(I) Bilgi üretimi ve aktarımı, tarih boyunca yalnızca zihinsel bir süreç olarak kalmamış; toplumsal güç dengelerinin ve hiyerarşilerin inşa edildiği temel mekanizmalardan biri olmuştur. (II) Bir konuşmacının aktardığı bilginin, sırf ait olduğu kimlik grubu nedeniyle dinleyici tarafından önyargıyla karşılanarak değersizleştirilmesi, bu mekanizmanın en görünür biçimidir. (III) Çağdaş felsefede "epistemik adaletsizlik" olarak nitelendirilen bu durum, dezavantajlı kesimlerin entelektüel alandan dışlanmasını beraberinde getirir. (IV) Bireyin hem kendini ifade etme hakkını hem de toplumsal bilgi havuzuna katkıda bulunma potansiyelini elinden alan bu olgu, adaletsizliğin yapısal bir boyut kazandığını gösterir. (V) Diğer taraftan, bilginin doğruluğunun ve güvenilirliğinin saptanması süreci, dijital ağların gündelik yaşamı kuşatmasıyla birlikte köklü bir değişim yaşamaktadır. (VI) Geleneksel doğrulama kanallarının yerini alan algoritmik filtreler, bilginin niteliğinden ziyade dolaşım hızını ve etkileşim oranını ön plana çıkarmaktadır. (VII) Bu yeni örüntü ise bireyleri sadece kendi doğrularını onaylayan yankı odalarına hapsederek toplumsal düzeyde bir dezenformasyon çağını beslemektedir.
Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Cevap: V / 5 / beşinci / V. / V. cümle / 5. cümle / beşinci cümle