kulak sıvılarını dalgalandırır.
4
Reseptör aktivasyonunu belirle.
Korti organında impuls oluşur.
Sıvı dalgaları reseptör tüyleri bükerek sinirsel sinyal (impuls) başlatır.

Anahtar Kavram

İşitme Fizyolojisi ve Sesin İzlediği Yol
Soru 19Soru

Sağlıklı bir bireyin derisine önce hafif bir dokunuş yapılıp, ardından aynı noktaya çok daha şiddetli bir basınç uygulandığında hissedilen uyarının şiddetinin de arttığı görülür.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duyu nörununda oluşan impuls sayısının (frekansının) artması

Cevap

Hissedilen uyarının şiddetinin artmasının temel nedeni, duyu nöronunda oluşan impuls sayısının (frekansının) artmasıdır.
Sinir sisteminde uyarının şiddeti, oluşan impulsun hızıyla değil, birim zamanda oluşan impuls sayısıyla (frekansıyla) belirlenir. Deriye uygulanan basınç arttığında, duyu nöronu daha sık aralıklarla impuls üretir ve bu durum uç beyindeki duyu merkezinde şiddetli bir duygu olarak algılanır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarı şiddeti ile sinirsel iletim arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Basınç arttığında reseptörün uyarılma düzeyi artar.
Uyarının fiziksel gücündeki artışın sinir sistemine nasıl kodlandığını anlamak gerekir.
2
İmpuls hızı ve sayısı kavramlarını karşılaştırma
Hız sabit kalırken sayının arttığı sonucuna varılır.
Bir sinir teli boyunca iletim hızı; miyelin kılıf, akson çapı ve sıcaklık gibi faktörlere bağlıdır, uyarının şiddetine bağlı değildir.
3
Beyindeki değerlendirme mekanizmasını analiz etme
Artan impuls frekansı beyinde 'şiddetli basınç' olarak yorumlanır.
Merkezi sinir sistemi, gelen mesajın yoğunluğunu gelen impuls sıklığına göre belirler.

Anahtar Kavram

Uyarı Şiddeti ve İmpuls Frekansı İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

İnsan vücudunda bulunan farklı kas doku çeşitlerini, bu kasların yapısal ve fonksiyonel özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çizgili Kas
Düz Kas
Kalp Kası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çizgili kas somatik sinirlerle kontrol edilen hızlı yapıdadır; Düz kas mekik şekilli ve yavaş kasılan yapıdadır; Kalp kası ise dallanmış yapıda ve ritmik çalışan yapıdır.
Çizgili kaslar istemli hareketlerimizi yönettiği için somatik sinirlerle eşleşir. Düz kaslar sindirim sistemi gibi iç organlarda mekik şekilli hücrelerle yavaş çalışır. Kalp kası ise kendine özgü dallanmış yapısıyla kalbin ritmik çalışmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kas çeşitlerinin kontrol mekanizmalarını (istemli/istemsiz) ayırt et.
Çizgili kas istemli (somatik), düz kas ve kalp kası istemsiz (otonom) çalışır.
Kasların hangi sinir sistemi bölümüyle kontrol edildiği temel bir ayırt edici özelliktir.
2
Hücrelerin mikroskobik şekillerini analiz et.
Çizgili kas silindirik, düz kas mekik, kalp kası ise dallanmış hücre yapısına sahiptir.
Hücre morfolojisi kas tipini tanımlayan en belirgin görsel kriterdir.
3
Çalışma hızlarını ve ritimlerini karşılaştır.
Çizgili kas en hızlı, düz kas en yavaş, kalp kası ise orta hızda ve ritmiktir.
Kasılma fizyolojisi dokunun vücuttaki görevine göre özelleşmiştir.

Anahtar Kavram

Kas Dokusu Çeşitleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 14Sonraki
İnsan Fizyolojisi Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin