Modern Fiziğin Teknolojideki Uygulamaları

26 soru

Soru 1Soru

Süperiletken malzemelerin fiziksel özellikleri ve teknolojik kullanım alanları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir iletkenin sıcaklığı kendi kritik sıcaklık değerinin altına düşürüldüğünde elektrik akımına karşı gösterdiği direnç tamamen sıfırlanır.

Cevap

Bir iletkenin sıcaklığı kendi kritik sıcaklık değerinin altına düşürüldüğünde elektrik akımına karşı gösterdiği diren�� tamamen sıfırlanır.
Süperiletken malzemelerin en ayırt edici özelliği, sıcaklıkları kendilerine özgü kritik sıcaklık değerinin altına düşürüldüğünde elektriksel dirençlerinin tamamen sıfır olmasıdır. Bu durum elektrik akımının enerji kaybı olmadan iletilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Süperiletkenlik tanımını ve geçiş koşulunu belirleme.
Süperiletkenlik, baz�� malzemelerin belirli bir kritik sıcaklık (TcT_c) değerinin altına soğutulduklarında elektriksel dirençlerinin sıfıra düşmesi ve dış manyetik alanı dışlaması durumudur.
Süperiletken fazın hangi fiziksel koşullarda başladığını saptamak sorunun çözümü için ilk adımdır.
2
Seçeneklerde verilen sıcaklık ve manyetik özellik ilişkilerini değerlendirme.
Malzemenin sıcaklığı kendi kritik sıcaklığının altına düşürüldüğünde direncin tamamen sıfırlanacağı ifadesi fiziksel olarak doğrudur. Diğer seçeneklerdeki ifadeler ise kritik sıcaklık şartını veya diyamanyetizma özelliğini yanlış yorumlamaktadır.
Seçenekler arasından fiziksel ilkelere tam olarak uyan doğru önermeyi belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Süperiletken malzemelerin kritik sıcaklık (TcT_c) altındaki elektriksel direnç ve manyetik davranış özellikleri.
Soru 2Soru

Hastanelerde tıbbi teşhis amacıyla kullanılan Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) cihazlarının çalışma ilkeleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MR cihazının çalışmasında güçlü manyetik alan ile radyo dalgaları kullanılırken; PET cihazında radyoaktif çekirdeklerin saldığı pozitronlerin yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınları dedekte edilir.

Cevap

MR cihazının çalışmasında güçlü manyetik alan ile radyo dalgaları kullanılırken; PET cihazında radyoaktif çekirdeklerin saldığı pozitronların yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınları dedekte edilir.
Doğru olan seçenekte belirtildiği gibi, MR cihazı güçlü manyetik alan altında radyo dalgalarını kullanırken, PET cihazı pozitron bozunması ve yok olma tepkimesi sonucunda açığa çıkan gama ışınlarının dedeksiyonuna dayanır. Bu iki cihazın temel çalışma ilkelerini doğru bir şekilde karşılaştırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının çalışma ilkesini belirlemek.
MR cihazı, güçlü manyetik alan altında vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin (protonların) manyetik momentlerinin yönelmesini sağlar ve gönderilen radyo dalgaları yardımıyla bu çekirdeklerden geri dönen sinyalleri algılar. Bu süreçte iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmaz.
MR cihazının temel bileşenlerinin manyetik alan ve radyo dalgaları olduğunu doğrulamak için.
2
PET cihazının çalışma ilkesini belirlemek.
PET cihazı, vücuda verilen radyoaktif izotopun saldığı pozitronun (β+\beta^+) dokudaki bir elektronla karşılaşarak yok olma tepkimesi vermesini ve bu esnada oluşan zıt yönlü iki gama fotonunu algılamayı temel alır.
PET cihazının pozitron ve yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışını dedeksiyonuna dayandığını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) cihazlarının çalışma prensipleri ve kullanılan dalga/radyasyon türleri.
Tahmini Süre:50s
Soru 3Soru

Trafikte hız sınırını aşan araçların tespit edilmesi amacıyla kullanılan radar cihazlarının çalışma prensibiyle ilgili;

I. Radar cihazı, hedef araca doğru elektromanyetik dalgalar gönderir ve araçtan yansıyan dalgaları dedektörle algılar.
II. Araçların hızının tespit edilmesi, araçtan yansıyan dalgaların frekansındaki değişim (Doppler etkisi) analiz edilerek gerçekleştirilir.
III. Radar cihazından yayılan elektromanyetik dalgaların boşluktaki yayılma hızı, frekansı daha yüksek olan görünür ışığın boşluktaki yayılma hızından daha küçüktür.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Radar cihazları elektromanyetik dalgalar göndererek çalışır ve hareketli hedeflerden yansıyan dalgalardaki frekans değişimini (Doppler etkisi) ölçerek hız tespiti yapar. Boşluktaki tüm elektromanyetik dalgalar aynı hızla yayılır. Dolayısıyla doğru yargılar I ve II'dir.
Radar cihazları elektromanyetik dalgalar yayarak çalışır ve yansıyan dalgalardaki frekans kaymasını (Doppler etkisi) analiz ederek hız tespiti yapar. Bu sebeple elektromanyetik dalga gönderilmesi ve Doppler etkisinden yararlanılması ifadeleri doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Radar cihazının çalışma prensibini analiz etmek.
Radar cihazlarının elektromanyetik dalga (mikrodalga veya radyo dalgası) gönderip hedef cisimden yansıyan bu dalgaları algılayarak çalıştığı belirlenir (I. öncül doğrudur).
Radarın temel çalışma mekanizmasını kavramak için.
2
Hız tespit mekanizmasını incelemek.
Hedefin hareketinden dolayı yansıyan dalganın frekansında meydana gelen değişimin (Doppler etkisi) hız tespiti için kullanıldığı anlaşılır (II. öncül doğrudur).
Doppler olayının radar teknolojisindeki uygulamasını açıklamak için.
3
Farklı elektromanyetik dalgaların boşluktaki yayılma hızlarını karşılaştırmak.
Boşlukta tüm elektromanyetik dalgaların frekanslarından bağımsız olarak ışık hızıyla (cc) yayıldığı bilinir. Bu yüzden radar dalgalarının hızı görünür ışığın hızından küçük olamaz (III. öncül yanlıştır).
Elektromanyetik dalgaların boşluktaki ortak özelliklerini uygulamak için.

Anahtar Kavram

Radar cihazlarının çalışma prensibinde elektromanyetik dalgaların ve Doppler etkisinin kullanılması, elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızının sabitliği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Transistörler, elektrik devrelerinde alternatif akımı doğru akıma dönüştürmek amacıyla doğrultucu olarak kullanılan iki uçlu yarı iletken devre elemanlarıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır.
İfade yanlıştır çünkü doğrultucu olarak kullanılan iki uçlu yarı iletken eleman diyottur; transistörler ise sinyal yükseltici ve anahtar olarak görev yapan üç uçlu devre elemanlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İfadede geçen 'iki uçlu' ve 'doğrultucu' özelliklerini taşıyan devre elemanını belirleyin.
Elektrik akımını tek yönde geçirerek alternatif akımı doğrultma görevi üstlenen iki uçlu (p-n eklemi) eleman diyottur.
Diyotların temel yapısal ve işlevsel tanımını hatırlamak gerekir.
2
Transistörlerin yapısal özelliklerini inceleyin.
Transistörler emiter (yayıcı), baz (taban) ve kollektör (toplayıcı) olmak üzere üç bağlantı ucuna sahiptir.
Transistörlerin uç sayısının ifadedeki 'iki uçlu' ibaresiyle çeliştiğini doğrulamak gerekir.
3
Transistörlerin temel işlevlerini değerlendirin.
Transistörler devrelerde sinyal yükseltici (akım veya gerilim kazancı sağlayan) veya elektronik anahtar olarak işlev görür.
Transistörlerin asıl kullanım amaçlarının doğrultma işlemi olmadığını netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Diyot ve transistörlerin temel yapısal ve işlevsel farkları
Soru 5Soru

Bir laboratuvarda süperiletkenlik üzerine deney yapan öğrenciler, bir metal örneğinin elektriksel direncinin sıfıra düştüğünü ve dış manyetik alanı tamamen dışarıladığını gözlemlemek istemektedir.

Buna göre, metal örneğinde bu durumların gözlemlenebilmesi için sıcaklık şart�� ve malzemenin sergileyeceği manyetik davranış aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklık kritik sıcaklığın (TcT_c) altında olmalı ve malzeme dış manyetik alanı dışarılamalıdır (Meissner etkisi).

Cevap

Süperiletkenlik özelliğinin gözlenebilmesi için malzemenin sıcaklığının kritik sıcaklık değerinin altında olması ve bu fazda dış manyetik alanı dışarılaması gerekir.
Süperiletkenlik, bir malzemenin kritik sıcaklığının altına soğutulduğunda elektriksel direncinin sıfıra düşmesi ve aynı zamanda dış manyetik alanı dışarılaması (Meissner etkisi) durumudur. Bu koşul doğru seçenekte tam olarak belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Süperiletkenliğin sıcaklık koşulu belirlenir.
Bir malzemenin süperiletken faza geçebilmesi için sıcaklığının o malzemeye özgü kritik sıcaklık (TcT_c) değerinin altına düşürülmesi gerekir (T<TcT < T_c).
Süperiletkenlik kritik sıcaklığın altında gerçekleşen bir fiziksel faz değişimidir.
2
Süperiletken malzemenin manyetik alana karşı davranışı belirlenir.
Kritik sıcaklığın altındaki süperiletken malzeme, üzerine uygulanan dış manyetik alanı içinden tamamen dışarılar. Bu olay Meissner etkisi olarak adlandırılır.
Meissner etkisi, süperiletken malzemelerin mükemmel diyamanyetik özellik sergilemesinin bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Süperiletkenlerin kritik sıcaklık ve Meissner etkisi özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6Soru

Radyoloji bölümünde çalışan bir uzman, hastanede bulunan klasik röntgen ve bilgisayarlı tomografi (BT) cihazlarının çalışma prensiplerini stajyerlere açıklarken aşağıdaki bilgileri veriyor:

I. Röntgen cihazında X-ışınları elde edilirken, katottaki filamentten yayılan elektronlar yüksek gerilim altında hızlandırılarak anot hedef metale çarptırılır. Hedef metaldeki atomlarla etkileşen elektronların ivmeli hareketi sonucunda yavaşlama (frenleme) ve karakteristik X-ışınları oluşur.

II. Bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı; hastanın etrafında dönen bir X-ışını tüpü ve karşısındaki dedektörler yardımıyla vücuttan farklı açılardan geçen ışınların soğurulma miktarlarını ölçer. Bu veriler bilgisayar yazılımları ile işlenerek dokuların üç boyutlu kesitsel görüntüleri oluşturulur.

III. Bilgisayarlı tomografi cihazında, klasik röntgene göre çok daha net ve detaylı kesitler elde edilebilmesi için X-ışınları yerine elektromanyetik spektrumda iyonlaştırıcı etkisi olmayan radyo dalgaları ve güçlü bir dış manyetik alan kullanılır.

Buna göre, uzmanın verdiği bilgilerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci öncülde belirtilen X-ışını tüpündeki elektron hızlandırma ve çarpıştırma mekanizması ile ikinci öncülde belirtilen bilgisayarlı tomografinin dairesel tarama ve bilgisayarla kesit oluşturma mekanizması doğrudur.
Katottan salınan elektronların yüksek gerilim altında anottaki hedef metale çarptırılarak yavaşlatılmasıyla röntgendeki X-ışınlarının elde edilmesi ilkesi ile bilgisayarlı tomografinin vücut etrafında dönerek çoklu açılardan kesitsel veri toplayıp bilgisayar yazılımı ile üç boyutlu kesitsel modelleme yapması ilkeleri fiziksel olarak tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Röntgen cihazında X-ışınlarının üretim mekanizmasını incelemek.
Birinci öncül doğrudur.
X-ışını tüpünde katottaki filamanın ısıtılmasıyla termiyonik emisyon sonucu salınan elektronlar, anot ile katot arasındaki yüksek potansiyel farkı altında anota doğru hızlandırılır. Elektronlar anottaki hedef metale çarptığında kinetik enerjilerini kaybederek yavaşlar; bu ivmeli hareket bremsstrahlung (frenleme) radyasyonuna yol açar. Ayrıca hedef metalin iç kabuklarındaki elektronları uyararak karakteristik X-ışınlarının salınmasını sağlarlar.
2
Bilgisayarlı tomografi (BT) cihazının görüntüleme yöntemini incelemek.
İkinci öncül doğrudur.
BT cihazında X-ışını tüpü ve karşısındaki hassas dedektörler, dairesel bir halka (gantry) üzerinde hastanın etrafında döner. Farklı açılardan vücuda gönderilen X-ışınlarının dokulardan geçerken uğradığı soğurulma miktarları ölçülür. Elde edilen bu çoklu projeksiyon verileri, bilgisayar algoritmalarıyla işlenerek dokuların üç boyutlu kesitsel görüntüleri oluşturulur.
3
Bilgisayarlı tomografinin fiziksel dalga türünü ve MR ile farkını karşılaştırmak.
Üçüncü öncül yanlıştır.
Bilgisayarlı tomografi cihazında X-ışınları (iyonlaştırıcı elektromanyetik dalgalar) kullanılır. Güçlü dış manyetik alanlar ve radyo dalgaları ise Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme tekniğine aittir.

Anahtar Kavram

Röntgen ve bilgisayarlı tomografi cihazlarında X-ışını üretimi ve görüntü oluşturma fiziksel ilkeleri
Soru 7Soru

Modern tıpta hastalıkların teşhis ve görüntülenmesinde kullanılan Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) cihazlarının çalışma ilkeleri ile ilgili;

I. MR cihazında, güçlü bir dış manyetik alan etkisiyle vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin spin yönelimleri düzenlenir ve bu çekirdeklere gönderilen radyo dalgaları soğurularak rezonans olayı gerçekleştirilir.
II. PET cihazında, hastaya verilen radyoaktif çekirdeklerin saldığı pozitronların vücuttaki elektronlarla yok olma tepkimesi vermesi sonucu oluşan gama ışınları dedektörler yardımıyla algılanır.
III. Her iki görüntüleme yönteminde de hastaya yüksek enerjili ve iyonlaştırıcı elektromanyetik radyasyon uygulanarak görüntü elde edildiğinden, hastalar radyasyon tehlikesine maruz kalır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II yargıları doğrudur. MR cihazı güçlü manyetik alanlar ve radyo dalgaları kullanarak rezonans yöntemiyle görüntü elde eder ve iyonlaştırıcı radyasyon barındırmaz. PET cihazı ise radyoaktif bozunma sonucu salınan pozitronların elektronlarla yok olma tepkimesiyle ürettiği gama ışınlarını algılayarak çalışır.
Doğru olan seçenek, birinci ve ikinci öncüllerin doğru, üçüncü öncülün ise yanlış olduğunu ifade eden 'I ve II' seçeneğidir. MR cihazı radyo dalgaları ve manyetik alan rezonansı kullanarak çalışırken, PET cihazı pozitron-elektron yok olma tepkimesinden kaynaklanan gama ışınlarını algılar. MR iyonlaştırıcı radyasyon içermediği için üçüncü öncül yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının çalışma ilkesinin analiz edilmesi
MR cihazı, vücuttaki hidrojen çekirdeklerinin (protonların) güçlü manyetik alan altında belirli bir yönde hizalanmasını sağlar. Gönderilen radyo dalgaları ile bu çekirdekler rezonansa sokulur. Radyo dalgaları kesildiğinde çekirdeklerin yaydığı sinyaller toplanarak görüntüye dönüştürülür. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
MR teknolojisinin temel fiziksel mekanizmasını doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
PET cihazının çalışma ilkesinin analiz edilmesi
PET cihazında, hastanın vücuduna pozitron yayan radyoaktif bir izleyici enjekte edilir. Salınan pozitronlar, dokulardaki elektronlarla karşılaşınca yok olma tepkimesi gerçekleşir. Bu tepkime sonucunda zıt yönlerde yayılan iki adet gama fotonu açığa çıkar ve dedektörlerce algılanır. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
PET teknolojisindeki pozitron-elektron yok olma reaksiyonunu doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
3
Cihazların radyasyon düzeylerinin karşılaştırılması
MR cihazı iyonlaştırıcı radyasyon (gama veya X-ışını) içermez, zararsız radyo dalgaları kullanır. PET cihazında ise radyoaktif maddelerden kaynaklanan gama ışınları kullanıldığı için iyonlaştırıcı radyasyon mevcuttur. Bu sebeple her ikisinde de yüksek enerjili ve iyonlaştırıcı radyasyon olduğu ifadesi yanlıştır.
MR cihazında iyonlaştırıcı radyasyon kullanıldığına dair yaygın kavram yanılgısını elemek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

MR cihazlarında radyo dalgaları ve manyetik alan kullanımı, PET cihazlarında ise pozitron salınımı ve yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınlarının dedeksiyonu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

Görüntüleme ve hedef tespit teknolojilerinde yaygın olarak kullanılan ultrason ve radar cihazlarının çalışma prensipleri ile bu cihazlarda yararlanılan dalgaların özellikleri ile ilgili;

I. Her iki cihazda da gönderilen dalgaların yansıması ve Doppler olayı ilkelerinden yararlanılarak hedef nesnelerin konumu ya da hareket hızı belirlenebilir.
II. Ultrason cihazında kullanılan dalgalar boyuna mekanik dalgalar olup yayılmak için maddesel ortama ihtiyaç duyarken, radar cihazında kullanılan dalgalar enine elektromanyetik dalgalardır.
III. Her iki cihazda da dalgaların üretilmesi ve algılanması, kristal malzemelerin piezoelektrik özelliği sayesinde gerçekleştirilir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadelerinin yer aldığı seçenek doğrudur.
Ultrason cihazı yüksek frekanslı ses dalgalarını (maddesel ortam gerektiren boyuna mekanik dalgaları) kullanır ve dalga üretimi için transduserdeki piezoelektrik kristallerden yararlanır. Radar cihazı ise radyo veya mikro dalgaları (boşlukta da yayılabilen enine elektromanyetik dalgaları) kullanır ve dalga üretimi için anten devrelerinden yararlanır. Her iki cihaz da dalgaların yansıması ve yansıyan dalgalardaki frekans kayması (Doppler olayı) sayesinde hedef nesnelerin yerini ve hızını tespit edebildiğinden, birinci ve ikinci yargıların yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci yargı incelenir: Her iki cihazda da dalgaların yansıması (eko) ve Doppler etkisinin kullanılıp kullanılmadığı kontrol edilir.
Ultrason cihazı, ses dalgalarının dokulardan yansıması ile organların konumunu ve Doppler ultrasonografi yöntemiyle kan hücrelerinin hareket hızını belirler. Radar cihazı ise radyo veya mikro dalgaların hedeften yansıması ile mesafeyi, yansıyan dalgaların frekansındaki değişim (Doppler kayması) ile de aracın hızını tespit eder. Bu yargı doğrudur.
Yansıma ve Doppler olayı, dalga temelli mesafe ve hız ölçüm teknolojilerinin ortak fiziksel prensipleridir.
2
İkinci yargı incelenir: Ultrason ve radar cihazlarında kullanılan dalgaların türleri karşılaştırılır.
Ultrason cihazı insan kulağının işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses (boyuna mekanik) dalgalarını kullanır ve yayılmak için maddesel ortama ihtiyaç duyar. Radar ise radyo dalgaları veya mikro dalgaları (enine elektromanyetik dalgalar) kullanır ve boşlukta da yayılabilir. Bu yargı doğrudur.
Ses dalgaları mekanik ve boyuna karakterdeyken, radyo/mikro dalgalar elektromanyetik ve enine karakterdedir.
3
Üçüncü yargı incelenir: Her iki cihazda da piezoelektrik etkisinin dalga üretimi ve algılanmasındaki rolü değerlendirilir.
Ultrason cihazının transduser (başlık) kısmındaki kuars gibi kristaller, elektrik enerjisini ses dalgasına (veya tersi) dönüştürmek için piezoelektrik özelliğini kullanır. Ancak radar cihazlarında elektromanyetik dalgalar elektrik akımlarının antenler üzerinde ivmelendirilmesi ile üretilir ve algılanır; piezoelektrik etki kullanılmaz. Bu yargı yanlıştır.
Piezoelektrik etki, mekanik titreşim ile elektrik gerilimi arasındaki dönüşümü sağladığından sadece ses dalgası üreten/algılayan ultrason sistemlerinde kullanılır.

Anahtar Kavram

Ultrason ve radar cihazlarının çalışma ilkeleri, kullanılan dalga türleri ve piezoelektrik etkinin teknolojik uygulamaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Süperiletken malzemelerin sahip olduğu temel fiziksel özellikler ile bu özelliklerin fiziksel açıklamaları veya teknolojik uygulama alanları arasındaki ilişkiyi kurmak isteyen bir öğrenci aşağıdaki eşleştirme çalışmasını yapacaktır.

Buna göre, sol sütundaki süperiletkenlik özelliklerini sağ sütundaki en uygun açıklama veya teknolojik uygulama ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Meissner Etkisi
Kritik Sıcaklık (TcT_c)
Sıfır Direnç
Kritik Manyetik Alan (BcB_c)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Meissner Etkisi -> Maglev trenlerinin havada asılı kalmasını sağlayan dış manyetik alan dışarlama olgusu; Kritik Sıcaklık -> Süperiletken faza geçiş için sınır sıcaklık değeri; Sıfır Direnç -> Parçacık hızlandırıcı ve MR cihazlarında enerji kaybı olmadan yüksek akım taşımayı sağlayan özellik; Kritik Manyetik Alan -> Süperiletkenliği yok eden üst sınır manyetik alan şiddeti.
Doğru eşleştirmede her bir süperiletken özelliği, onun doğrudan fiziksel tanımı ve günümüz teknolojisindeki en temel uygulamaları ile ilişkilendirilmiştir: Meissner etkisi Maglev trenlerindeki levitasyon ile; kritik sıcaklık faza geçiş sınırıyla; sıfır direnç MR ve parçacık hızlandırıcılardaki yüksek akım/güçlü manyetik alan eldesiyle; kritik manyetik alan ise süperiletkenlik fazını sonlandıran sınır değer ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Meissner etkisinin fiziksel kökenini ve teknolojik yansımasını analiz etmek.
Meissner etkisi, süperiletken malzemenin dış manyetik alanı dışarlaması (kusursuz diyamanyetizma) olayıdır. Bu olayın en bilinen teknolojik uygulaması Maglev trenleridir. Bu nedenle 'Meissner Etkisi' ile 'Maglev trenlerinin havada asılı kalmasını sağlayan...' ifadesi eşleşir.
Süperiletkenlerin manyetik özelliklerinin teknolojik uygulamalarla ilişkisini belirlemek.
2
Kritik sıcaklık (TcT_c) kavramını tanımlamak.
Kritik sıcaklık, malzemenin normal iletken halden süperiletken hale geçtiği karakteristik sınır sıcaklıktır. Bu nedenle 'Kritik Sıcaklık (TcT_c)' ile 'Malzemenin süperiletken faza geçebilmesi için altına soğutulması gereken...' ifadesi eşleşir.
Süperiletkenliğin sıcaklığa bağlı faz geçiş koşulunu belirlemek.
3
Sıfır direnç özelliğinin pratik sonuçlarını ve uygulamalarını değerlendirmek.
Kritik sıcaklığın altında malzemenin direncinin sıfıra inmesi, Joule ısınması kaynaklı enerji kayıplarını tamamen engeller. Bu özellik, yüksek akımla güçlü manyetik alanlar oluşturan MR cihazlarında ve CERN parçacık hızlandırıcılarında kullanılır. Bu nedenle 'Sıfır Direnç' ile 'CERN gibi parçacık hızlandırıcılarda ve manyetik rezonans (MRMR) cihazlarında...' ifadesi eşleşir.
Elektriksel özelliklerin teknolojik cihazlardaki işlevini açıklamak.
4
Kritik manyetik alan (BcB_c) kavramını tanımlamak.
Kritik manyetik alan, süperiletken malzemenin bu alanın üzerinde normal iletken duruma dönmesine neden olan sınır manyetik alan şiddetidir. Bu nedenle 'Kritik Manyetik Alan (BcB_c)' ile 'Süperiletken malzemelerin maruz kalabileceği ve bu değer aşıldığında...' ifadesi eşleşir.
Manyetik alan sınırlamalarının süperiletkenlik üzerindeki etkisini açıklamak.

Anahtar Kavram

Süperiletken malzemelerin elektrik ve manyetik alan altındaki karakteristik sınır davranışları ve modern teknolojideki uygulamaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Katkılanmış yarı iletken malzemelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan pnp-n eklemi ve bu eklemin davranışıyla ilgili,

I. Eklem ilk oluşturulduğunda, herhangi bir dış gerilim uygulanmadan önce çoğunluk taşıyıcıların difüzyonu sonucu eklem bölgesinde nn-tipinden pp-tipine doğru yönelmiş bir iç elektrik alan oluşur.
II. Ekleme doğru kutuplama gerilimi uygulandığında, dış elektrik alan iç elektrik alanı zayıflatır ve arındırılmış (geçiş) bölgenin genişliği azalır.
III. Ekleme ters kutuplama gerilimi uygulandığında, geçiş bölgesindeki elektrik alanın yönü tersine döner ve eklemden yüksek değerde bir akım geçişi başlar.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Eklem ilk oluşturulduğunda n-tipinden p-tipine doğru yönelmiş bir iç elektrik alan oluşması ve doğru kutuplamada arındırılmış bölgenin genişliğinin azalması doğru iken, ters kutuplamada eklem bölgesindeki elektrik alanın yön değiştirip yüksek akım geçirmesi yanlışt��r. Dolayısıyla birinci ve ikinci yargılar doğrudur.
Eklem ilk oluşturulduğunda elektronların pp bölgesine, deşiklerin nn bölgesine difüzyonu sonucu sınırın nn tarafı pozitif, pp tarafı negatif yüklenir ve nn'den pp'ye doğru yönelmiş bir iç elektrik alan oluşur. Doğru kutuplama altında uygulanan dış elektrik alan bu iç elektrik alanı zayıflatarak geçiş (arındırılmış) bölgesini daraltır ve akım geçişine izin verir. Dolayısıyla birinci ve ikinci ifadeler fiziksel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yarı iletken pnp-n ekleminin ilk oluşum anındaki iç elektrik alanın yönünü ve nedenini belirlemek.
Eklem bölgesinde nn-tipinden pp-tipine doğru yönelmiş bir iç elektrik alan oluşur. Birinci yargı doğrudur.
Dış gerilim yokken, sınır bölgesindeki çoğunluk taşıyıcılar (serbest elektronlar pp bölgesine, deşikler nn bölgesine) difüzyonla geçer. Bunun sonucunda sınır��n nn tarafında pozitif yüklü verici iyonlar, pp tarafında ise negatif yüklü kabulcü iyonlar kalır. Bu iyonlar nn'den pp'ye doğru yönelmiş bir iç elektrik alan oluşturur.
2
Doğru kutuplama (ileri besleme) durumunda elektrik alanların etkileşimini ve arındırılmış bölgedeki değişimi analiz etmek.
Dış elektrik alan iç elektrik alanı zayıflatır ve arındırılmış bölgenin genişliği azalır. İkinci yargı doğrudur.
Doğru kutuplamada kaynağın artı ucu pp bölgesine, eksi ucu nn bölgesine bağlanır. Bu durumda oluşan dış elektrik alan (pp'den nn'ye doğrudur) iç elektrik alana (nn'den pp'ye doğrudur) zıt yönlüdür. Bu zıtlık iç elektrik alanı zayıflatır, potansiyel engelini düşürür ve arındırılmış bölgenin daralmasına yol açar.
3
Ters kutuplama durumunda elektrik alanın yönünü ve akım geçişini incelemek.
Ters kutuplamada arındırılmış bölgedeki elektrik alanın yönü değişmez, aksine güçlenir ve çoğunluk taşıyıcı akımı engellenir. Üçüncü yargı yanlıştır.
Ters kutuplamada kaynağın artı ucu nn bölgesine, eksi ucu pp bölgesine bağlanır. Dış elektrik alan, iç elektrik alanla aynı yönlü olur. Bu durum geçiş bölgesini genişletir, potansiyel engelini artırır ve çoğunluk taşıyıcılarının geçişini engeller. Sadece çok küçük bir sızıntı (azınlık taşıyıcı) akımı geçer.

Anahtar Kavram

P-N ekleminde difüzyon, sürüklenme, iç elektrik alan oluşumu ve kutuplama (doğru/ters besleme) altındaki davranışlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Yarı iletken devre elemanları olan diyot ve transistörler ile ilgili;

II. Diyotlar, alternatif akımı doğru akıma dönüştürme (doğrultma) işleminde kullanılırken; transistörler devrelerde anahtarlama ve sinyal yükseltme amacıyla kullanılır.
IIII. PNPPNP tipi bir transistörün aktif bölgede çalışabilmesi için emiter-baz eklemi doğru (ileri), kolektör-baz eklemi ise ters kutuplanmalıdır.
IIIIII. Doğru kutuplanmış (ileri beslemeli) bir P-NP\text{-}N ekleminde (diyotta), eklem bölgesindeki tükenme (geçiş) b��lgesinin genişliği artar ve bu durum elektrik akımının geçişini kolaylaştırır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IIII

Cevap

Birinci ve ikinci yargılar do��ru olup, doğru seçenek I ve II ifadesini içeren seçenektir.
Diyotların akım doğrultma işlevi ve transistörlerin anahtarlama/yükseltme özellikleri ile BJT transistörlerin aktif bölgede çalışma koşullarını (emiter-baz ileri, kolektör-baz ters kutuplama) belirten birinci ve ikinci yargılar fiziksel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Diyot ve transistörlerin devrelerdeki temel işlevlerini analiz etmek.
Diyotlar tek yönlü akım geçirme özellikleri sayesinde alternatif akımı doğru akıma dönüştürmek (doğrultucu) amacıyla kullanılır. Transistörler ise küçük akımlarla büyük akımları kontrol ederek sinyal yükseltme (amplifikatör) ve hızlı elektronik anahtarlama işlemlerini gerçekleştirir. Bu nedenle birinci yargı doğrudur.
Yarı iletken devre elemanlarının makroskobik kullanım amaçlarını doğrulamak için.
2
Transistörün aktif bölgede çalışma koşullarını kutuplama yönleriyle incelemek.
Bipolar jonksiyonlu transistörlerin (BJT - NPN veya PNP) aktif bölgede (yükseltici olarak) çalışabilmesi için emiter-baz eklemi doğru (ileri) kutuplanmalı, kolektör-baz eklemi ise ters kutuplanmalıdır. Bu nedenle ikinci yargı doğrudur.
Transistör terminallerinin polarizasyon şartlarını belirlemek için.
3
İleri kutuplama durumunda P-N eklemindeki tükenme bölgesinin değişimini incelemek.
Bir P-N eklemine ileri yönlü gerilim uygulandığında (P bölgesi pozitif, N bölgesi negatif kutba bağlanır), çoğunluk taşıyıcıları eklem bölgesine doğru sürüklenir. Bu durum, eklemdeki geçiş (tükenme) bölgesinin genişliğinin azalmasına (daralmasına) yol açar. Genişliğin artması değil, azalması akım geçişini sağlar. Bu nedenle üçüncü yargı yanlıştır.
Eklem fiziğindeki mikroskobik yük taşıyıcı hareketini ve bariyer değişimini yorumlamak için.

Anahtar Kavram

Diyotların doğrultma, transistörlerin yükseltme ve anahtarlama işlevleri ile yarı iletken eklemlerin kutuplama özellikleri.
Soru 12Soru

Bir Coolidge (Röntgen) tüpünde tıbbi görüntülemede kullanılacak X-ışınlarının oluşum aşamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir:

I. Katot flamanın ısıtılarak termoyonik emisyon yoluyla serbest elektronların salınması
II. Serbest elektronların katot ile hedef metal anot arasındaki yüksek potansiyel farkıyla anoda doğru hızlandırılması
III. Hızlandırılan yüksek enerjili elektronların hedef metal anota çarparak durdurulması
IV. Metal atomları ile etkileşen elektronların ivmeli hareket yapmasıyla bremsstrahlung (yavaşlama) ve karakteristik X-ışını fotonlarının yayınlanması

Buna göre, Röntgen tüpünde X-ışını elde edilme sürecinin fiziksel olarak gerçekleşme sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; flamanın ısıtılıp elektron salması, bu elektronların yüksek gerilim altında hızlandırılması, anot hedefine çarptırılması ve yavaşlayarak ivmeli hareket yapması sonucu X-ışını fotonlarının oluşması şeklindedir.
X-ışınlarının Coolidge tüpünde üretilmesi sürecinde sırasıyla; katot flamanın akımla ısıtılıp elektron salması (termoyonik emisyon), bu elektronların yüksek gerilim altında hızlandırılması, anot hedefine çarptırılması ve yavaşlayarak ivmeli hareket yapması sonucu X-ışını fotonlarının oluşması gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Katot flamanından serbest elektronların elde edilmesi
Düşük gerilim altında flamanın ısınması ve termoyonik emisyon ile serbest elektron bulutunun oluşması sağlanır.
Hızlandırılacak elektronların öncelikle serbest duruma getirilmesi gerekir.
2
Serbest elektronların hızlandırılması
Anot ve katot arasına uygulanan kilovolt (kV) düzeyindeki yüksek gerilimle elektronlar anoda doğru ivmelenir ve yüksek kinetik enerji kazanır.
Elektronların hedef metale çarptığında X-ışını üretebilecek yeterli kinetik enerjiye ulaşması hedeflenir.
3
Hızlanan elektronların anot metaline çarptırılması
Elektronlar tungsten gibi yüksek erime noktasına sahip hedef metal anot yüzeyine çarpar.
Kinetik enerjinin elektromanyetik radyasyona dönüşmesi için elektronların hedef atomlarla etkileşime girmesi gerekir.
4
X-ışını fotonlarının yayınlanması
Elektronların çekirdek alanında yavaşlamasıyla Bremsstrahlung (yavaşlama) fotonları, ya da atomların iç kabuk elektronlarını uyarması sonucu karakteristik X-ışınları yayınlanır.
Bu ivmeli hareketler ve enerji geçişleri neticesinde arzu edilen tıbbi görüntüleme amaçlı X-ışınları elde edilir.

Anahtar Kavram

Coolidge tüpünde X-ışınlarının üretim mekanizması ve fiziksel aşamaları
Soru 13Soru

Hastanelerin farklı bölümlerinde teşhis amacıyla kullanılan görüntüleme teknolojilerinin çalışma prensipleri birbirinden farklıdır. Aşağıdaki tabloda Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) cihazlarının bazı temel özellikleri karşılaştırılmıştır:

Görüntüleme CihazıKullanılan Temel Fiziksel Etkileşim / IşımaVücuda Radyoaktif Madde Verilmesi
Manyetik Rezonans (MR)G��çlü manyetik alan altında radyo dalgaları ile rezonansGerekmez
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET)Pozitron-elektron yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınlarıGerekir

Buna göre, bu görüntüleme cihazlarının çalışma ilkeleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PET cihazında görüntü elde etmek için vücuda enjekte edilen radyoaktif maddeden salınan pozitronların, dokulardaki elektronlarla yok olma tepkimesi yapması sonucu oluşan gama ışınları dedekte edilir.

Cevap

PET cihazında görüntü elde etmek için vücuda enjekte edilen radyoaktif maddeden salınan pozitronların, dokulardaki elektronlarla yok olma tepkimesi yapması sonucu oluşan gama ışınları dedekte edilir.
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) yönteminde, vücuda enjekte edilen radyoaktif ajanın saldığı pozitronların vücuttaki elektronlarla yok olma tepkimesine girmesi ve bu esnada yayınlanan zıt yönlü gama ışınlarının dedektörler vasıtasıyla algılanması temel görüntüleme mekanizmasıdır. Bu nedenle pozitronların elektronlarla yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınlarının dedekte edildiğini ifade eden açıklama doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının çalışma ilkesini analiz etme
MR cihazı, güçlü bir dış manyetik alan uygulayarak vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin (protonların) radyo dalgaları yardımıyla rezonansa girmesini sağlar. Bu süreçte iyonlaştırıcı radyasyon (X-ışını veya gama) kesinlikle kullanılmaz.
MR cihazında X-ışını veya radyoaktif madde kullanıldığına dair yanlış algıları ve çeldiricileri elemek için.
2
PET cihazının çalışma ilkesini analiz etme
PET cihazında hastaya pozitron (e+e^+) saçan radyoaktif bir ilaç verilir. Salınan pozitronlar vücuttaki elektronlarla (ee^-) bir araya gelerek birbirini yok eder ve zıt yönlü iki gama fotonu yayınlanır. Dedektörler bu gama ışınlarını tespit ederek görüntüyü oluşturur.
PET cihazının yok olma tepkimesi ve gama dedeksiyonu esasına dayandığını netleştirmek için.
3
Kullanılan dalga türlerinin boşluktaki hızlarını karşılaştırma
Hem radyo dalgaları hem de gama ışınları elektromanyetik dalgadır. Tüm elektromanyetik dalgalar boşlukta aynı hızla (c=3×108 m/sc = 3 \times 10^8 \text{ m/s}) yayılır. Dolayısıyla hızlarının farklı olduğu yönündeki ifadeler yanlıştır.
Elektromanyetik spektrumdaki farklı dalgaların boşluk hızlarının eşit olduğu gerçeğini kullanarak ilgili çeldiriciyi elemek için.

Anahtar Kavram

Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) çalışma ilkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

Modern tıpta kullanılan görüntüleme teknolojileri ile ilgili fizik dersinde yapılan bir tartışmada öğrenciler şu yorumları yapmıştır:

* Can: MR cihazı, vücuda gönderilen yüksek frekanslı radyo dalgaları ile güçlü manyetik alanın etkileşimi sonucu hidrojen atomlarının çekirdek spinlerindeki değişimleri ölçerek görüntü oluşturur ve iyonlaştırıcı radyasyon içermez.
* Elif: PET cihazı, hastaya enjekte edilen radyoaktif bir ajanın saldığı pozitronların hücrelerdeki elektronlarla yok olma tepkimesi yapması sonucu ortaya çıkan gama ışınlarını dedekte ederek çalışır.

Buna göre, öğrencilerin yorumları ve bu görüntüleme cihazlarının çalışma ilkeleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki öğrencinin yorumu da doğrudur; MR radyo dalgaları ve manyetik alanla çalışarak iyonlaştırıcı radyasyon riski taşımazken, PET pozitron-elektron yok olma tepkimesini temel al��r.

Cevap

Her iki öğrencinin yorumu da doğrudur; MR radyo dalgaları ve manyetik alanla çal��şarak iyonlaştırıcı radyasyon riski taşımazken, PET pozitron-elektron yok olma tepkimesini temel alır.
Her iki öğrencinin yorumu da doğrudur seçeneği doğrudur çünkü MR cihazında güçlü manyetik alan ve radyo dalgaları kullanılarak hidrojen protonlarının spin durumu incelenir ve iyonlaştırıcı radyasyon kullanılmaz. PET cihazında ise pozitron emisyonu yapan radyoaktif çekirdeklerin saldığı pozitronların vücuttaki elektronlarla yok olma tepkimesi sonucu ortaya çıkardığı gama ışınları algılanır.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının fiziksel prensibini analiz etmek
MR (Manyetik Rezonans) cihazı, güçlü bir manyetik alan içine alınan vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin (protonların) spin yönelimlerini radyo dalgaları kullanarak değiştirir ve bu protonların denge konumuna dönerken yaydığı sinyalleri algılar. Radyo dalgaları iyonlaştırıcı olmayan radyasyon sınıfındadır. Can'ın ifadesi doğrudur.
MR cihazının elektromanyetik dalga türünü ve iyonlaştırıcı radyasyon içerip içermediğini belirlemek.
2
PET cihazının fiziksel prensibini analiz etmek
PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) cihazı, vücuda verilen radyoaktif maddeden yayılan pozitronların (β+\beta^+) dokudaki elektronlarla (ee^-) yok olma tepkimesi (annihilation) yapması ve bunun sonucunda zıt yönlerde yayılan gama fotonlarının dedektörler tarafından algılanması esasına dayanır. Elif'in ifadesi doğrudur.
PET cihazındaki parçacık etkileşimini ve dedekte edilen ışın türünü belirlemek.
3
Öğrenci yorumlarını birleştirerek doğru cevabı bulmak
Can ve Elif'in her iki açıklaması da fiziksel olarak tam ve doğrudur.
Doğru seçeneği işaretlemek.

Anahtar Kavram

MR ve PET görüntüleme cihazlarının fiziksel çalışma ilkeleri ve radyasyon güvenlik farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Modern teknolojide malzemelerin nanometre (1 nm100 nm1\text{ nm} - 100\text{ nm}) boyutlarındaki fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini inceleyen ve bu boyutlarda yeni işlevsel yapılar geliştirmeyi amaçlayan nanoteknoloji; atomik düzeyde kontrol sağlayarak malzemelere makroskobik boyutlarından çok daha farklı özellikler kazandırır. Bu değişimlerin temelinde, nano boyuta inildikçe kuantum hapsi (kısıtlaması) etkilerinin baskın hale gelmesi ve malzemenin yüzey alanı/hacim oranının değişmesi yer alır.

Buna göre nanomalzemeler ve bu malzemelerin uygulama alanları ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nanometre boyutlarında yüzey alanı/hacim oranının aşırı derecede artması, malzemenin yüzey özelliklerini ve etkileşimlerini değiştirerek lotus çiçeği yaprağının nanoskobik pürüzlü yapısında olduğu gibi kendi kendini temizleyen yüzeylerin geliştirilmesine olanak tanır.

Cevap

Nanometre boyutlarında yüzey alanı/hacim oranının aşırı derecede artması, malzemenin yüzey özelliklerini ve etkileşimlerini değiştirerek lotus çiçeği yaprağının nanoskobik pürüzlü yapısında olduğu gibi kendi kendini temizleyen yüzeylerin geliştirilmesine olanak tanır.
Nanoboyuta (1100 nm1-100\text{ nm}) inildiğinde malzemelerin yüzey alanı/hacim oranı (A/VA/V) katlanarak artar. Bu durum malzemenin yüzey enerjisini, ıslanabilirliğini ve kimyasal etkileşim gücünü değiştirir. Doğadaki lotus çiçeği yaprağının mikroskobik ve nanoskobik pürüzlü yapısı, suyun yüzeye yapışmasını engelleyerek kirlerin su damlalarıyla taşınmasını sağlar. Nanoteknolojide bu ilkeden yararlanılarak kendi kendini temizleyen boyalar, camlar ve tekstil ürünleri geliştirilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Nanoboyuttaki yüzey alanı/hacim oranı değişimini analiz etme.
Malzeme boyutu nanometre (1 nm100 nm1\text{ nm} - 100\text{ nm}) ölçeğine indirgendiğinde, malzemenin toplam hacmine oranla dış yüzey alanı dramatik bir biçimde artar. Bu durum, yüzeydeki atomların toplam atom sayısına oranını artırarak malzemenin yüzey enerjisini ve kimyasal reaktivitesini doğrudan etkiler.
Nanoteknolojinin temel fiziksel prensibini ve yüzey etkilerini belirlemek.
2
Doğal yapılardan esinlenen (biyotaklit) nanoteknolojik uygulamalarla olan ilişkisini kurma.
Lotus yaprağının yüzeyindeki nanoskobik balmumu pürüzler, yüksek yüzey alanı/hacim oranı ve düşük yüzey enerjisi sayesinde suyun yüzeye yayılmadan damla halinde kalmasını (süperhidrofobiklik) sağlar. Bu sayede yuvarlanan su damlaları kirleri toplayarak temizlik sağlar. Nanomalzemelerin yüzey alanı/hacim oranının ayarlanmasıyla kendi kendini temizleyen yüzeylerin üretimi bu temele dayanır.
Uygulama alanının fiziksel mekanizmasını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Nanoboyutta yüzey alanı/hacim oranının artmasının malzemelerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine (yüzey enerjisi, ıslanabilirlik, reaktivite, lotus etkisi vb.) etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Bir hastanede tıbbi görüntüleme ünitesinde çalışan bir mühendis, klasik röntgen cihazı ile bilgisayarlı tomografi (BT) cihazının ��alışma prensiplerini ve fiziksel temellerini karşılaştırmaktadır.

Buna göre;

I. Röntgen tüpünde katot flamanının ısıtılmasıyla salınan elektronların yüksek gerilim (VV) altında hızlandırılıp anot hedef metale çarptırılması sırasında yaşanan ani yavaşlama sonucunda sürekli spektrumlu X-ışınları (frenleme radyasyonu) elde edilir.

