(I) Marcel Proust’un *Kayıp Zamanın İzinde* adlı anıtsal yapıtında, çaya batırılan bir madlen kekinin kokusu ve tadıyla tetiklenen o meşhur geçmişe dönüş anı, edebiyat tarihine "istem dışı bellek" kavramının en estetik tasviri olarak geçmiştir. (II) Yazar; bilinçli bir geri çağırma çabasıyla ulaşılamayan geçmiş yaşantıların, duyusal uyarıcılar aracılığıyla zihnin derinliklerinden aniden ve tüm canlılığıyla nasıl sıyrıldığını bu sahne üzerinden inceler. (III) Anlatı sanatında hafızanın kapılarını aralayan bu duyusal tetikleyiciler, kronolojik zaman algısını kırarak karakterlerin şimdiki zamanı ile geçmişi arasında estetik köprüler kurar. (IV) Koku duyusunun bellek üzerindeki bu ayrıcalıklı konumu, insan beyninde koku soğanının doğrudan limbik sistemle, yani duyguların ve hafızanın yönetildiği merkezle temas halinde olmasından kaynaklanır. (V) Diğer duyusal uyarılar talamus süzgecinden geçip işlendikten sonra ilgili merkezlere ulaşırken koku sinyallerinin bu filtrelemeye u��ramadan doğrudan amigdalaya iletilmesi, kokuların neden anında güçlü duygusal tepkiler yarattığını açıklar. (VI) Nitekim nörobilimsel çalışmalar da koku duyusu ile şekillenen anıların, görsel ya da işitsel olanlara kıyasla çok daha uzun süre bellekte korunduğunu doğrulamaktadır.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- AII
- BIII
- IVCevap
- DV
- EVI