Kur’an-ı Kerim’de inanıp yararlı işler yapanlar (iman edip salih amel işleyenler) müjdelenirken eylemin biçimsel yönünden ziyade arkasındaki niyet ve bilinç vurgulanır. Kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinci ve O’na duyduğu saygı (takva), amelini 'salih' kılan en temel unsurdur. Takva olmaksızın yapılan dışsal eylemler ruhsuz birer kalıp olmaktan öteye geçemezken; eyleme dökülmeyen bir takva iddiası da pratik bir karşılık bulamaz.
Buna göre, iman, salih amel ve takva arasındaki ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- İman kalbi kabulü, salih amel bu kabulün eyleme dönüşmesini, takva ise bu eylemlerin ilahi rızaya uygun niyet ve bilinçle hayat bulmasını sağlar.Cevap
- BTakva, insanın tamamen iç dünyasında kalan soyut bir yönelim olduğundan, bireyin salih amel gibi dışsal ve somut davranışlar sergilemesini zorunlu kılmaz.
- CSalih amellerin dini açıdan geçerliliği sadece topluma sağladığı maddi faydaya bağlıdır; bu nedenle eylemi gerçekleştiren kişinin takva düzeyinin bu amellere etkisi yoktur.
- Dİmanını dil ile ikrar eden her bireyin yaptığı tüm güzel davranışlar, ibadet ilkelerindeki ihlas ve niyet şartına bakılmaksızın doğrudan salih amel kabul edilir.
- Eİman ile salih amel arasındaki ilişki sadece kalbi tasdikten ibaret olup, dil ile ikrar edilmeyen eylemler takva sınırları dışında kalır.
Cevap
İman kalbi kabulü, salih amel bu kabulün eyleme dönüşmesini, takva ise bu eylemlerin ilahi rızaya uygun niyet ve bilinçle hayat bulmasını sağlar.
Doğru yargı, iman, salih amel ve takva kavramlarının işlevsel tanımlarını ve aralarındaki bütüncül ilişkiyi tam olarak yansıtmaktadır. İman içsel kabulü, salih amel bu kabulün eyleme yansımasını, takva ise bu eylemlerin arkasındaki samimi niyet ve Allah rızası bilincini temsil eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İman, Salih Amel ve Takva İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s