II. Klasik röntgende vücuttan geçen X-ışınları tek bir doğrultuda dedektöre düşürülerek iki boyutlu (2D) bir gölge görüntüsü oluşturulurken, BT cihazında hastanın ��evresinde dönen bir kaynak ve dedektör sistemiyle elde edilen çok sayıda kesitsel veri bilgisayar yazılımı yardımıyla üç boyutlu (3D) görüntüye dönüştürülür.

III. Bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı, klasik röntgen cihazından farklı olarak X-ışınları yerine iyonlaştırıcı etkisi olmayan radyo dalgaları ve güçlü manyetik alanlar kullanarak görüntüleme gerçekleştirir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Röntgen tüpünde elektronların ivmeli hareketiyle X-ışınlarının üretilmesi ve klasik röntgen (2D gölge) ile bilgisayarlı tomografi (BT) (dönen sistem, 3D bilgisayarlı kesit) arasındaki farkları belirten birinci ve ikinci ifadeler doğrudur.
Doğru seçenekte belirtilen birinci ifade, X-ışını tüpündeki bremsstrahlung üretimi mekanizmasını tam olarak tanımlar. İkinci ifade ise röntgenin iki boyutlu statik izdüşüm yöntemi ile bilgisayarlı tomografinin bilgisayar destekli dönen kesit tabanlı üç boyutlu görüntüleme yöntemi arasındaki yapısal farkı doğru açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Röntgen tüpünün çalışma prensibini analiz etmek.
Katot flamanı ısıtıldığında termoelektrik emisyonla elektronlar salınır. Bu elektronlar çok yüksek bir potansiyel farkı (gerilim) altında anoda doğru hızlandırılır. Hedef metal anoda çarpan yüksek enerjili elektronlar metal atomlarının çekirdekleriyle etkileşime girerek aniden yavaşlar. Bu ivmeli hareket sonucunda sürekli spektrumlu frenleme (bremsstrahlung) X-ışınları yayılır. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
X-ışınlarının üretimindeki fiziksel mekanizmayı doğrulamak için.
2
Klasik röntgen ile Bilgisayarlı Tomografi (BT) arasındaki görüntüleme farklarını karşılaştırmak.
Klasik röntgende X-ışını tek bir doğrultuda gönderilir ve dokuların yoğunluğuna göre soğurulan ışınların arkadaki film veya dedektörde oluşturduğu 2D gölge (izdüşüm) görüntüsü elde edilir. BT cihazında ise X-ışını kaynağı ve dedektör hastanın etrafında 360 derece dönerek çok sayıda farklı açıdan kesitsel (slice) veriler toplar. Bu veriler bilgisayar yazılımları (rekonstrüksiyon algoritmaları) ile işlenerek 3D görüntü oluşturulur. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Cihazların geometrik ve yazılımsal görüntüleme farklarını belirlemek için.
3
BT ile MR cihazlarının fiziksel prensiplerini karşılaştırmak.
Radyo dalgaları ve güçlü sabit manyetik alanlar kullanılarak iyonlaştırıcı radyasyon riski olmadan görüntüleme yapan cihaz Manyetik Rezonans (MR) cihazıdır. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ise röntgen gibi X-ışını (elektromanyetik radyasyon) kullanır ve iyonlaştırıcı radyasyon içerir. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
BT'de kullanılan dalga/radyasyon türünü belirlemek ve MR cihazı ile olan kavram kargaşasını gidermek için.

Anahtar Kavram

Röntgen ve bilgisayarlı tomografi cihazlarının X-ışını üretme prensipleri ile görüntü oluşturma yöntemlerinin fiziksel farkları.
Soru 17Soru

Modern tıpta hastalıkların teşhis edilmesinde Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) gibi ileri görüntüleme teknolojilerinden yararlanılmaktadır.

Bu cihazların çalışma mekanizmaları ve güvenlik özellikleri ile ilgili,

I. MR cihazında, güçlü bir dış manyetik alan yardımıyla vücuttaki hidrojen çekirdekleri (protonlar) belirli bir doğrultuda hizalanır ve gönderilen radyo dalgaları ile bu çekirdeklerin rezonansa girmesi sağlanarak görüntü elde edilir.
II. PET cihazında, hastaya enjekte edilen radyoaktif çekirdeklerin saldığı pozitronların vücuttaki elektronlarla yok olma tepkimesi yapması sonucu oluşan zıt yönlü çift gama ışınları saptanarak görüntüleme gerçekleştirilir.
III. Her iki cihazın da görüntüleme s��recinde yüksek enerjili ve iyonlaştırıcı X ya da gama ışınları kullanıldığı için hastaların radyasyon güvenliği açısından benzer risk profilleri bulunur.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadeleri doğrudur. MR cihazı radyo dalgaları ve manyetik alan kullanarak çalışır, iyonlaştırıcı radyasyon içermez. PET cihazı ise pozitron emisyonu ve yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınlarını algılayarak çalışır, iyonlaştırıcı radyasyon içerir.
MR cihazı güçlü manyetik alan altında radyo dalgaları kullanarak hidrojen çekirdeklerini uyarır ve rezonans sağlar. PET cihazı ise radyoaktif maddelerin saldığı pozitronların elektronlarla yok olma tepkimesi sonucu ürettiği zıt yönlü çift gama ışınlarını dedekte ederek görüntü oluşturur. Bu iki ifade fiziksel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının temel fiziksel prensibinin analiz edilmesi.
MR, güçlü manyetik alanlar ve radyo dalgaları ile vücuttaki hidrojen çekirdeklerinin (protonların) rezonansını kullanarak çalışır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
MR cihazının çalışmasında radyo dalgaları ve güçlü manyetik alanların rolünü belirlemek için.
2
PET cihazının temel fiziksel prensibinin analiz edilmesi.
PET cihazında radyoaktif çekirdeklerin yaydığı pozitronlar ile dokulardaki elektronların yok olma tepkimesi sonucu oluşan zıt yönlü gama ışınları dedekte edilir. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
PET cihazının pozitron emisyonu ve yok olma tepkimesine dayalı çalışma ilkesini belirlemek için.
3
Radyasyon güvenliği yönünden karşılaştırma yapılması.
MR cihazında kullanılan radyo dalgaları iyonlaştırıcı olmayan radyasyondur ve sağlığa X-ışını veya gama ışını düzeyinde bir iyonlaştırıcı zararı yoktur. PET cihazı ise gama ışınlarını (iyonlaştırıcı radyasyon) kullanır. Bu nedenle üçüncü öncül yanlıştır.
Her iki cihazın radyasyon risk düzeylerini ve iyonlaştırıcı radyasyon içerip içermediklerini değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) cihazlarının çalışma prensipleri ile iyonlaştırıcı/iyonlaştırıcı olmayan radyasyon özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

Yarı iletken malzemelerin birleştirilmesiyle elde edilen p-n ekleminin kutupsuz (herhangi bir dış gerilim uygulanmamış) durumundaki yapısı şematik olarak gösterilmiştir.

