Sucul Biyomlar ve Özellikleri

3 soru

Soru 1Soru

Deniz ve okyanus ekosistemlerinde biyoçeşitliliğin ve canlı yoğunluğunun büyük bir kısmı, güneş ışınlarının erişebildiği ilk 200 metrelik derinlikte (fotik bölge) toplanmıştır.

Bu durumun ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisi temel etkendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneş ışığının etkisiyle fotosentez yapan üretici canlıların bu derinlikte yaşayabilmesi

Cevap

Güneş ışığının etkisiyle fotosentez yapan üretici canlıların bu derinlikte yaşayabilmesi
Doğru yanıt, güneş ışığının etkisiyle fotosentez yapan üretici canlıların bu derinlikte yaşayabilmesidir. Denizel ekosistemlerde besin zincirinin en alt basamağında yer alan fitoplanktonlar, fotosentez yapabilmek için güneş ışığına gereksinim duyarlar. Güneş ışınları denizlerde ilk 200 metreye kadar ulaşabildiğinden, üretici canlılar ve dolayısıyla onlarla beslenen tüketiciler bu ışıklı (fotik) bölgede yoğunlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sucul ekosistemlerdeki birincil üretimin kaynağını belirleme
Sucul biyomlarda yaşamın temeli, karasal biyomlarda olduğu gibi fotosentez yoluyla organik madde üreten üretici canlılardır (fitoplanktonlar).
Biyoçeşitliliğin yoğunlaştığı alanları belirlemek için öncelikle besin zincirinin başlangıç noktasına bakılması gerekir.
2
Işık geçirgenliğinin dikey sınırını analiz etme
Güneş ışınları denizlerde ortalama ilk 200 metreye kadar ulaşabilir (fotik/ışıklı bölge). Bu sınırın altında fotosentez durur.
Üretici canlıların fotosentez yapabilmek için güneş ışığına ihtiyaç duyması, onları ışıklı olan ilk 200 metrelik katmana bağımlı kılar.
3
Canlı yoğunluğu ile besin kaynağı ilişkisini kurma
Üreticilerin ilk 200 metrede yaşaması, onlarla beslenen otçul ve etçil tüketicilerin de bu derinlikte toplanmasına neden olur. Bu durum derinlikle birlikte biyoçeşitliliğin azalmasının temel nedenidir.
Fotosentez ve ışık ilişkisini kurarak denizel biyoçeşitliliğin dikey dağılışındaki temel etken tespit edilmiş olur.

Anahtar Kavram

Deniz ekosistemlerinde biyoçeşitliliğin dikey dağılışında güneş ışığı ve fotosentezin rolü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Akarsu biyomları; akış hızı, suyun sıcaklığı, çözünmüş oksijen miktarı, derinlik ve sediment yükü gibi özelliklerin kaynağından ağzına doğru (boylamsal gradyan boyunca) değiştiği dinamik su ekosistemleridir. Bu fiziksel ve kimyasal değişimler, akarsu yatağı boyunca biyoçeşitliliğin dağılışını doğrudan etkiler.

Buna göre akarsu biyomlarında gerçekleşen;

I. Yukarı çığırda eğim ve akış hızının yüksek olmasına bağlı olarak yaşanan güçlü aşındırma ve akıntı faaliyetleri,
II. Aşağı çığırda sediment taşınımının artmasıyla suyun bulanıklaşmasının, güneş ışığı geçirgenliğini azaltarak klorofilli üreticilerin yaşam alanını daraltması,
III. Delta veya haliç gibi akarsu ağızlarında tatlı su ile deniz suyunun karışması sonucu besin tuzlarının birikmesiyle ekoton alanlarının oluşması

durumlarından hangileri sucul ekosistemlerde biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenler arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Yukarı çığırdaki güçlü akıntı ve aşındırma ile aşağı çığırdaki sediment birikimine bağlı bulanıklık ve ışık yetersizliği biyoçeşitliliği sınırlandırırken; akarsu ağızlarındaki besin tuzu zenginliği biyoçeşitliliği artıran olumlu bir etkendir. Dolayısıyla doğru yanıt birinci ve ikinci öncüllerin birlikte yer aldığı seçenektir.
Doğru cevap, yukarı çığırdaki yüksek akış hızının ve aşağı çığırdaki sediment birikimine bağlı bulanıklığın biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenler olduğunu belirten seçenektir. Akarsuların yukarı çığırında eğim ve akış hızı fazla olduğundan güçlü aşındırma canlıların tutunmasını zorlaştırır. Aşağı çığırda ise biriken sedimentler suyun bulanıklığını artırarak ışık geçirgenliğini azaltır, bu da fotosentezi dolayısıyla biyoçeşitliliği sınırlandırır. Akarsu ağızlarında tatlı ve tuzlu suyun karışması ise biyoçeşitliliği sınırlandırmayan, aksine artıran olumlu bir etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün (akarsuyun yukarı çığırındaki aşındırma ve akış hızı) biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini analiz etme
Yukarı ��ığırda eğim fazla olduğundan akış hızı yüksektir. Bu durum canlıların tutunmasını ve barınmasını zorlaştırarak biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz bir faktördür.
Akarsuların yukarı çığırındaki yüksek fiziksel enerji, canlılar için mekanik bir engel oluşturur.
2
İkinci öncülün (aşağı çığırda bulanıklık ve sediment miktarı) ışık geçirgenliği ve üreticiler üzerindeki etkisini değerlendirme
Aşağı çığırda biriken ince boyutlu sedimentler suyun bulanıklığını artırır. Bulanık sular ışık geçirgenliğini azalttığı için klorofilli canlıların fotosentez yapmasını zorlaştırarak derinlik boyunca yaşam alanını daraltır ve çeşitliliği sınırlandırır.
Sucul biyomlarda birincil üretim ışık varlığına bağlıdır; bulanıklık ise ışığın derinlere ulaşmasını engelleyen olumsuz bir faktördür.
3
Üçüncü öncülün (akarsu ağızlarındaki ekoton etkisi) biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini belirleme
Akarsuların deniz veya göllerle buluştuğu ağız kısımları, karadan gelen besin minerallerinin biriktiği tatlı su-tuzlu su ekotonlarıdır. Bu karışım alanları biyoçeşitliliği sınırlandırmaz, aksine canlı yoğunluğunu ve tür çeşitliliğini en üst seviyeye çıkarır.
Ekotonlar çevre şartlarının çeşitlendiği ve besin tuzlarının bollaştığı, biyoçeşitlilik açısından en zengin sucul alanlardır.
4
Elde edilen sonuçları birleştirerek doğru öncülleri tespit etme
Birinci ve ikinci durumlar biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenler iken, üçüncü durum biyoçeşitliliği destekleyen olumlu bir etkendir. Bu nedenle sınırlandırıcı etkenler birinci ve ikinci öncüllerdir.
Soruda biyoçeşitliliği sınırlandıran olumsuz etkenlerin hangileri olduğu sorulduğu için sadece olumsuz sonuç doğuran durumlar seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Akarsu biyomlarında boylamsal gradyan boyunca değişen fiziksel ve kimyasal faktörlerin (akış hızı, sediment yükü, ışık geçirgenliği ve mineral zenginliği) biyoçeşitlilik üzerindeki sınırlayıcı ve zenginleştirici etkileri.
Soru 3Soru

Akarsu ekosistemlerinde canlıların dağılışını ve çeşitliliğini etkileyen faktörler akarsuyun yukarı, orta ve aşağı çığırlarında farklılık gösterir.

Buna göre, akarsuların hidrografik özellikleri ve canlı çeşitliliği ile ilgili;

I. Akarsuyun yukarı çığırında yatak eğimi ve akış hızının fazla olması, plankton gelişimini zorlaştırarak biyoçeşitliliğin bu bölümde sınırlı kalmasına neden olur.
II. Akarsuyun aşağı çığırında akış hızının azalması, su sıcaklığının artması ve taşınan besin maddesi miktarının fazlalığı sayesinde tür çeşitliliği ve canlı sayısı genellikle en yüksektir.
III. Akarsuların denize döküldüğü ağız kısımlarında tatlı su ile tuzlu suyun karışması (ekoton), biyoçeşitliliğin azalmasına ve sadece tuzlu su canlılarının yaşamasına neden olur.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II öncüllerinin doğru olduğunu belirten seçenek
Akarsu ekosistemlerinde canlı çeşitliliği akış hızı, yatak eğimi, sıcaklık ve besin miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Yukarı çığırda yüksek akış hızı planktonların tutunmasını engelleyerek biyoçeşitliliği sınırlandırırken (birinci öncül doğru); aşağı çığırda azalan akış hızı, artan sıcaklık ve besin birikimi biyoçeşitliliğin en yüksek seviyeye ulaşmasını sağlar (ikinci öncül doğru). Bu nedenle bu iki yargıyı içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yukarı çığırın hidrografik özelliklerini analiz etme
Akarsuların kaynak kısmını oluşturan yukarı çığırda eğim, akış hızı ve aş��ndırma gücü fazladır. Bu durum plankton gibi mikroskobik canlıların tutunmasını ve üremesini zorlaştırır, dolayısıyla biyoçeşitlilik azdır. Birinci öncül doğrudur.
Akarsuyun kaynak kısmındaki fiziksel koşulların canlı yaşamı üzerindeki etkisini belirlemek için.
2
Aşağı çığırın hidrografik özelliklerini analiz etme
Akarsuların aşağı çığırında yatak eğimi ve akış hızı azalır, biriktirme faaliyetleri artar. Suyun sıcaklığı ve bulanıklığı artarken, akarsuyun taşıdığı mineral ve organik besin maddeleri birikir. Bu durgun ve besince zengin ortam canlı çeşitliliğinin en fazla olduğu bölümdür. İkinci öncül doğrudur.
Akarsuyun yatak profili boyunca canlı dağılışının en yoğun olduğu kesimi belirlemek için.
3
Ağız kısmındaki ekoton özelliğini ve tuzluluk durumunu analiz etme
Akarsuların deniz veya okyanuslara döküldüğü ağız kısımları, tatlı su ve tuzlu su ekosistemlerinin karşılaştığı geçiş alanlarıdır (ekoton). Bu karışım bölgelerinde hem tatlı su hem de tuzlu su özelliklerine uyum sağlayabilen canlılar bulunur ve besin maddesi yönünden zengin oldukları için biyoçeşitlilik azalmaz, aksine oldukça yüksektir. Üçüncü öncül yanlıştır.
Geçiş bölgelerindeki (ekoton) ekolojik özelliklerin canlı çeşitliliği üzerindeki etkisini değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Akarsu ekosistemlerinde çığırlara göre hidrografik özelliklerin değişimi ve ekoton alanlarında biyoçeşitlilik
Sucul Biyomlar ve Özellikleri Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin