Osmanlı Devleti'nin XVII. yüzyılda yürüttüğü diplomasi faaliyetleri incelendiğinde; 1606 Zitvatorok Antlaşması ile Avusturya karşısındaki diplomatik üstünlüğünü kaybederek hükümdarların eşitliği (mütekabiliyet) ilkesini kabul ettiği, 1672 Bucaş Antlaşması ile Batı'da en geniş sınırlarına ulaşmasına rağmen yeni toprak kazanma gücünün sınırlarına dayandığı ve 1699 Karlofça Antlaşması ile ilk kez büyük ölçekte toprak kaybederek savunmaya çekildiği görülmektedir. Bu tarihsel süreç ve antlaşmaların özellikleri dikkate alındığında, XVII. yüzyıl siyasi gelişmeleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- AAvrupa'daki askeri ve teknolojik üstünlüğün kabul edilerek Batı tarzı askeri ıslahatlara öncelik verildiği
- BUlus devlet çıkarlarını korumak amacıyla dış politikada tamamen seküler ve milliyetçi esasların benimsendiği
- Askeri ve diplomatik alanda güç dengelerinin Osmanlı Devleti aleyhine dönüştüğüCevap
- DKaybedilen toprakları geri almak amacıyla Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanılarak denge politikasının izlendiği
- EZitvatorok Antlaşması ile diplomatik üstünlüğün kaybedilmesinin Osmanlı Devleti'nin Batı'daki toprak kazanımlarını tamamen durdurduğu
Cevap
Askeri ve diplomatik alanda güç dengelerinin Osmanlı Devleti aleyhine dönüştüğü
Askeri ve diplomatik alanda güç dengelerinin Osmanlı Devleti aleyhine dönüştüğünü belirten seçenek doğrudur. Çünkü metinde sunulan Zitvatorok Antlaşması ile Avusturya karşısındaki diplomatik üstünlüğün son bulması (mütekabiliyet ilkesi), Bucaş Antlaşması ile fetihlerin doygunluk noktasına ulaşması ve Karlofça Antlaşması ile büyük miktarda toprak kaybedilerek savunmaya çekilinmesi durumları, Osmanlı Devleti'nin küresel güç dengesinde gerilediğini ve savunma pozisyonuna geçtiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
XVII. Yüzyıl Osmanlı Dış Politikasındaki Güç Kaybı ve Mütekabiliyet Esası