Buna göre p-n eklemi ve sınırda oluşan arındırılmış (geçiş) bölge ile ilgili,

I. N bölgesinden p bölgesine difüzyonla geçen serbest elektronların sınır yakınındaki deşiklerle birleşmesi (rekombinasyon) sonucu arındırılmış bölge oluşur.
II. Arındırılmış bölgede oluşan iç elektrik alanın yönü, n bölgesinden p bölgesine doğrudur.
III. P-N eklemine doğru (ileri) yönlü bir dış gerilim uygulandığında arındırılmış bölgenin genişliği artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci ifadeler doğru, üçüncü ifade ise yanlıştır. N bölgesinden p bölgesine doğru oluşan iç elektrik alan yönü n'den p'ye doğrudur ve doğru kutuplamada arındırılmış bölge genişliği azalır.
N bölgesinden p bölgesine difüzyonla geçen serbest elektronlar, sınır bölgesindeki deşiklerle birleşerek nötrleşir. Bu sınırın n tarafında pozitif yüklü iyonlar, p tarafında ise negatif yüklü iyonlar kalır ve serbest yük taşıyıcısı içermeyen arındırılmış bölge oluşur. Bu bölgedeki iç elektrik alan, pozitif iyonların bulunduğu n bölgesinden negatif iyonların bulunduğu p bölgesine doğrudur. P-N eklemi doğru kutuplandığında (p ucuna pilin artı, n ucuna eksi kutbu bağlandığında) ise arındırılmış bölgenin genişliği artmaz, tam aksine azalarak akım geçişini kolaylaştırır. Dolayısıyla birinci ve ikinci ifadeler doğru iken üçüncü ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Arındırılmış bölgenin oluşum mekanizmasını analiz etmek.
N bölgesindeki serbest elektronların p bölgesine difüzyonu ve eklem sınırındaki deşiklerle birleşmesi sonucunda sınırda serbest taşıyıcı içermeyen arındırılmış bölgenin oluştuğu belirlenir. Bu durumda birinci ifade doğrudur.
P-N eklemi ilk kurulduğunda yük taşıyıcılarının konsantrasyon farkından dolayı difüzyon gerçekleşir.
2
Arındırılmış bölgedeki iç elektrik alanın yönünü belirlemek.
N tarafında kalan pozitif donör iyonlarından p tarafında kalan negatif akseptör iyonlarına doğru (n bölgesinden p bölgesine doğru) bir iç elektrik alan oluştuğu görülür. Bu durumda ikinci ifade doğrudur.
Elektrik alan çizgileri pozitif yüklerden çıkıp negatif yüklere yöneleceği için yönü n bölgesinden p bölgesine doğrudur.
3
Doğru kutuplama (ileri besleme) durumunda arındırılmış bölge genişliğinin nasıl değiştiğini belirlemek.
Doğru kutuplamada uygulanan dış elektrik alan iç elektrik alana zıt yönde olduğundan arındırılmış bölgenin daraldığı (genişliğinin azaldığı) tespit edilir. Bu durumda üçüncü ifade yanlıştır.
Doğru kutuplama, p-n ekleminden akım geçmesini kolaylaştırır; bu da ancak geçiş bölgesindeki potansiyel engelin (arındırılmış bölgenin) küçülmesiyle mümkündür.

Anahtar Kavram

P-N ekleminin yapısı, arındırılmış bölgenin oluşumu ve kutuplanma davranışları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

Günlük hayatta ve teknolojide geniş kullanım alanına sahip olan ultrason ve radar cihazları ile ilgili;

I. Ultrason cihazlarında piezoelektrik kristallerin titreştirilmesiyle üretilen yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar kullanılır.
II. Radar cihazlarında hareketli bir hedefin hızını belirlemek için, hedeften yansıyan dalgaların Doppler etkisi nedeniyle yayılma hızının değişmesi prensibinden yararlanılır.
III. Her iki cihazda da gönderilen dalgaların engellerden veya farklı ortamlardan yansıması (eko) prensibi kullanılarak hedef tespiti yapılır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız III

Cevap

Her iki cihazda da gönderilen dalgaların engellerden veya farklı ortamlardan yansıması (eko) prensibi kullanılarak hedef tespiti yapılması doğrudur.
Yalnızca üçüncü ifadenin doğru olması nedeniyle doğru yanıt sadece bu ifadenin bulunduğu seçenektir. Her iki cihaz da dalgaların engellerden geri yansıması (eko) prensibini kullanarak uzaklık ve konum tespiti gerçekleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Ultrason cihazının çalışma prensibini analiz etme
Ultrason cihazları, piezoelektrik etkiyle üretilen yüksek frekanslı ses (mekanik) dalgaları ile çalışır. Ses dalgaları boşlukta yayılamayan mekanik dalgalardır. Bu nedenle birinci ifadede geçen elektromanyetik dalga tanımı yanlıştır.
Ultrason cihazının kullandığı dalga türünün belirlenmesi.
2
Radar cihazındaki Doppler etkisini analiz etme
Radar cihazı hedefe radyo veya mikrodalga gibi elektromanyetik dalgalar gönderir. Hareketli hedeften yansıyan dalgaların frekansı Doppler etkisi nedeniyle değişir. Dalgaların yayılma hızı ise sadece yayıldıkları ortama bağlı olup sabit kalır, Doppler etkisiyle hızı değişmez. Dolayısıyla ikinci ifade yanlıştır.
Doppler etkisinin dalga yayılma hızı üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi.
3
Yansıma (eko) prensibini değerlendirme
Hem ultrason cihazı doku sınırlarından geri yansıyan ses dalgalarını algılayarak görüntü oluşturur hem de radar cihazı engellerden yansıyan elektromanyetik dalgaları toplayarak hedef tespiti yapar. Her ikisi de yansıma prensibine dayanır. Bu yüzden üçüncü ifade doğrudur.
Her iki cihazın ortak çalışma ilkesinin doğrulanması.

Anahtar Kavram

Ultrason ve radar cihazlarının dalga türleri, yansıma ve Doppler prensiplerine göre karşılaştırılması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Bir transistörün aktif bölgede bir yükselte�� (amplifikatör) olarak çalışabilmesi için emiter-baz ekleminin doğru (ileri) kutuplanması, kollektör-baz ekleminin ise ters kutuplanması gerekir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Transistörün yükselteç olarak çalışabilmesi için emiter-baz ekleminin doğru, kollektör-baz ekleminin ise ters kutuplanması gerekir.
Transistörün yükselteç (aktif) modda çalışması için emiterden baza yük taşıyıcı geçişini başlatmak amacıyla emiter-baz eklemi ileri yönde kutuplanır. Baza geçen bu taşıyıcıların kollektör tarafından çekilerek akım kazancı oluşturulabilmesi için ise kollektör-baz eklemi ters yönde kutuplanmalıdır. Bu durum yükselteç olarak çalışmanın temel koşuludur.

Adım Adım Çözüm

1
Transistörün yapısını ve uçlarını belirlemek.
Transistör emiter (yayıcı), baz (taban) ve kollektör (toplayıcı) olmak üzere üç katmandan oluşur. Bu katmanlar arasında iki adet p-n eklemi bulunur.
Kutuplama işleminin hangi eklemler arasında yapılacağını belirlemek için yapısal analiz gereklidir.
2
Yükselteç (aktif bölge) çalışmasının fiziksel prensibini incelemek.
Emiterden yola çıkan yük taşıyıcılarının baza geçebilmesi için emiter-baz ekleminin ileri yönlü (doğru) kutuplanması gerekir. Baza ulaşan bu taşıyıcıların bazda birikmeden kollektör tarafından çekilip devre akımını oluşturması için ise kollektör-baz ekleminin ters kutuplanması şarttır.
Transistörün sinyal yükseltme işlevini gerçekleştirebilmesi için elektron veya boşluk akışının bu şekilde yönlendirilmesi gerekir.
3
Kutuplama koşullarının doğruluğunu onaylamak.
İfadede belirtilen emiter-baz ekleminin doğru, kollektör-baz ekleminin ters kutuplanması koşulu aktif bölgede çalışmayı tanımlar. Bu da yükselteç görevi için doğrudur.
Teorik bilgi ile önerme karşılaştırılarak ifadenin doğruluğuna karar verilir.

Anahtar Kavram

Transistörün aktif bölgede kutuplanma şartları
Sayfa 1 / 2Sonraki