XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde yaşanan Celali İsyanları ve Yeniçeri ayaklanmaları devleti ciddi bir krizle karşı karşıya bırakmıştır. Bu dönemde padişahlar ve devlet adamları, bozulan düzeni yeniden sağlamak amacıyla ıslahat girişimlerinde bulunmuşlardır. Ancak bu ıslahatlar, sorunların kökenine inmek yerine geçici çözümler sunmuş, askeri güce dayalı baskı ve şiddet yöntemleriyle asayişi korumayı hedeflemiştir. Ayrıca yapılan yeniliklerde Kanun-ı Kadim'e yani devletin klasik dönemindeki parlak günlerine dönülmesi amaçlanmıştır.
Bu bilgilere göre, XVII. yüzyıl Osmanlı ıslahatları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine <u>ulaşılamaz</u>?
- ASorunların temel nedenlerini ortadan kaldırmaktan ziyade geçici çözümlere odaklanılmıştır.
- BToplumsal düzeni ve devlet otoritesini sağlamada baskı ve kuvvet kullanma yöntemine başvurulmuştur.
- CMevcut aksaklıkların giderilmesinde geçmişteki başarılı uygulamalar referans alınmıştır.
- Avrupa'daki askeri ve teknik gelişmeler örnek alınarak köklü kurumsal değişiklikler yapılmıştır.Cevap
- Eİsyanların ve düzensizliğin ortadan kaldırılması amacıyla ıslahat girişimlerinde bulunulmuştur.
Cevap
XVII. yüzyıl Osmanlı ıslahatlarında Avrupa etkisi bulunmamaktadır; Osmanlı Devleti bu dönemde kendisini Avrupa'dan üstün görmüş ve sorunların çözümünü geleneksel klasik düzene (Kanun-ı Kadim) dönmekte aramıştır. Batı tarzı ıslahatlar XVIII. yüzyılda başlamıştır.
Metinde ve tarihsel gerçeklikte XVII. yüzyıl Osmanlı ıslahatlarının en belirgin özelliği gelenekçi olması ve Batı (Avrupa) etkisinin bulunmamasıdir. Osmanlı bu dönemde Avrupa'yı örnek almamış, sorunların çözümünü geçmişteki klasik düzene (Kanun-ı Kadim) geri dönmekte aramıştır. Dolayısıyla Avrupa'daki askeri ve teknik gelişmelerin örnek alındığını savunan yargı yanlıştır ve ulaşılamaz olandır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
XVII. Yüzyıl Osmanlı Islahatlarının Genel Özellikleri ve Gelenekçi Yapısı
Tahmini Süre:2m 0s