İslam dininde mükelleflerin yapıp etmeleriyle ilgili hükümler (ef'âl-i mükellefîn), gerek yükümlülüğün derecesi gerekse dayandığı delilin kesinliği bakımından birbirinden farklı sınıflara ayrılmıştır. Bu ayrımın doğru analiz edilmesi, dinî yükümlülüklerin bireysel ve toplumsal hayattaki karşılıklar��nı kavramak açısından önem taşır.
Buna göre, sol sütunda verilen ef'âl-i mükellefîn kavramlarını sağ sütunda yer alan açıklamalarla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.
- Farz-ı KifâyeToplumun ortak sorumluluğunda olan, bir grup Müslüman tarafından yerine getirildiğinde diğer bireylerin üzerinden dinî yükümlülüğün düştüğü kolektif ibadet veya sosyal vazifeler.
- VâcipKesinlik derecesi farz kadar olmamakla birlikte zannî delillere dayanan, yapılması mükelleften bağlayıcı tarzda istenen ve terk edilmesi sorumluluk doğuran dinî yükümlülük.
- Sünnet-i Gayr-i MüekkedHz. Peygamber'in ibadet kastıyla ara sıra yerine getirdiği, terk edilmesinde herhangi bir kınama veya azarlama bulunmayan ve Müslümanların ahlakî olgunluğuna katkı sunan fiiller.
- Tenzîhen MekruhDinen kesin bir yasaklama olmaksızın, yapılmaması yapılmasından daha faziletli görülen ve terk edildiğinde cezaya sebep olmayan ahlakî ve edebî nitelikteki kaçınmalar.
Cevap
Farz-ı Kifâye ile 'Toplumun ortak sorumluluğunda olan...', Vâcip ile 'Kesinlik derecesi farz kadar olmamakla birlikte...', Sünnet-i Gayr-i Müekked ile 'Hz. Peygamber'in ibadet kastıyla ara sıra...', Tenzîhen Mekruh ile 'Dinen kesin bir yasaklama olmaksızın...' açıklamaları eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Farz-ı Kifâye kolektif sorumluluk içeren tanım olan 'Toplumun ortak sorumluluğunda olan...' ile; Vâcip, 'Kesinlik derecesi farz kadar olmamakla birlikte...' ifadesiyle; Sünnet-i Gayr-i Müekked, 'Hz. Peygamber'in ibadet kastıyla ara sıra...' ifadesiyle; Tenzîhen Mekruh ise 'Dinen kesin bir yasaklama olmaksızın...' ifadesiyle birebir eşleşir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ef'âl-i Mükellefîn hükümleri ve derecelendirmeleri