Soru

Zorluk: ZorFelsefe Teriminin Kökeni ve Anlamı

Felsefe terimi, etimolojik olarak 'philein' (sevmek, yönelmek) ve 'sophia' (bilgelik) kavramlarının bir araya gelmesiyle oluşur. Buradaki 'sevgi' (philia) sözcüğü, romantik bir duygu durumundan ziyade bir şeye duyulan yoğun ilgi, onu elde etme arzusu ve bu uğurda sarf edilen sürekli çabayı ifade eder. Dolayısıyla 'philosophia', bilgelik üzerinde tekel kurmak ya da ona sahip olduğunu iddia etmek yerine, bilgeliğe doğru kesintisiz bir yönelişi temsil eder.

Buna göre, felsefe teriminin kökenindeki bu anlamsal yapı dikkate alındığında, aşağıdaki durumlardan hangisi felsefi tavra en uygun örneği oluşturur?

  1. Bir düşünürün, ulaştığı kuramsal sonuçları nihai birer durak olarak görmeyip bu sonuçları yeni sorularla sürekli bir biçimde sorgulamaya ve aşmaya çalışması.Cevap
  2. B
    Doğa ve evren hakkında eksiksiz, tutarlı ve kesin bir bilgi birikimine sahip olan bir bilgenin, bu bilgileri topluma aktarmakla yetinmesi.
  3. C
    Bir filozofun, geçmişten devraldığı felsefi doktrinleri değişmez doğrular olarak görerek sorgulamadan kendi sisteminin temeli yapması.
  4. D
    Bir araştırmacının, felsefi sorgulamaları yalnızca günlük yaşamdaki pratik ve maddi sorunları çözerek fayda sağlamak amacıyla yürütmesi.
  5. E
    Kişinin, bilgelik kavramını her şeyi bilme durumu olarak tanımlayıp kendisini her konuda mutlak otorite olan bir bilge olarak konumlandırması.

Cevap

Bir düşünürün, ulaştığı kuramsal sonuçları nihai birer durak olarak görmeyip bu sonuçları yeni sorularla sürekli bir biçimde sorgulamaya ve aşmaya çalışması.
Felsefe kelimesinin kökenindeki yönelim kavramı, nihai bir bilgiye sahip olmak yerine bilgiyi kesintisiz bir arayışla talep etmeyi ifade eder. Bu doğrultuda, ulaşılan kuramsal sonuçları son nokta olarak görmeyip onları sürekli sorgulamak, felsefenin özündeki arama ruhuna en uygun davranış örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen etimolojik köken bilgisini analiz etmek.
Felsefe teriminin 'philein' (sevmek/yönelmek) ve 'sophia' (bilgelik) kelimelerinden türediği, buradaki sevginin bilgeliğe sahip olmak değil, ona kesintisiz yönelmek anlamına geldiği belirlenir.
Soru kökündeki temel iddiayı ve kavramsal çerçeveyi anlamak için.
2
Seçenekleri felsefi tavrın 'bilgiyi arama süreci' olma özelliği açısından değerlendirmek.
Ulaşılan kuramsal sonuçları nihai görmeyip sürekli sorgulamaya devam etme seçeneğinin, bilgeliğe sahip olmak yerine ona yönelme tavrıyla birebir örtüştüğü görülür.
Paragraftaki 'bilgeliğe doğru kesintisiz bir yöneliş' ifadesini en iyi örneklendiren durumu saptamak için.

Anahtar Kavram

Felsefe, bilgeliğe sahip olma iddiası değil, bilgiyi sürekli arama ve ona yönelme sürecidir.
Bu soruyu puanla