XVIII. yüzyılda Pasarofça Antlaşması ile başlayan Lale Devri’nde, Paris’e gönderilen geçici elçi Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin sunduğu Sefaretname’deki gözlemler doğrultusunda; ilk sivil matbaanın kurulması, kütüphanelerin açılması, çini atölyelerinin açılması ve tulumbacılar ocağının oluşturulması gibi kültürel ve teknik adımlar atılmış, ancak askerî alanda reform yapılmasından kaçınılmıştır. Bu durum, yüzyılın ilerleyen dönemlerinde I. Mahmud ve III. Mustafa gibi padişahların askerî ağırlıklı Batılılaşma siyasetiyle belirgin bir tezat oluşturmuştur.
Buna göre, Lale Devri ve XVIII. yüzyıl Osmanlı ıslahat hareketleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ALale Devri'nde askerî yeniliklerin geri plana itilmesinde, Pasarofça sonrasında dış politikada ağırlık kazanan barışçı yönelim belirleyici olmuştur.
- BAvrupa'da elçiliklerin açılması, Osmanlı Devleti'nin XVI. ve XVII. yüzyıllardaki tek taraflı diplomasi anlayışından vazgeçerek Batı'nın üstünlüğünü kabul ettiğini gösterir.
- Lale Devri'nde gerçekleştirilen kültürel ve teknik yenilikler, XVII. yüzyıldaki gibi sorunların kaynağını geleneksel düzenden (Kanun-ı Kadim) sapmada arayan anlayışı temsil etmektedir.Cevap
- DYüzyılın genelinde askerî alana odaklanılmasına karşın Lale Devri'ndeki sivil ve kültürel ağırlıklı çabalar, XIX. yüzyıldaki gibi kapsamlı bir anayasal düzen veya yönetim biçimi değişikliği hedeflememiştir.
- EBatılılaşma çizgisinde yapılan yenilikler, saray ve çevresinin lüks yaşamıyla birleşmesi nedeniyle halkın geniş kesimleri tarafından sahiplenilememiş ve toplumsal tepkiyle kesintiye u��ramıştır.
Cevap
Lale Devri'nde gerçekleştirilen kültürel ve teknik yenilikler, XVII. yüzyıldaki gibi sorunların kaynağını geleneksel düzenden (Kanun-ı Kadim) sapmada arayan anlayışı temsil etmektedir.
Lale Devri'nde gerçekleştirilen yenilikler, Osmanlı Devleti'nin yönünü ilk kez Batı'ya döndüğü ve Batı tarzı teknik/kültürel unsurları (örneğin matbaa) ülkeye getirdiği bir dönemdir. Bu durum, sorunların kaynağını yükselme dönemindeki geleneksel düzenden sapmada gören ve çözümü eski düzene (Kanun-ı Kadim) dönmekte arayan XVII. yüzyıl ıslahat anlayışından tamamen farklıdır. Dolayısıyla bu yeniliklerin XVII. yüzyıldaki gibi gelenekselci anlayışı temsil ettiği söylenemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
18. Yüzyıl Islahatlarının Zihniyet Değişimi ve Batılılaşma
Tahmini Süre:2m 0s