Gecenin lacivert hırkasını omuzlarına kuşanan bu kadim şehir, sessiz ve kimsesiz bir feryadın koynunda, uykunun derin dehlizlerine doğru adeta ağır ağır sürükleniyordu. Sokak lambalarının titrek ve solgun ışıkları, ıslak kaldırımlarda can çekişen karaltıların üzerine adeta hüzünlü bir sonbahar tülü gibi serilmişti. Zaman, hırçın rüzgârların kanatlarında usulca eriyen bir balmumu misali akıp giderken benliğim, bu kozmik yalnızlığın dipsiz kuyusunda yavaş yavaş kaybolduğunu hissediyordu.
Bu parça, anlatım ilkeleri bakımından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
- AGereksiz sözcüklere ve eş anlamlı ifadelere yer verildiği için duruluk ilkesine aykırı düşüldüğü
- BÇift anlamlılık barındıran ifadelere yer verilerek açıklık ilkesinin zedelendiği
- Süslü, sanatlı ve mecazlı bir söyleyişe ağırlık verildiği için yalınlık ilkesine uyulmadığıCevap
- DSöyleyişi güç ve yabancı kökenli ses kümelerine yer verilerek akıcılık ilkesinin bozulduğu
- EDüşüncelerin en az sözcükle derinlemesine aktarılamayıp özlülük ilkesinden uzaklaşıldığı
Cevap
Süslü, sanatlı ve mecazlı bir söyleyişe ağırlık verildiği için yalınlık ilkesine uyulmadığı
Parçada 'gecenin lacivert hırkasını omuzlarına kuşanan şehir', 'uykunun derin dehlizleri', 'hüzünlü bir sonbahar tülü' ve 'balmumu misali eriyen zaman' gibi yoğun mecazlar, benzetmeler ve kişileştirmeler kullanılmıştır. Anlatımda süs, sanat ve mecazdan kaçınarak sade bir dille yazmak yalınlık ilkesinin gereğidir. Bu yoğun edebî sanatlar ve imgeler, metinde yalınlık ilkesine uyulmadığını göstermektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri (Yalınlık)